Ana içeriğe geç
Sözlük

hakk ile cümle

hakk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Tom müzik hakkında çok şey bilmiyor.Tom doesn't know much about music.
Tom komşuları hakkında çok şey bilmiyorTom doesn't know much about his neighbors.
Tom durum hakkında herhangi bir şey bilmiyor.Tom doesn't know anything about the situation.
Tom çocukları yetiştirme hakkında bir şey bilmiyor.Tom doesn't know anything about raising children.
Tom Avustralya hakkında bir şey bilmiyor.Tom doesn't know anything about Australia.
Tom yatırım hakkında bir şey bilmiyor.Tom doesn't know a thing about investing.
Tom balıkçılık hakkında bir şey bilmiyor.Tom doesn't know a thing about fishing.
Tom aşçılık hakkında bir şey bilmiyor.Tom doesn't know a thing about cooking.
Tom ne hakkında konuştuğunu bile bilmiyor.Tom doesn't even know what you are talking about.
Ne hakkında konuştuğunuzu Tom bile bilmiyor.Tom doesn't even know what you are talking about.
Diğer insanların onun hakkında ne söylediği Tom'un umrunda değil.Tom doesn't care what other people say about him.
Tom klasik müzik hakkında bir şey bilmiyor.Tom doesn't know anything about classical music.
Tom problemlerim hakkında bilmek istemiyordu.Tom didn't want to know about my problems.
Tom ne olduğu hakkında bir şey bilmiyordu.Tom didn't know anything about what was happening.
Tom aldığı cezayı hakketti.Tom deserved the punishment he got.
Tom bilgisayarlar hakkında öğrenebileceği her şeyi öğrenmeye karar verdi.Tom decided to learn all he could about computers.
Tom bilgisayarlar hakkında elinden gelen her şeyi öğrenmeye karar verdi.Tom decided to learn all he could about computers.
Tom olay hakkında Mary'ye bir şey söylememeye karar verdi.Tom decided that he wouldn't tell Mary anything about the incident.
Tom savaş hakkında konuşmamaya karar verdi.Tom decided not to talk about the war.
Tom başka bir şey hakkında düşünemedi.Tom couldn't think about anything else.
Tom sorun hakkında bir şey yapamadı.Tom couldn't do anything about the problem.
Tom onun hakkında bir şey yapamadı.Tom couldn't do anything about it.
Tom yeni ürün hakkında diğer fikirleri araştırmaya devam etti.Tom continued to explore other ideas about the new product.
Tom onun hakkında bir şey bilmediğini iddia ediyor.Tom claims that he knows nothing about that.
Tom kesinlikle ne hakkında konuştuğunu biliyormuş gibi konuşuyor.Tom certainly talks as if he knows what he's talking about.
Tom kesinlikle ne hakkında konuştuğunu biliyor gibi görünüyor.Tom certainly seems to know what he's talking about.
Tom kesinlikle fikirlerim hakkında ne düşündüğünü bana bildirdi.Tom certainly let me know what he thought of my ideas.
Tom kesinlikle bu konu hakkında benim bildiğimden daha fazla biliyor.Tom certainly knows more about this than I do.
Tom kesinlikle ağaçlar hakkında çok şey bilir.Tom certainly knows a lot about trees.
Tom kesinlikle Mary hakkında çok şey bilir.Tom certainly knows a lot about Mary.
Tom kesinlikle yemek yapma hakkında çok şey bilir.Tom certainly knows a lot about cooking.
Tom Boston hakkında kesinlikle çok şey biliyor.Tom certainly knows a lot about Boston.
Tom kesinlikle onun hakkında örnek bir sporsever.Tom certainly is a good sport about it.
Tom'un kesinlikle onun hakkında düşünecek çok zamanı vardı.Tom certainly had a lot of time to think about it.
Tom'un kesinlikle buradaki şeylerin nasıl işlediği hakkında bir ipucu yok.Tom certainly doesn't have any clue about how things work around here.
Tom Mary hakkında düşünmekten vazgeçemez.Tom can't stop thinking about Mary.
Tom onun hakkında bir şey yapamaz.Tom can't do anything about it.
Tom oğlunun eğitimi için nasıl ödeme yapacağı hakkında endişelenmeye başladı.Tom began to worry about how he was going to pay for his son's education.
Tom geçimini sağlamak için ne yaptığı hakkında konuşmaya başladı.Tom began talking about what he did for a living.
Tom Mary'ye John hakkında ne düşündüğünü sordu.Tom asked Mary what she thought of John.
Tom Mary'ye kravatı hakkında ne düşündüğünü sordu.Tom asked Mary what she thought of his tie.
Tom Mary'ye beş yaşındayken karıştığı trafik kazası hakkında soru sordu.Tom asked Mary about the traffic accident she was involved in when she was five years old.
Tom Mary'ye Avustralya'daki hayatı hakkında soru sordu.Tom asked Mary about her life in Australia.
Tom Mary'ye ailesi hakkında soru sordu.Tom asked Mary about her family.
Tom toplantı hakkında soru sordu.Tom asked about the meeting.
Tom ve Mary ne olduğu hakkında konuştu.Tom and Mary talked about what had happened.
Tom ve Mary aynı şeyler hakkında bile konuşuyorlar.Tom and Mary even talk about the same things.
Hem Tom hem de Mary onun hakkında aynı şeyi hissediyorlar.Tom and Mary both feel the same way about that.
Tom ve Mary olay hakkında hiç konuşmamakta hemfikir oldular.Tom and Mary agreed never to talk about the incident.
Tom neredeyse herhangi bir şey hakkında şikâyet etmez.Tom almost never complains about anything.
Tom'un motorsikletimi çalan kişi olduğu hakkında aklımda hiç şüphe yoktu.There was no doubt in my mind that Tom was the one who stole my motorcycle.
Tom'un cevabı bildiği hakkında aklımda hiç şüphe yoktu.There was no doubt in my mind that Tom knew the answer.
Tom'un seçimi kazanacağı hakkında aklımda hiç şüphe yok.There is no doubt in my mind that Tom will win the election.
Tom'un toplantıya gelmediği hakkında haklıymışım gibi görünüyor.It looks like I was right about Tom not showing up for the meeting.
Tom hakkında endişelenme. O kendine bakabilir.Don't worry about Tom. He can take care of himself.
Tom'un nerede olabileceği hakkında bir fikrin var mı?Do you have any idea where Tom might be?
Annen senin hakkında çok endişeli.Your mother is worried sick about you.
Biz sizin hakkınızda konuşuyorduk.We've been talking about you.
Şimdi bu sorun hakkında düşünemeyecek kadar çok yorgunum.I'm too tired to think about this problem now.
Ben onun hakkında konuşmak istemiyorum.I don't want to talk about it.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod