Ana içeriğe geç
Sözlük

hakk ile cümle

hakk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Tom hakkında herhangi bir şey biliyor musun?Do you know anything about Tom?
Biz Çin hakkında pek çok kitap yazdık.We wrote many books about China.
Benim hakkımda ne anlamak istiyorsun?What did you want to see me about?
Benimle ne hakkında konuşmak istiyordun?What did you want to talk to me about?
İş hakkında konuşma! tatildeyiz.Don't talk about work, we're on vacation.
Kuran'da Hz. Meryem ve Hz. İsa'nın doğumu hakkında bir bölüm vardır.In the Quran there is a part about Saint Mary and the birth of Jesus Christ.
Vietnamlılar Amerikalılar hakkında nasıl hissediyor?How do the Vietnamese feel about Americans?
John elbiseleri hakkında kayıtsız.John is indifferent about his clothes.
Tom, Mary'e John hakkında yazdı.Tom wrote to Mary about John.
Tom para hakkında çok endişeli.Tom worries a lot about money.
Tom, Mary'nin onun hakkında üzgün olmasından etkilenmişti.Tom was touched that Mary was worried about him.
Tom sorun hakkında bir şey yapmaya teşebbüs eden tek kişiydi.Tom was the only one who even attempted to do something about the problem.
Tom Mary'nin geçmişi hakkında daha fazla bilgi edinmek istiyor.Tom wants to know more about Mary's past.
Tom, bir şey hakkında Mary ile konuşmak istedi.Tom wanted to talk to Mary about something.
Tom Mary'nin çocuklarıyla ilgili yaşadığı problem hakkında John'la konuşmasını istedi.Tom wanted Mary to talk to John about the problem she was having with his children.
Tom bana dün gece Mary hakkında bir rüya gördüğünü söyledi.Tom told me that he had a dream about Mary last night.
Tom Mary'ye onun hakkında gerçekten ne düşündüğünü anlattı.Tom told Mary what he really thought of her.
Tom Mary'nin neler olduğu hakkında bir ipucu olmadığını düşünüyor.Tom thinks Mary doesn't have an inkling of what's going on.
Tom sürekli Mary hakkında düşünüyor.Tom thinks about Mary all the time.
Tom Mary ile genellikle kendine sakladığı şeyler hakkında konuştu.Tom talked to Mary about things he usually kept to himself.
Tom Mary'nin yaptığı her şey hakkında şikâyet ediyor gibi görünüyor.Tom seems to complain about everything Mary does.
Tom, o zaman o ve Mary'nin ne hakkında konuştuklarını hatırlayamadığını söylüyor.Tom says he can't remember what he and Mary were talking about at that time.
Tom durum hakkında bir şey bilmiyormuş gibi yaptı.Tom pretended not to know anything about the situation.
Tom Mary'nin onun hakkında konuştuklarına kulak misafiri oldu.Tom overheard Mary talking about him.
Tom asla onun hakkında konuşmak istemedi.Tom never wanted to talk about it.
Tom asla bana onun hakkında tek kelime söylemedi.Tom never said a word to me about it.
Tom ne olduğu hakkında duymuş olmalı.Tom must have heard about what happened.
Tom sana Boston'da yaşadığı hakkında sana yalan söyledi.Tom lied to you about having lived in Boston.
Tom, her şey hakkında Mary'ye yalan söyledi.Tom lied to Mary about everything.
Tom Mary hakkında düşünürken uzun süre gözüne uyku girmedi.Tom lay awake for a long time thinking about Mary.
Tom onun ne hakkında konuştuğunu biliyor.Tom knows what he's talking about.
Tom bu tür bir şey hakkında Mary'nin bildiğinden daha çok şey bilir.Tom knows more about this kind of thing than Mary does.
Tom Mary hakkında çok şey biliyor.Tom knows a lot of stuff about Mary.
Tom onun hakkında bir şey bilmiyordu.Tom knew nothing about it.
Tom Çin yemeği pişirme hakkında bir şey bilmiyordu.Tom knew nothing about cooking Chinese food.
Tom yediği hakkında çok seçici.Tom is very picky about what he eats.
Tom giydiği hakkında seçicidir.Tom is particular about what he wears.
Tom televizyonda izlediği hakkında seçicidir.Tom is particular about what he watches on TV.
Tom yediği hakkında seçicidir.Tom is particular about what he eats.
Tom konu hakkında bir otorite.Tom is an authority on the subject.
Tom Mary'nin düşündüğü hakkında fikri yok.Tom has no idea what Mary is thinking.
Tom'un Mary'nin olduğu kadar çok burada olma hakkı var.Tom has as much right to be here as Mary does.
Tom günlerce Mary hakkında düşünmedi.Tom hadn't thought about Mary for days.
Tom'un yaptığını yapma hakkı yoktu.Tom had no right to do what he did.
Tom'un böylesine büyük bir izleyicinin önünde konuşma hakkında hiç endişesi yoktu.Tom had no qualms at all about speaking in front of such a large audience.
Tom'un ne olacağı hakkında hiçbir fikri yoktu.Tom had no idea what was going to happen.
Tom'un ne yapacağı hakkında hiçbir fikri yoktu.Tom had no idea what to do.
Tom'un Mary'nin hasta olduğu hakkında hiçbir fikri yoktu.Tom had no idea Mary was sick.
Tom kaza hakkında bir şey duymamıştı.Tom had heard nothing about the accident.
Tom Mary'ye hakkettiğinden daha fazla kredi verdi.Tom gave Mary more credit than she deserved.
Tom Mary ile o konu hakkında konuşurken rahatsızlık hissetti.Tom felt uneasy talking to Mary about that matter.
Tom, özel hayatı hakkında konuşmak istemiyor.Tom doesn't want to talk about his private life.
Tom genç olduğu zaman hakkında çok konuşmaz.Tom doesn't talk much about when he was young.
Tom para hakkında düşünerek çok zaman harcamaz.Tom doesn't spend much time thinking about money.
Tom o gün ne olduğu hakkında çok şey hatırlamıyor.Tom doesn't remember too much about what happened that day.
Tom gerçekten sorunları hakkında fazla konuşmaz.Tom doesn't really talk about his problems much.
Tom'un bir şey hakkında üzülmesine gerek yok. Mary her şeyle ilgilenecek.Tom doesn't need to worry about a thing. Mary will take care of everything.
Tom işi hakkında konuşmayı sevmiyor.Tom doesn't like to talk about his work.
Tom onun ne hakkında konuştuğunu bilmiyor.Tom doesn't know what he's talking about.
Tom çömlekçilik hakkında çok şey bilmiyor.Tom doesn't know much about pottery.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod