Ana içeriğe geç
Sözlük

hakk ile cümle

hakk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Çin hakkındaki izleniminiz nedir?What's your impression of China?
Amerika hakkındaki izlenimim çok iyi.My impression of America is very good.
Onlar birkaç şey hakkında kızgındı.They were angry about several things.
Onun filmlerinden bazıları hakkında espriler yaptılar.They told jokes about some of his movies.
Kendilerini yönetme hakkı istediler.They wanted the right to govern themselves.
Onlar onun özgürce konuşma hakkını destekledi.They supported his right to speak freely.
Bir süredir bu konu hakkında düşünüyorlardı.They had been thinking about it for some time.
Adamlar ne gördükleri hakkında hem haritalar hem de resimler çizdiler.Both men drew maps and pictures of what they saw.
Onlar birçok konu hakkında hemen tartışmaya başladı.They immediately began arguing about many issues.
Onlar kendi fikirlerinde hareket etme hakkına ve gücüne sahiptir.They have the right and power to act on their ideas.
Onun hakkında konuşarak çok zaman harcamak istemediler.They did not want to spend much time talking about it.
O, parti birliği hakkında konuştu.He spoke of party unity.
O, bitkiler ve ağaçlar hakkında yazı yazdı.He wrote about plants and trees.
Onun hakkında bir şey bilmediğini söyledi.He said he had not known about it.
Kore'deki savaşa son verme hakkında konuştu.He talked about ending the war in Korea.
Birçok Amerikalı, Japon işgali hakkında kızgındı.Many Americans were angry about the Japanese invasion.
Her eyaletin, sadece bir oy hakkı vardı.Each state had just one vote.
Kadınlara oy hakkı verildi.Women were given the right to vote.
O, müzik hakkında konuştu.He talked about music.
Hiç kimse bu konu hakkında konuşmak istemedi.No one wanted to talk about it.
Lincoln'a demokrasi hakkında konuşması tavsiye edildi.Lincoln was advised to talk about democracy.
Benim de konuşma hakkım var.I have the right to speak, too.
Herkes o konu hakkında konuştu.Everyone talked about it.
Birisi Texsas hakkında soru sordu.Someone asked about Texas.
Kennedy konu hakkında konuştu.Kennedy spoke about the issue.
Ebeveynler gelecek hakkında umutluydu.Parents were hopeful about the future.
Onun hakkında şarkılar ve şiirler yazıldı.Songs and poems were written about him.
Öyle yapmak için yasal hakkım olmadığına inanıyorum.I believe I have no legal right to do so.
Birçok türküler toplumsal problemler hakkındaydı.Many folk songs were about social problems.
Bir gazete operasyon hakkında bir hikaye yazdı.A newspaper printed a story about the operation.
O hiç yaşadığı sorunlar hakkında sana güvendi mi?Did she ever confide in you about the problems she was having?
Neyin doğru ve neyin yanlış olduğu hakkında tartışmanın bir anlamı yok.There's no point arguing about what's true and what's false.
Kış hakkındaki en kötü şey kardır.The worst thing about winter is the snow.
Bana bunun hakkında bir tek şey söylemedin.You never told me a single thing about this.
Ona onun hakkında bir şey söylememek daha iyi.It's better not to say anything about her to him.
Kız hakkındaki hikâye, haberlerdeydi.The story about the girl was in the news.
Kızın hakkındaki öykü, haberlerdeydi.The story about the girl was in the news.
Bunun hakkında sizinle konuşmak istedim.I wanted to speak with you about this.
Bunun hakkında seninle konuşmak istedim.I wanted to speak with you about this.
Başarın hakkında endişeleniyorum.I'm worrying about your success.
Bir arkadaşım hakkında gerçekten endişe duyuyorum.I am really worried about a friend.
Bunun hakkında şimdi konuşmamız gerekmiyor.We don't have to talk about this now.
Ben senin baban hakkında gerçekten mutluyum.I'm really happy about your father.
Politika hakkında yaptığımız konuşmadan gerçekten hoşlandım.I really enjoyed the talk we had about politics.
Annem hakkında bir şeyden bahsettin.You mentioned something about my mother.
Küresel ısınma hakkında söylediklerini etkileyici buldum.I found it fascinating what you were saying about global warming.
O hakkında bir şey bilmediğim bir konudur.That's a subject I know nothing about.
Senin hakkında referanslar talep edeceğim.I will request references about you.
The Sacramento Chronicle sık sık o yaşlı avcı hakkında yazar.The Sacramento Chronicle writes frequently about that old trapper.
Ciddi olarak, ne hakkında konuşuyoruz?What are we talking about, seriously?
Baban hakkında nasıl hissediyorsun?How do you feel about your father?
Kitabım hakkındaki görüşünüz nedir?What's your take on my book?
Onun hakkında hiçbir şey tamam değil miydi?Was nothing done about that?
Kocasının ölümü hakkında konuşmak için cesareti yoktu.She didn't have the courage to talk about her husband's death.
Ve feminizm, sen feminizm hakkında ne düşünüyorsun?And feminism, what do you think about feminism?
Pakistan istihbaratı gerçekten teröristin nerede olduğu hakkında bir şey biliyor muydu?Did Pakistani intelligence really know nothing about the terrorist's whereabouts?
Yaptığın yolculuk hakkındaki her şeyi bana anlat.Tell me all about the trip you've made.
O gün senin hakkında konuşuyorduk.We were talking about you that day.
Bunun hakkında emin değilim.I'm not sure about this.
O, ona ne yapacağı hakkında nasihat etti.She advised him about what to do.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod