İnsanların benim hakkımda ne dediğini bildiğimi düşünmüyor musun?Don't you think I know what people say about me?
Bu kitap dilbilim hakkında değil.This book is not about linguistics.
Onun hakkında konuşmak için uygun bir zaman değil, değil mi?It's not a convenient time to speak about that, is it?
Bu insanlar hakkında ne düşünüyorsunuz?What do you think of these people?
İspiyoncu hakkında herhangi bir bilgi ifşa edemem.I cannot disclose any information about the informant.
Onunla plan hakkında konuştuk.We talked about the plan with him.
Dünkü yangın hakkında duydun mu?Did you hear about yesterday's fire?
Radyo, kaza hakkında bilgi vermedi.The radio didn't inform about the accident.
Hava hakkında konuşmak istemiyorum.I don't want to talk about the weather.
Kitap hukuk hakkında.The book is about the law.
Bana ne hakkında tartıştığını söyle.Tell me what you're arguing about.
Onlar para hakkında tartışıyorlardı.They were arguing about money.
Tom hakkında endişeliyim.I'm concerned about Tom.
Onlar bütçe hakkında endişeliler.They're concerned about the budget.
Anlaşmamız hakkında çok mutluyuz.We're very happy about our deal.
Onlar zam hakkında tartışıyorlar.They're debating about raises.
Yasa tasarımız hakkında bir anlaşmazlık vardı.There was a dispute about our bill.
Para hakkında bir tartışma yaşıyorlar.They're having a dispute about money.
Tom erken mezuniyet hakkında düşünüyor.Tom is thinking about graduating early.
Yakıt ekonomisi hakkında endişeli misin?Are you worried about fuel economy?
Stephen King kötü insanlar hakkında yazar.Stephen King writes about evil people.
Ne olduğu hakkında tam bir rapor verebilir misin?Can you give an exact report of what happened?
İşsizlik hakkında bir şey yapılması gerektiğine dair genel bir kanı vardır.There's a general sense that something should be done about unemployment.
Hayvanlar hakkındaki fıkraları seviyorum.I love jokes about animals.
Onların planları hakkında bilgim yok.I have no knowledge about their plans.
Tom problemleri hakkında açıktı.Tom was open about his problems.
Hiç kimsenin plan hakkında sorusu yoktu.No one had any questions about the plan.
Mary sorunu hakkında düşünüyordu.Mary was thinking about her question.
Tom parti hakkında konuşarak sürprizi bozdu.Tom ruined the surprise by talking about the party.
Tom'un boşanması hakkında duymak bir şoktu.It was a shock to hear about Tom's divorce.
Annem her şey hakkında endişe eder.My mother worries about everything.
Bloğun ne hakkında?What's your blog about?
Dün olanlar hakkında utandım.I am ashamed about what happened yesterday.
Onun hakkında bir şey bilmiyoruz.We don't know anything about him.
Onun şehre gelişinden beri, bütün kadınlar onun hakkında dikkatli kaldı.Since his arrival in town, all the women have remained cautious about him.
Senin hakkında endişeliyim.I'm worried about you.
İşleri nasıl değiştirebileceğimiz hakkında birkaç örnek verdi.He gave several examples of how we could change things.
Diller hakkında bir kitap okuyorum.I'm reading a book about languages.
Hayat böyle şeyler hakkında endişe etmek için çok kısa.Life is too short to worry about things like that.
Herkesin düşündüğünü söyleme hakkı vardır.Everyone has a right to say what he thinks.
Serbest konuşma özgürlüğün var ama iftira etme hakkın yok.You have the right to free speech, but not the right to slander.
Onun düğünü hakkında bir şey bilmemen tuhaf.It is strange that you know nothing about her wedding.
Tahminde bulunmak zor, özellikle de gelecek hakkında.It's tough to make predictions, especially about the future!
Onun hakkında daha fazla söylemeyi reddetti.He refused to say more about that.
O konu hakkında daha fazla söylemeyi reddetti.She refused to say more about that matter.
Bir şey hakkında biraz tavsiye istiyorum.I'd like some advice on something.
Vahşi Jaguarlar hakkında rüya gördü.She dreamt about wild jaguars.
Aşağıdaki konu hakkında yazın.Write about the following topic.
İngiltere'deki okul yaşamı hakkında duymak ilginçti.It was interesting to hear about school life in Britain.
Bu kırmızı şapka hakkında ne düşünüyorsun?What do you think of this red hat?
İşin hakkında hayal kırıklığına uğradın.You're frustrated about your job.
Ne hakkında konuşmak istiyorsun?What do you want to talk about?
Onun hakkında hoşlanmadığım bir şey var.There is something about him I don't like.
O, konuşmayı komşular hakkındaki dedikodu ile tatlandırmaya çalıştı.She tried to spice up the conversation with gossip about the neighbors.
Belgesel, yoksulların durumu hakkında bilinçlendirmek demektir.The documentary is meant to raise consciousness about the plight of the poor.
Bu durum hakkında ne düşünüyorsun?What do you think about this situation?
Bu durum hakkında ne düşünüyorsunuz?What do you think about this situation?
Onun ailesi hakkında bir şey biliyor musun?Do you know anything about his family?
Hangi şarkıyı söyleyecekleri hakkında konuşuyorlar.They are talking about what they will sing.
İnternet hakkında sevdiğim tek şey onun ebediyetidir.One thing I love about the internet is its timelessness.