Gelecek hakkında kendini güvenli hissediyor musun?Do you feel secure about the future?
Geleceğim hakkında huzursuz hissediyorum.I feel uneasy about my future.
Onu durduran ve tekrar baktıran o ev hakkında bir şey vardı.There was something about that house that made her stop and look again.
Küçük çocuklar genellikle ejderhalar ve diğer canavarlar hakkında kitapları sever.Small children often like books about dragons and other monsters.
Ben harçlıkta bir artış hakkında babamla görüştüm.I approached my father about an increase in allowance.
Çocuk onun hakkında bir şey bilmediğini iddia ediyor.The boy claims he knows nothing about it.
Terfi hakkında endişeli misin?Are you worried about the promotion?
Patronum işim hakkında bana homurdandı.My boss grumbled at me about my work.
Bazı yolcular servis hakkında şikâyet ettiler.Some passengers complained about the service.
Yeni okulun hakkında ne düşünüyorsun?How do you like your new school?
Yeni işin hakkında ne düşünüyorsun?How do you like your new job?
Yeni öğretmen hakkında ne düşünüyorsunuz?What do you think of the new teacher?
Yeni ürünün kalitesi hakkında bir sürü soru çıktı.Many questions came up about the quality of the new product.
Yeni kabine hakkında ne düşünüyorsun?What do you think of the new Cabinet?
Gazetenin hava durumu hakkında söylediği kesinlikle gerçekleşti.What the newspaper said about the weather has certainly come true.
Ebeveynler her zaman çocuklarının geleceği hakkında endişeli.Parents are always worried about the future of their children.
En iyi arkadaşımla herhangi bir şey hakkında konuşabilirim.I can talk about anything with my best friend.
Diğerleri hakkında kötü konuşmayın.Don't speak ill of others.
Başkalarının hakkında kötü konuşarak bir şey kazanamazsın.You gain nothing by speaking ill of others.
İnsanlar gelecek hakkında endişeli görünüyordu.People seemed to be anxious about the future.
İnsanlar ırksal sorunlar hakkında kaygı duyuyorlar.People are concerned about racial problems.
İnsanlar ırksal sorunlar hakkında kaygılılar.People are concerned about racial problems.
Herkesin önünde onun hakkında kötü konuşma!Don't speak ill of him in public.
İnsanların önünde konuşma hakkında çekingen olmayın.Don't be shy about speaking in front of people.
Matematik dersimizde ne yaptığımız hakkında hiçbir fikrim yok.I have no idea what we are doing in our math class.
Onun politikası hakkında soru sorulduğunda, aday sadece belirsiz cevaplar verdi.Questioned about his policies, the candidate gave only vague answers.
Hükümet hakkındaki fikirleriniz benimkinden farklı.Your ideas about the government are different from mine.
Yaşamın kökeni hakkında birçok teoriler vardır.There are many theories about the origin of life.
Bir bebeğin iyi ve kötü hakkında bilgisi yoktur.A baby has no knowledge of good and evil.
Öğretmen, Tokyo Üniversitesi'ne girme şansım hakkında oldukça samimiydi.The teacher was quite candid about my chances of entering Tokyo University.
Onların arkasından başkaları hakkında kötü şeyler söyleme!Don't say bad things about others behind their backs.
Çiçekler hakkında daha fazla öğrenmek istiyordu.He wanted to know more about the flowers.
Başkaları hakkında kötü konuşmamalısın.You should not speak ill of others.
Diğerleri hakkında bilmiyorum fakat bana gelince ben onu destekliyorum.I don't know about the others, but as for me, I'm for it.
Başkalarının söyledikleri hakkında üzülme.Don't worry about what others say.
Sınıfındaki diğer oğlanlar hakkında kötü konuşmamalısın.You must not speak ill of other boys in his class.
Diğerleri hakkında endişe etmeyin.Don't worry about others.
Diğerleri hakkında kötü şeyler söyleme.Don't say bad things about others.
Sadako zayıflarken, ölüm hakkında daha çok düşündü.As Sadako grew weaker, she thought more about death.
Sadece kilom hakkında endişeliyim.I'm just worried about my weight.
Emeklilik hakkında mutlu olduğumu söyleyemem.I can't say I'm happy about retirement.
Öncelikle, ne yediğimiz ve ne içtiğimiz hakkında dikkatli olmalıyız.In the first place, we must be careful about what we eat and drink.
Küçük çocukları kaçıran insanlar hakkında duymak kanımı kaynatıyor.Hearing about people kidnapping little children just makes my blood boil.
Hiç kimse plan hakkında bir şey bilmiyor.Nobody knows about the plan.
Kasaba halkı kaçakçıların ne olduğunu hakkında şaşılacak derecede toydu.The townspeople were astonishingly naive about what the smugglers were.
Bütün kasaba onun hakkında biliyor.The whole town knows about it.
Niçin bahçe hakkında bir şey yapmaya çalışmıyorum?Why don't I try to do something about the garden?
Kötü hava hakkında üzgünüz.We are sorry about the bad weather.
Hareket hakkında heyecanlıyım.I'm excited about the move.
Onun hakkında yanıldığına bahse girerim.I'll bet you that you're wrong about that.
Tokyo'nun nüfusunun ne olduğu hakkında bir fikriniz var mı?Do you have any idea what the population of Tokyo is?
Aynı Japonya hakkında da doğrudur.The same is true of Japan.
Japonya hakkında ne düşünüyorsun?What do you think of Japan?
Hiç Japonya hakkında yazılmış bir kitap okudun mu?Have you ever read a book written about Japan?
Japonya'nın eğitim sistemi hakkında ne düşünüyorsunuz?What do you think about Japan's educational system?
Japon ekonomisi hakkında ne düşünüyorsun?What do you think about the Japanese economy?
Japonya'nın geleceğinden daha çok senin hakkında endişeleniyorum.I worry more about you than the future of Japan.
Sen Japonca hakkında ne düşünüyorsun?What do you think of Japanese?
Bazı Japonlar ülkelerinin yabancıların gözünde nasıl göründüğü hakkında endişeli.Some Japanese are concerned about how their country looks in the eyes of foreigners.
Japon yiyeceği hakkında ne düşünüyorsun?What do you think of Japanese food?