Keşke onun hakkında fikrini söylemese ve sadece onun ne demek istediğini söylese.I wish she wouldn't pussyfoot about it and just say what she means.
Onun hakkında neyi seviyorsunuz?What do you like about her?
Onun evine gitme hakkında dikkatli olsan iyi olur.You'd better be careful about going to her house.
Onun ailesi hakkında hiçbir şey bilmiyorum.I don't know anything about her family.
Aslında ailesi onun arkadaşları hakkında hiç bir şey bilmiyordu.Her family, as a matter of fact, knew nothing about her friends.
Onun söylediği hakkında ne hissediyorsunuz?How do you feel about what she said?
Onun şiiri hakkında ne düşünüyorsunuz?What do you think of her poem?
Onun hakkında bir şey bilmediğini iddia ediyor.He claims he knows nothing about her.
Onun huzurunda sana konu hakkında konuşmamanı söyledim.I told you not to talk about the matter in her presence.
O, gürültünün ne hakkında olduğunu sormak için üst kattan seslendi.She called down from upstairs to ask what the noise was about.
O her zaman bir şey hakkında şikayet ediyor.She is always complaining about something or other.
O, her zaman başkaları hakkında kötü konuşur.She always speaks ill of others.
Kocası hakkında sürekli şikâyet ediyor.She was always complaining about her husband.
O kahve içerken futbol oyunu hakkında arkadaşlarıyla sohbet etti.She chatted with her friends about the football game over coffee.
Kuşlar ve arılar hakkında hiçbir şey bilmiyor.She knows nothing about the birds and the bees.
Cinsel konular hakkında hiçbir şey bilmiyor.She knows nothing about the birds and the bees.
O, sanki onun hakkında bir şey bilmiyormuş gibi davrandı.She acted as if she knew nothing about it.
İş hakkında yalan söylemekle suçlandı.She was accused of having lied about the affair.
O, o konu hakkında birkaç belirsiz yorum yaptı.She made a few vague comments about the matter.
O mesele hakkında tartıştıklarında o, coşma eğilimindedir.She tends to get carried away when arguing about that matter.
O, onun hakkında tek kelime söylemedi.She didn't say a word about it.
Onun hakkında her şeyi biliyormuş gibi konuşur.She talks as if she knew all about it.
Onu hakkında bir şeyler biliyor olamaz.She can't have known about it.
Herkes tarafından hakkında iyi şeyler söylenir.She is well spoken of by everybody.
O, balık hakkında o kadar çok şeyi nasıl öğrendi?How did she come to know so much about fish?
O, otel seçimi hakkında çok özeldir.She's very particular about her choice of hotels.
Sanki onun hakkında her şeyi biliyor gibi konuşuyor.She talks as if she knew everything about it.
O bir araba daha alma hakkında şüpheye düşüyor.She is having second thoughts about buying another car.
Her zaman ne yaptığımı hakkında meraklıdır.She is always curious about what I am doing.
O onun kötü sürüşü hakkındaki uyarılarına içerledi.She resented his remarks about her poor driving.
O, ne hakkında çok mutsuz?What is she so unhappy about?
O, ne hakkında çok meraklı?What is she so curious about?
O, ne hakkında endişeli.What is she worried about?
Onun yurtdışında yaşadıkları hakkında uzun zaman konuştuk.She talked long of her experiences abroad.
O, misafirleri kabul şekli hakkında dikkatlidir.She is careful about the way she receives guests.
O, şimdiki moda hakkında çok şey bilir.She knows much about recent fashions.
Çocuklarının sağlığı hakkında endişeliydi.She was anxious about her children's health.
O hizmet hakkında yöneticiye şikayet etti.She complained to the manager about the service.
O, bana annem hakkında soru sordu.She asked me about my mother.
O, okulum hakkında soru sordu.She asked about my school.
Onun benim yeteneğim hakkında yanılsaması yok.She has no illusion about my ability.
O, sınavları hakkında endişe duyuyor.She's worrying about her exams.
O, performansı ile ilgili eleştiri alma hakkında endişeli.She was apprehensive about receiving criticism of her performance.
O, ailesi hakkında konuştu.She talked about her family.
O, durmadan ailesinin sorunları hakkında konuştu.She talked on and on about her family problems.
O başarısı hakkında mütevazı.She is modest about her achievement.
Onun yararları hakkında yaygara yaptı.She made a fuss about her benefits.
O, geleceği hakkında güvensiz hissetti.She felt insecure about her future.
Görünüşü hakkında duyarlıdır.She is sensitive about her looks.
Seyahat planları hakkında emin midir?Is she sure about her travel plans?
O kendisi hakkında konuşmayı severdi.She was fond of talking about herself.
Yemeği hakkında çok müşkülpesenttir.She is very particular about her food.
O, derin bir nefes aldı ve sonra kendisi hakkında konuşmaya başladı.She took a deep breath and then started to talk about herself.
O, yaşam hakkında çok alaycıdır.She is very cynical about life.
O aile tarihi hakkında saatlerce homurdandı.She droned on for hours about her family history.
Okul karnesi hakkında endişeli görünüyordu.She looked worried about her school report.
Oğlu hakkında endişelenmemek elinde değildi.She could not help worrying about her son.
Oğlunun sağlığı hakkında çok endişelendi.She became very anxious about her son's health.
Oğlunun sağlığı hakkında endişeli.She is concerned about her son's health.
O kayıtsızlık hakkında bir hava üstlendi.She assumed an air of indifference.