Onun benim yeteneğim hakkında yanılsaması yok.She has no illusion about my ability.
O, sınavları hakkında endişe duyuyor.She's worrying about her exams.
O, performansı ile ilgili eleştiri alma hakkında endişeli.She was apprehensive about receiving criticism of her performance.
O, ailesi hakkında konuştu.She talked about her family.
O, durmadan ailesinin sorunları hakkında konuştu.She talked on and on about her family problems.
O başarısı hakkında mütevazı.She is modest about her achievement.
Onun yararları hakkında yaygara yaptı.She made a fuss about her benefits.
O, geleceği hakkında güvensiz hissetti.She felt insecure about her future.
Görünüşü hakkında duyarlıdır.She is sensitive about her looks.
Seyahat planları hakkında emin midir?Is she sure about her travel plans?
O kendisi hakkında konuşmayı severdi.She was fond of talking about herself.
Yemeği hakkında çok müşkülpesenttir.She is very particular about her food.
O, derin bir nefes aldı ve sonra kendisi hakkında konuşmaya başladı.She took a deep breath and then started to talk about herself.
O, yaşam hakkında çok alaycıdır.She is very cynical about life.
O aile tarihi hakkında saatlerce homurdandı.She droned on for hours about her family history.
Okul karnesi hakkında endişeli görünüyordu.She looked worried about her school report.
Oğlu hakkında endişelenmemek elinde değildi.She could not help worrying about her son.
Oğlunun sağlığı hakkında çok endişelendi.She became very anxious about her son's health.
Oğlunun sağlığı hakkında endişeli.She is concerned about her son's health.
O kayıtsızlık hakkında bir hava üstlendi.She assumed an air of indifference.
O, kuş hakkında bir kitap yazdı.She wrote a book about the bird.
O, hayvanlar hakkında bir kitap yazdı.She wrote a book about animals.
O hayvanlar üzerindeki zulüm hakkında bir kitap okuduktan sonra et yemeyi bıraktı.She gave up eating meat after reading a book about cruelty to animals.
O, yaşı hakkında yalan söylüyor.She is lying about her age.
O, gelişi hakkında onu bilgilendirdi.She informed him of her arrival.
O, onun güvenliği hakkında endişelidir.She is anxious about his safety.
O, onun sağlığı hakkında endişeliydi.She was anxious about his health.
Sağlığı hakkında çok endişeli.She is very anxious about his health.
Sağlığı hakkında endişeli.She is concerned about her health.
O, giydiği şey hakkında özeldir.She is particular about what she wears.
Ziyaret ettiği kişiler hakkında bir kitap yazdı.She wrote the book about people she visited.
O genellikle son kocası hakkında konuşur.She usually talks about her late husband.
O beyzbol maçı hakkında arkadaşlarıyla sohbet etti.She chatted with her friends about the baseball game.
Yemek pişirme hakkında her şeyi bilir.She has an encyclopedic knowledge of cooking.
Onlar bir gün oy verme hakkını elde edeceklerini hayal etti.They dreamed they'd gain the right to vote someday.
Çeşitli konular hakkında konuştular.They talked about various subjects.
Sanık, hakkındaki iki suçlamadan beraat etti.The accused was acquitted on two of the charges.
Babam trafik gürültüsü hakkında şikayet etti.My father complained about the traffic noise.
Kompleks karbonhidratlar hakkında bir şey biliyor musun?Do you know anything about complex carbohydrates?
Edebiyat bize insanlık hakkında öğretir.Literature teaches us about humanity.
Onun hakkında garip hissediyorum.I feel strange about it.
Annemin sağlığı hakkında endişeliyim.I am worried about my mother's health.
Annem haber hakkında mutluydu ve ben de öyle.My mother was happy about the news, and so was I.
Kendi lisanın hakkında çok şey öğrenemezsin.You cannot learn too much about your own language.
Annesi Tom'un öksürüğü hakkında endişe ediyor.Tom's mother worries about his cough.
Ben söylediğini doğru bulmuyorum fakat onu söyleme hakkını ölünceye kadar savunacağım.I disapprove of what you say, but I will defend to the death your right to say it.
Rahip bana hakkını helal etti.The priest gave me his blessing.
Onun hakkında gerçekten kötü hissediyorum.I really feel bad about it.
Onun hakkında gerçekten ne düşünüyorsun?What do you really think of him?
Gelecek hakkında nasıl o kadar iyimser olabilirsin?How can you be so optimistic about the future?
Şüphesiz, o, biyoteknoloji hakkında çok şey biliyor.Clearly, she knows a lot about biotechnology.
Yarın onun hakkında ona soracağım.I will ask him about it tomorrow.
Yarınki sınav hakkında gergin olmamalısın.You mustn't be nervous about tomorrow's exam.
Yarın havanın nasıl olacağı hakkında hiçbir fikrim yok.I have no idea what the weather will be like tomorrow.
O da ağaçlar hakkında daha çok şey öğrenmek istedi.He wanted to know more about the trees, too.
O da ağaçlar hakkında daha çok şey öğrenmek istiyordu.He wanted to know more about the trees, too.
Beyzbol hakkında en harika şey ekip çalışmasıdır.The most wonderful thing about baseball is teamwork.
Sebzeli Tempura hakkında ne düşünüyorsun?What do you think about vegetable tempura?
Verimli bir FBI ajanı görevlerini yürütme hakkında bir şey söylemiyor.An efficient FBI agent does not make any bones about carrying out his duties.
Menü hakkında herhangi bir sorunuz var mı?Do you have any questions about the menu?