Öncelikle, ne yediğimiz ve ne içtiğimiz hakkında dikkatli olmalıyız.In the first place, we must be careful about what we eat and drink.
Küçük çocukları kaçıran insanlar hakkında duymak kanımı kaynatıyor.Hearing about people kidnapping little children just makes my blood boil.
Hiç kimse plan hakkında bir şey bilmiyor.Nobody knows about the plan.
Kasaba halkı kaçakçıların ne olduğunu hakkında şaşılacak derecede toydu.The townspeople were astonishingly naive about what the smugglers were.
Bütün kasaba onun hakkında biliyor.The whole town knows about it.
Niçin bahçe hakkında bir şey yapmaya çalışmıyorum?Why don't I try to do something about the garden?
Kötü hava hakkında üzgünüz.We are sorry about the bad weather.
Hareket hakkında heyecanlıyım.I'm excited about the move.
Onun hakkında yanıldığına bahse girerim.I'll bet you that you're wrong about that.
Tokyo'nun nüfusunun ne olduğu hakkında bir fikriniz var mı?Do you have any idea what the population of Tokyo is?
Aynı Japonya hakkında da doğrudur.The same is true of Japan.
Japonya hakkında ne düşünüyorsun?What do you think of Japan?
Hiç Japonya hakkında yazılmış bir kitap okudun mu?Have you ever read a book written about Japan?
Japonya'nın eğitim sistemi hakkında ne düşünüyorsunuz?What do you think about Japan's educational system?
Japon ekonomisi hakkında ne düşünüyorsun?What do you think about the Japanese economy?
Japonya'nın geleceğinden daha çok senin hakkında endişeleniyorum.I worry more about you than the future of Japan.
Sen Japonca hakkında ne düşünüyorsun?What do you think of Japanese?
Bazı Japonlar ülkelerinin yabancıların gözünde nasıl göründüğü hakkında endişeli.Some Japanese are concerned about how their country looks in the eyes of foreigners.
Japon yiyeceği hakkında ne düşünüyorsun?What do you think of Japanese food?
Hastane ücretiniz hakkında bilgi almak istiyorum.I'd like to get information about your hospital fee.
Biz yaş ya da fiziksel sorunlar hakkında bir şey soramayız.We cannot ask anything about age or physical problems.
Vergi mükellefleri savurgan hükümet harcamaları hakkında öfkeli.Taxpayers are angry about wasteful government spending.
Onun İngiltere hakkında söylediği doğrudur.What he said about England is true.
Onun nasıl kaçtığı hakkında hiç fikrim yok.I have no idea how he escaped.
Onun nerede yaşadığı hakkında hiçbir fikrim yok.I have no idea where he lives.
Onun nereye gittiği hakkında bir fikrim yok.I have no idea where he has gone.
O ortaya çıktığında onun hakkında konuşuyorduk.We were talking about him when he appeared.
Biz şimdi onun nerede olduğu hakkında endişe ediyoruz.We are worried about where he is now.
Onun yeteneği hakkında şüphe yok.There is no doubt about his ability.
Onun sınavdaki başarısızlığı hakkında bana bilgi verildi.I was informed of his failure in the examination.
Onun istifa edeceği hakkında bir söylenti var.There is a rumor about that he is going to resign.
Onun diğerleri hakkında kötü konuştuğunu asla duymadım.I've never heard him speak ill of others.
Onun atanması hakkında hiç umut yok.There is no hope of his being appointed.
O geldiğinde ona onun hakkında sor.Ask him about it when he comes.
Onun, hakkında konuştuğu mesele önemlidir.The matter that he is talking about is important.
Onun hakkında onu ikna etmeye çalışmanın faydası yok.It is no use trying to convince him of that.
Onun hakkında bütün bildiğim odur.That is all I know about him.
Onun hakkında sana söylediğim şey onun erkek kardeşi için de geçerli.What I told you about him also holds good for his brother.
Bu sözlerin ne anlama geldiği hakkında bir fikri yoktu.He had no idea what these words meant.
Onun hakkında sıra dışı bir şey var.There's something unusual about him.
Onun hakkında gizemli bir şey var.There's something mysterious about him.
Onun hakkında gizemli bir havası var.He has an air of mystery about him.
Onun hakkında bir skandal var.There is a scandal about him.
Ona yerel koşullar hakkında biraz bilgi verebilirsen müteşekkir olurum.I would be grateful if you could give him some information on local conditions.
Bay Suziki Tom'un şakası hakkında kızgın.Mr. Suzuki is angry about Tom's prank.
Onun hakkında bir şey bilmiyorum.I do not know anything about him.
Onun güvenliği hakkında endişeliyim.I'm anxious about his safety.
Onun hakkında her şey griydi.Everything about him was grey.
Onun sağlığı hakkında endişe duyuyorum.I am concerned about his health.
Onun fikri hakkında ne düşünüyorsunuz?What do you think of his idea?
Onun yeni romanı hakkında ne düşünüyorsun?What do you think of his new novel?
Onun karakteri hakkında daha çok şey bilseydim, ona güvenmezdim.Had I known more about his character, I would not have trusted him.
Onun karakteri hakkında kesinlikle haklısın.You are absolutely right about his character.
Onun tavrı hakkında ne düşünüyorsun?What do you think of his attitude?
Onun teklifi hakkında konuşmaya değmez.His proposal is not worth talking about.
Onun teklifi hakkında ne düşünüyorsun?How do you feel about his suggestion?
Onun sağlığı hakkında endişeli olduğu için, annesi onun dışarı çıkmasını engelledi.His mother prevented him from going out because she was anxious about his health.
Onun hırsızlığı hakkında ne yapacağımı bilmiyorum.I don't know what to do about his shoplifting.
O çok kibardır. Başkalarının hakkında asla kötü konuşmaz.He is very nice. He never speaks ill of others.
Sağlığınız hakkında soruyordu.He was asking about your health.