Daha da iyisi, sarılabilir atom bombası mantarı - bu sayede hakkımdaأوحتى أفضل ، الفطر الذري القابل للعناق -- الذي حصلت عليه من مقالاً
Daha da iyisi, sarılabilir atom bombası mantarı - bu sayede hakkımdaこの作品は 米・科学雑誌に掲載されました
Eper bir bilim adamı yada filozof olsaydım, 200 yıl içinde insanların benim hakkımda konuşmalarını isterdim.Gdybym był naukowcem czy filozofem chciałbym by ludzie mówili o mnie za 200 lat.
Eper bir bilim adamı yada filozof olsaydım, 200 yıl içinde insanların benim hakkımda konuşmalarını isterdim.Kdybych byl vědec, nebo filosof, chtěl bych, aby o mě lidé mluvili ještě za 200 let.
Eper bir bilim adamı yada filozof olsaydım, 200 yıl içinde insanların benim hakkımda konuşmalarını isterdim.Αν ήμουν επιστήμονας ή φιλόσοφος θα ήθελα να αναφέρονται σε μένα μετά από 200 χρόνια.
Galiba kimse yok. Benim hakkimda ne düsünüyorsun?Em nghĩ ở đây không có ai , nên em thì sao??
Galiba kimse yok. Benim hakkimda ne düsünüyorsun?Nem hinném, hogy van már partnered hmm. mit szólnál hozzám?
Galiba kimse yok. Benim hakkimda ne düsünüyorsun?Non penso che sei con qualcuno, che ne dici di me?
Galiba kimse yok. Benim hakkimda ne düsünüyorsun?אני לא חושבת שאתה עם מישהו.מה אתה חושב עלי?
Galiba kimse yok. Benim hakkimda ne düsünüyorsun?لا أعتقد انك حضرت مع احد، ما رأيك بي؟
Galiba kimse yok. Benim hakkimda ne düsünüyorsun?何言ってんの?私よ!!
Gördünüz mü, böyle devam etsem hakkımda sadece bu hikayeleri bilseniz bana hangi gözle bakardınız?A teraz wyobraźcie sobie, że wiecie o mnie tylko tyle. Co byście czuli, patrząc na mnie?
Gördünüz mü, böyle devam etsem hakkımda sadece bu hikayeleri bilseniz bana hangi gözle bakardınız?자, 지금까지 들려드린 이야기가 제 삶의 전부이며, 이것이 저에 대해 아는 모든 것이라고 가정해보세요. 제가 어떻게 보이나요?
Gördünüz mü, böyle devam etsem hakkımda sadece bu hikayeleri bilseniz bana hangi gözle bakardınız?Şi imaginaţi-vă dacă, aş putea continua, imaginaţi-vă dacă asta e tot ce ştiţi despre mine. Cum m-aţi privi?
Gördünüz mü, böyle devam etsem hakkımda sadece bu hikayeleri bilseniz bana hangi gözle bakardınız?עכשיו תדמיינו מה אם, ואני יכולה להמשיך עוד הרבה, דמיינו שזה כל מה שאתם יודעים עלי. איך היתם מסתכלים עלי?
Gördünüz mü, böyle devam etsem hakkımda sadece bu hikayeleri bilseniz bana hangi gözle bakardınız?これを聞いて 皆さんは 私のことを見ながら かわいそうだと同情するでしょう
Gün boyu sözlerimi çarpıtıyorlar, Hakkımda hep kötülük tasarlıyorlar.(55:6) Всякий день извращают слова мои; все помышления их обо мне – на зло:
Gün boyu sözlerimi çarpıtıyorlar, Hakkımda hep kötülük tasarlıyorlar.(56:6) Sans cesse ils portent atteinte à mes droits, Ils n`ont à mon égard que de mauvaises pensées.
Gün boyu sözlerimi çarpıtıyorlar, Hakkımda hep kötülük tasarlıyorlar.Boha chváliti budu z slova jeho, v Boha doufati budu, aniž se budu báti, aby mi co mohlo učiniti tělo.
Gün boyu sözlerimi çarpıtıyorlar, Hakkımda hep kötülük tasarlıyorlar.Bohom sa budem chváliť, jeho slovom; na Boha sa nadejem; nebudem sa báť. Čo mi môže urobiť telo?
Gün boyu sözlerimi çarpıtıyorlar, Hakkımda hep kötülük tasarlıyorlar.De oplægger stadig Råd imod mig, alle deres Tanker går ud på ondt.
Gün boyu sözlerimi çarpıtıyorlar, Hakkımda hep kötülük tasarlıyorlar.Hằng ngày chúng nó trái ý lời tôi, Các tư tưởng chúng nó đều toan hại tôi.
Gün boyu sözlerimi çarpıtıyorlar, Hakkımda hep kötülük tasarlıyorlar.Hằng ngày chúng_nó trái ý lời tôi , Các tư_tưởng chúng_nó đều toan hại tôi .
Gün boyu sözlerimi çarpıtıyorlar, Hakkımda hep kötülük tasarlıyorlar.In Dio, di cui lodo la parola, in Dio confido, non avrò timore: che cosa potrà farmi un uomo
Gün boyu sözlerimi çarpıtıyorlar, Hakkımda hep kötülük tasarlıyorlar.Într'una ei îmi ating drepturile, şi n'au decît gînduri rele faţă de mine.
Gün boyu sözlerimi çarpıtıyorlar, Hakkımda hep kötülük tasarlıyorlar.Isten által dicsekedem az õ igéjével; az Istenben bizom, nem félek; ember mit árthatna nékem?
Gün boyu sözlerimi çarpıtıyorlar, Hakkımda hep kötülük tasarlıyorlar.Jumalaan minä luotan ja ylistän hänen sanaansa, Jumalaan minä turvaan enkä pelkää. Mitä liha minulle tekisi?
Gün boyu sözlerimi çarpıtıyorlar, Hakkımda hep kötülük tasarlıyorlar.저희가 종일 내 말을 곡해하며 내게 대한 저희 모든 사상은 사악이라
Gün boyu sözlerimi çarpıtıyorlar, Hakkımda hep kötülük tasarlıyorlar.Op U, mijn God. Ik prijs Uw woord. Ik vertrouw op God en ken geen angst, wat zouden mensen mij kunnen aandoen?
Gün boyu sözlerimi çarpıtıyorlar, Hakkımda hep kötülük tasarlıyorlar.Sepanjang hari musuh mengacaukan perkaraku, terus-menerus mereka berusaha mencelakakan aku
Gün boyu sözlerimi çarpıtıyorlar, Hakkımda hep kötülük tasarlıyorlar.Täglich fechten sie meine Worte an; all ihre Gedanken sind, daß sie mir Übel tun.
Gün boyu sözlerimi çarpıtıyorlar, Hakkımda hep kötülük tasarlıyorlar.Todo el día pervierten mis palabras; contra mí son todos sus pensamientos, para mal
Gün boyu sözlerimi çarpıtıyorlar, Hakkımda hep kötülük tasarlıyorlar.Todos os dias torcem as minhas palavras; todos os seus pensamentos são contra mim para o mal.
Gün boyu sözlerimi çarpıtıyorlar, Hakkımda hep kötülük tasarlıyorlar.Ved Gud priser jeg hans ord; til Gud setter jeg min lit, jeg frykter ikke; hvad skulde kjød kunne gjøre mig?
Gün boyu sözlerimi çarpıtıyorlar, Hakkımda hep kötülük tasarlıyorlar.Ves dan prevračajo moje besede, zoper mene merijo vse njih misli v hudo.
Gün boyu sözlerimi çarpıtıyorlar, Hakkımda hep kötülük tasarlıyorlar.Καθ' εκαστην μεταπλαττουσι τα λογια μου παντες οι διαλογισμοι αυτων ειναι κατ' εμου εις κακον.
Gün boyu sözlerimi çarpıtıyorlar, Hakkımda hep kötülük tasarlıyorlar.Всеки ден изкривяват думите ми; Всичките им помисли са за зло против мене.
Gün boyu sözlerimi çarpıtıyorlar, Hakkımda hep kötülük tasarlıyorlar.כל היום דברי יעצבו עלי כל מחשבתם לרע׃
Gün boyu sözlerimi çarpıtıyorlar, Hakkımda hep kötülük tasarlıyorlar.اليوم كله يحرفون كلامي. عليّ كل افكارهم بالشر.
Gün boyu sözlerimi çarpıtıyorlar, Hakkımda hep kötülük tasarlıyorlar.他 們 終 日 顛 倒 我 的 話 . 他 們 一 切 的 心 思 、 都 是 要 害 我
Gün boyu sözlerimi çarpıtıyorlar, Hakkımda hep kötülük tasarlıyorlar.他 們終日顛倒 我的話 . 他 們一切 的 心思 、 都 是 要 害我
Hakkımda bilmeniz gereken önemli bir şey yok.특별한 점도 없죠.
Hakkımda bilmeniz gereken önemli bir şey yok.Man muss nichts von mir wissen.
Hakkımda bilmeniz gereken önemli bir şey yok.O čem by stálo za to vědět.
Hakkımda bilmeniz gereken önemli bir şey yok.لمعرفة أي شيء عني.
Hakkımda bilmeniz gereken önemli bir şey yok.でもそうなりたい
Hakkımda bilmeniz gereken şey şu: Kaybetmekten nefret ederim.Algo que deben saber sobre mí es que odio perder.
Hakkımda bilmeniz gereken şey şu: Kaybetmekten nefret ederim.En ting du skal vide om mig er at jeg hader at tabe.
Hakkımda bilmeniz gereken şey şu: Kaybetmekten nefret ederim.Il y a une chose que vous devez savoir sur moi : je n'aime pas perdre.
Hakkımda bilmeniz gereken şey şu: Kaybetmekten nefret ederim.여러분이 저에 대해 아셔야할 것은 제가 지는 걸 정말 싫어한다는 것입니다.
Hakkımda bilmeniz gereken şey şu: Kaybetmekten nefret ederim.Một điều bạn phải biết về tôi là tôi ghét khi bị thua cuộc.
Hakkımda bilmeniz gereken şey şu: Kaybetmekten nefret ederim.Nie lubię przegrywać.
Hakkımda bilmeniz gereken şey şu: Kaybetmekten nefret ederim.Satu hal yang kalian harus tahu mengenai saya adalah saya benci kalah.
Hakkımda bilmeniz gereken şey şu: Kaybetmekten nefret ederim.Sie müssen wissen, ich hasse es, zu verlieren.
Hakkımda bilmeniz gereken şey şu: Kaybetmekten nefret ederim.Trebuie să ştiţi că urăsc să pierd.
Hakkımda bilmeniz gereken şey şu: Kaybetmekten nefret ederim.Tudniuk kell rólam, hogy utálok veszíteni.
Hakkımda bilmeniz gereken şey şu: Kaybetmekten nefret ederim.Uma coisa que têm de saber sobre mim é que eu odeio perder.
Hakkımda bilmeniz gereken şey şu: Kaybetmekten nefret ederim.Una cosa cosa che dovete sapere su di me è che odio perdere.
Hakkımda bilmeniz gereken şey şu: Kaybetmekten nefret ederim.Wat jullie van mij moeten weten, is dat ik verliezen haat.
Hakkımda bilmeniz gereken şey şu: Kaybetmekten nefret ederim.Ένα πράγμα που πρέπει να ξέρετε για μένα είναι πως δεν μ'αρέσει να χάνω.