Ana içeriğe geç
Sözlük

hakim ile cümle

hakim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Hakim Tom'u üç bin dolar para cezasına çarptırdı.The judge fined Tom three thousand dollars.
Tom erkeklerin kadınlar üzerinde hakimiyet kurması gerektiğine inanır.Tom believes that men should rule over women.
Hakim Tom'u altı ay hapse mahkum etti.The judge sentenced Tom to six months in jail.
Hakim nerede?Where is the judge?
Büyükbabam bir sulh hakimiydi.My grandfather was a justice of the peace.
Sanık hakim ile romantik biçimde bağlıydı.The accused was romantically linked with the judge.
Tom merhamet için hakime seslendi.Tom appealed to the judge for mercy.
Hakim davanın onun görevinin dışında olduğunu söyledi.The judge said that the case was outside of his jurisdiction.
Hakimin yeni kanıtları duyduğunda kararını değiştireceğini düşünüyor musunuz?Do you think the judge will reverse his decision when he hears the new evidence?
Hakim Tom'u üç yıl hapis cezasına çarptırdı.The judge sentenced Tom to three years imprisonment.
Hakim Tom'u üç yıl hapse mahkûm etti.The judge sentenced Tom to three years in prison.
Döşemede yeşil tonlar hakimdi.Green tints prevail in the upholstery.
Tom suçsuz olduğunu hakime söyledi.Tom told the judge that he was innocent.
Sarhoşken hâkimiyetini kaybeder.He loses self-control when he's drunk.
Hakim, Tom'u susturmak için elini kaldırdı.The judge raised his hand to shush Tom.
Pekala, millet, kendinize hakim olun.All right, everyone, remain calm.
Kısa sürede İngilizceye hakim olmak çok önemli.It is very important to master English in short time.
Kolombiya'da Katolik gelenekleri hakimdir.In Colombia, Catholic customs prevail.
Hakim görevsizlik kararı verdi.The judge declared a mistrial.
Hakim onun lehine karar verdi.The judge ruled in her favor.
İnşallah aklıselim hakim olur.Let's hope that common sense prevails.
Tom gözyaşlarına hakim olamadı.Tom started crying uncontrollably.
Bu otomobilin viraj hakimiyeti güzel.This car handles curves well.
Bölgesel konsey sol kanattan hakimdir.The regional council is dominated by the left wing.
Kendimize hakim olalım.Let's remain calm.
Bir hakim tarafından çağrıldım.I've been summoned by a judge.
Emekli hakim, düzenli olarak fahişeleri ziyaret ederdi.The retired judge used to visit prostitutes regularly.
Hatalı olarak yüzerseniz hakimler sizi diskalifiye edecektir.If you swim incorrectly the judges will disqualify you.
Hakimin onun hakkında ne söylemek zorunda olduğunu göreceğiz.We'll see what the judge has to say about that.
En iyi gözlemciler ve en derin düşünürler her zaman en kibar hakimlerdir.The best observes and the deepest thinkers are always the gentlest judges.
Hakim mahkeme kararını okumaya başladı.The judge started to read the sentence.
Tom bile hakimle tartıştı.Tom even argued with the judge.
Hakim, Tom'a 30 yıl verdi.The judge gave Tom 30 years.
Zaman hakim olacak.Time will be the judge.
Fadıl'a hakim tarafından Leyla ile hiçbir zaman temas kurmaması emredildi.Fadil was ordered by the judge to never have contact with his Layla.
Sami'nin hikâyesi manşetlere hakim oldu.Sami's story dominated the headlines.
Tom sinirlerine hâkim olamıyor.Tom can't seem to control his anger.
Sami, Leyla Bekir cinayetinden dolayı hakim karşısına çıktı.Sami went on trial for the murder of Layla Bakir.
Hakimler davalıya bazı ek sorular soracak.The bench will ask some additioinal questions to the defendant.
Tom köpeğine hâkim olamadı.Tom couldn't control his dog.
Hakime bağırmaya cüret edebildi.He had the nerve to yell at the judge.
Öfkene hakim olmaya çalış.Try to control your rage.
Duygularına hakim olmalısın.You've got to pull yourself together.
En büyük yaşam hedeflerimden biri dünya hakimiyetidir.One of my major life goals is world domination.
Sonraki üç ay için bir belirsizlik hâkimdi.The next three months were a blur.
Odaya sessizlik hâkim olmuştu.A hush fell over the room.
Go karşılıklı mücadele ve alan hakimiyetine dayalı bir oyundur.Go is a game of dispute and conquest of territory.
Hakim mesleği gereği bu hükmü bilmektedir).Guyasuta /ˌɡaɪəˈsuːtə/ (c.
Yeryüzüne hakim olan, onu yöneten odur.He comes to earth to offer Io guidance.
"Hâkim: Bu söz hakaret değil"."Hâkim: Bu söz hakaret değil".
Note 1: Kurallara göre, altı hakimin hepsinin gruplarında dört katılımcı olmalıdır.Note 1: According to the rules, all six judges must have four participants in their groups.
Ve yeryüzüne hâkim kıldı.He leads the Earth(土) Division.
Hakimlerini tanımayı bırakmalıyız; onlar da sadece bizim hakimlerimize tabi olmalılar.We must withdraw recognition from their judges; they should only have our judges.
Zengin ve büyük Kıbrıs adası 1489 yılından beri Venedik hakimiyetindeydi.The large and wealthy island of Cyprus had been under Venetian rule since 1489.
İki hakim iki ayrı ölümü araştırmaya başlarlar.Two different judges begin to investigate the two deaths.
Bursa Hakimiyet.Bursa Hakimiyet.
Dürzilerce "El-Hâkim Ki-Emrillâh" (Allah'ın emriyle Hükmeden) olarak bilinir.It is known as Ahirani as it was spoken by Ahiras.
Mayer, Ağustos 1928'de, kazananları belirlemek için Akademi Merkez Kurulu Hakimleriyle temasa geçti.In August 1928, Mayer contacted the Academy Central Board of Judges to decide winners.
"23 Nisan Millî Hâkimiyet ve Çocuk Bayramı'nın Tarihçesi"."23 Nisan Millî Hâkimiyet ve Çocuk Bayramı'nın Tarihçesi" (akademik yayın).
Bu nedenle, her hâkim, her bir performansı orijinal 10 yerine% 8 oranında artırabilir.Therefore, each judge could boost each performance by 8% instead of the original 10.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod