Ana içeriğe geç
Sözlük

hakikat ile cümle

hakikat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Hakikaten çok ucuz bir biçimde inşa edildi kitaplar için bir otopark olarak.E' effettivamente costruito in modo economico... è un garage per parcheggiare i libri.
Hakikaten çok ucuz bir biçimde inşa edildi kitaplar için bir otopark olarak.É literalmente construído de uma forma económica — é um parque de estacionamento para livros.
Hakikaten çok ucuz bir biçimde inşa edildi kitaplar için bir otopark olarak.Elle est construite de façon très peu onéreuse - c'est un parking pour livres.
Hakikaten çok ucuz bir biçimde inşa edildi kitaplar için bir otopark olarak.Este efectiv construit într-un mod foarte ieftin -- este o parcare pentru cărţi.
Hakikaten çok ucuz bir biçimde inşa edildi kitaplar için bir otopark olarak.Het is werkelijk heel goedkoop gebouwd -- het is een parkeergarage voor boeken.
Hakikaten çok ucuz bir biçimde inşa edildi kitaplar için bir otopark olarak.굉장히 저렴한 방법으로 지어 올려졌죠. 이를테면 책을 위한 주차장이죠.
Hakikaten çok ucuz bir biçimde inşa edildi kitaplar için bir otopark olarak.Se construyó, literalmente, de una manera muy económica es un garage para libros.
Hakikaten çok ucuz bir biçimde inşa edildi kitaplar için bir otopark olarak.Вона дешево обійдеться. Це гараж для книжок.
Hakikaten çok ucuz bir biçimde inşa edildi kitaplar için bir otopark olarak.Тя е буквално построена по много евтин начин... това е паркинг-гараж за книги.
Hakikaten çok ucuz bir biçimde inşa edildi kitaplar için bir otopark olarak.Этот вид строительства реально дешёвый — это гараж для книг.
Hakikaten çok ucuz bir biçimde inşa edildi kitaplar için bir otopark olarak.זה בנוי מילולית בדרך זולה -- זה מגרש חניה לספרים.
Hakikaten çok ucuz bir biçimde inşa edildi kitaplar için bir otopark olarak.والذى بنى حرفيا بطريقة غير مكلفة البتة فهو مرآب للكتب
- Hakikaten dođru söylüyor ođlum.Κουζέυ.
Hakikaten enteresan. gitara ilişkin gerçek dünyadan bildiğimiz, dokunduğumuz, üç boyutlu bir algılamamız var.(М2) Забавно вот что.
Hakikaten inandığım bir şey.Algo en lo que realmente creo.
Hakikaten inandığım bir şey.Coś, w co bardzo wierzę.
Hakikaten inandığım bir şey.E ceva în care am cu adevărat încredere.
Hakikaten inandığım bir şey.Etwas, woran ich wirklich glaube.
Hakikaten inandığım bir şey.Iets wat ik werkelijk geloof.
Hakikaten inandığım bir şey.제가 믿는 그 미래를 말이죠.
Hakikaten inandığım bir şey.Niečo, čomu skutočne verím.
Hakikaten inandığım bir şey.Noget jeg virkelig tror på.
Hakikaten inandığım bir şey.Qualcosa in cui credo fermamente.
Hakikaten inandığım bir şey.Quelque chose en quoi je crois profondément.
Hakikaten inandığım bir şey.Και αυτό είναι κάτι που πραγματικά πιστεύω.
Hakikaten inandığım bir şey.Именно то, во что я искренне верю.
Hakikaten inandığım bir şey.Нещо, което наистина вярвам.
Hakikaten inandığım bir şey.ואני בהחלט מאמינה בו.
Hakikaten inandığım bir şey.الشئ الذي أؤمن فيه بشدة.
Hakikaten inandığım bir şey.マラリア用蚊帳を語らずに 今日の貧困は語れません
Hakikaten kötü varlıklar.A ve skutečnosti zapáchají ještě více.
Hakikaten muazzam bir is cikarmislar.Chiar au făcut o treabă fantastică.
Hakikaten muazzam bir is cikarmislar.Da haben sie wirklich tolle Arbeit geleistet.
Hakikaten muazzam bir is cikarmislar.De har verkligen gjort ett fantastiskt jobb.
Hakikaten muazzam bir is cikarmislar.Eles fizeram realmente um trabalho fantástico.
Hakikaten muazzam bir is cikarmislar.Fantasztikus munkát végeztek.
Hakikaten muazzam bir is cikarmislar.Hanno fatto un lavoro fantastico.
Hakikaten muazzam bir is cikarmislar.He ovat tehneet fantastista työtä.
Hakikaten muazzam bir is cikarmislar.Họ thực sự đã làm những việc không tưởng.
Hakikaten muazzam bir is cikarmislar.Ils ont vraiment fait un travail fantastique.
Hakikaten muazzam bir is cikarmislar.정말 멋지게 잘 만들어 놨더군요.
Hakikaten muazzam bir is cikarmislar.Mereka telah melakukan pekerjaan yang luar biasa.
Hakikaten muazzam bir is cikarmislar.Naprawdę fantastyczna robota.
Hakikaten muazzam bir is cikarmislar.Skutečně odvedli skvělou práci.
Hakikaten muazzam bir is cikarmislar.Zelo so se potrudili.
Hakikaten muazzam bir is cikarmislar.Έκαναν φανταστική δουλειά.
Hakikaten muazzam bir is cikarmislar.Наистина са свършили една фантастична работа.
Hakikaten muazzam bir is cikarmislar.Они действительно проделали отличную работу.
Hakikaten muazzam bir is cikarmislar.הם עשו עבודה נהדרת.
Hakikaten muazzam bir is cikarmislar.لقد قاموا حقا بعمل رائع.
Hakikaten muazzam bir is cikarmislar.ケンタッキー州にいながらにして
Hakikaten muazzam bir is cikarmislar.他們真的做得很好。
Hakikaten, nasıl yaratıcı olabildiğimize dair çok az şey biliyoruz.En verdad, sabemos muy poco sobre nuestra capacidad creativa.
Hakikaten, nasıl yaratıcı olabildiğimize dair çok az şey biliyoruz.Faktycznie, niewiele wiemy w jaki sposób jesteśmy w stanie być kreatywni.
Hakikaten, nasıl yaratıcı olabildiğimize dair çok az şey biliyoruz.Intr-adevar stim foarte putin despre cum putem fi creativi.
Hakikaten, nasıl yaratıcı olabildiğimize dair çok az şey biliyoruz.In verità, sappiamo ben poco su come riusciamo ad essere creativi.
Hakikaten, nasıl yaratıcı olabildiğimize dair çok az şey biliyoruz.진짜, 우리는 우리가 어떻게 창조적이 될 수 있는가에 대해 거의 알지 못합니다.
Hakikaten, nasıl yaratıcı olabildiğimize dair çok az şey biliyoruz.Popravde, vieme veľmi málo o tom, ako sme schopní tvorivosti.
Hakikaten, nasıl yaratıcı olabildiğimize dair çok az şey biliyoruz.Sabemos muito pouco sobre como somos capazes de ser criativos.
Hakikaten, nasıl yaratıcı olabildiğimize dair çok az şey biliyoruz.Tényleg, nagyon keveset tudunk arról, hogy miként is vagyunk képesek a kreativitásra.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod