hak ile cümle
hak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Beklenenin tersine sen haklıydın.You were right after all.
Sonuç olarak sen haklıydın.You were right after all.
Bu sonuç hakkında her şeyi unutalım.Let's forget everything about that conclusion.
Sağlığınız hakkında çok dikkatli olamazsınız.You cannot be too careful about your health.
Sağlığın hakkında dikkatli olmalısın.You should be careful about your health.
Sağlığın hakkında bir doktora danışsan iyi olur.You had better consult a doctor about your health.
Kenji Hindistan yolculuğu hakkında arkadaşlarına bir hikaye anlattı.Kenji told his friends a story about his trip to India.
Mevcut kabine hakkında ne düşünüyorsun?What do you think of the present cabinet?
Hakikati metanetle karşılaman iktiza eder.You should face up to the reality.
Modern sanat hakkında ne düşünüyorsunuz?What do you think of modern art?
Söylemeye gerek yok, o haklıdır.Needless to say, he is right.
Elbette, o haklıdır.Needless to say, he is right.
Bir bireyin hakları ve sorumlulukları vardır.An individual has rights and responsibilities.
Bireyin hakları özgür bir toplumda en önemli haklardır.The rights of the individual are the most important rights in a free society.
Eski Yunanlar güneş sistemi hakkında bizim bildiğimiz kadar çok şey biliyorlardı.The ancient Greeks knew as much about the solar system as we do.
Son zamanlarda eski Çin hakkında yeni gerçekler gün ışığına çıktı.New facts about ancient China have recently come to light.
Onların arkalarından insanlar hakkında konuşma.Don't talk about people behind their backs.
Bana ailen hakkında bir şey söyle.Tell me something about your family.
Onun hakkında biliyorsun, değil mi?You know about that, don't you?
Yiyecek hakkında bu kadar seçici olmamalısın.You shouldn't be so picky about food.
Herkesin mutluluk arama hakkı vardır.Everybody has the right to seek happiness.
Ben onun hakkında düşünmek istiyorum.I want to think about it.
Onun hakkında düşüneceğim ve sana geri döneceğim.I'll think about it and get back to you.
Onun hakkında düşünmek zorunda kalacağım.I'll have to think about it.
Onun hakkında ne kadar çok düşünürse onu o kadar az severdi.The more she thought about it, the less she liked it.
Konferansçı genel olarak Amerikan edebiyatı ve özellikle Faulkner hakkında konuştu.The lecturer spoke generally about American literature and specifically about Faulkner.
Bu sefer ben haklıyım.I am right for once.
George yeni işi hakkında çok hevesli.George is very enthusiastic about his new job.
Bugün herkes eğitimi herkes için bir hak olarak görüyor.Today everyone regards education as a right for all.
Bugün hakkında düşünülecek birçok toplumsal sorunlarımız vardır.We have a lot of social problems to think about today.
Bugün bir hakem olmak kolay değildir.It is not easy to be an umpire today.
Bugün genç insanlar hakkında ne düşünüyorsun?What do you think about young people today?
Bu akşam dışarıda yeme hakkında ne düşünüyorsun?What do you think about eating out tonight?
Bay Sato bana seçim hakkında birçok soru sordu.Mr. Sato asked me many questions about the election.
Sıkıntılar hakkında şu an endişelenmenize gerek yoktur.There is no need to worry about shortages for the moment.
Karım her zaman bir şey hakkında şikâyet ediyor.My wife is always complaining about something.
Yaptığın hakkında endişe etme.Don't worry about what you've done.
Hakim tutuklunun suçsuz olduğuna karar verdi.The judge concluded that the prisoner was innocent.
Hakim davacı aleyhine karar verdi.The judge decided against the plaintiff.
Hakim onu beş yıllık bir hapis cezasına çarptırdı.The judge sentenced him to a jail term of five years.
Hakim kısa sürede davayı tamamladı.The judge disposed of the case in short order.
Eseriniz hakkında endişelenmeyin.Don't worry about your work.
İşiniz hakkında endişelenmeyin.Don't worry about your work.
Çocuklarım hakkında düşünüyorum.I am thinking about my children.
Çocuklar her şey hakkında meraklılar.Children are curious about everything.
Yönetici ekstra tatil hakkında bir genelge çıkardı.The manager put up a notice about the extra holiday.
Ben onun hakkında tamamen tesadüfen öğrendim.I only found out about it purely by accident.
Senin hakkında nasıl endişeli olduğumu anlamazsın.You don't understand how worried I was about you.
Mary hakkındaki sevdiğim şey onun güçlü karakterdir.What I like about Mary is her strong character.
Sana haklı olduğumu göstereceğim.I'll show you that I am right.
Senin haklı olduğun inancındayım.My belief is that you are right.
Benim haklı olduğumu göreceksiniz.You will see that I am right.
Benim haklı olduğum ortaya çıktı.It turned out that I was right.
Hepimiz sağlığınız hakkında endişeliyiz.We are all anxious about your health.
Kaleler ve krallar hakkında konuştuk.We talked about cabbages and kings.
Bu kararlara dahil olma hakkımız olduğu için buradayız.We are here because we have a right to be involved in these decisions.
İstediğimiz yerde yaşama hakkımız var.We have a right to live wherever we want to.
Sınıfımız Hakone'ye bir geziye çıktı.Our class went on an excursion to Hakone.
Okulumuz hakkındaki bir makale, gazeteye çıktı.An article about our school appeared in the newspaper.
Seyahatiniz hakkında haber almayı dört gözle bekliyoruz.We are looking forward to hearing about your trip.