hak ile cümle

hak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Kendileri hakkında konuşan insanlar beni her zaman sıkar.People who talk about themselves all the time bore me.
Davranışını nasıl haklı gösterebilirsin?How can you justify your behavior?
Onun hakkında hiçbir şey bilmiyorum.I know nothing about it.
İyi bir büyücü olmak istediğim hakkında çok ciddiyim.I'm very serious about wanting to be a good magician.
Bir bilim adamı, insan hakları hakkında harika bir konuşma yaptı.A scholar made an excellent speech about human rights.
Bir bakıma haklısın ama hâlâ şüphelerim var.In a way you are right, but I still have doubts.
Bir bakıma, haklısın.In a sense, you are right.
Bir İngiliz hakkında ilginç bir hikaye var.There is a curious story about an Englishman.
Amerikalılar silah taşıma hakkına sahiptir.Americans have the right to bear arms.
Amerikalı kadınların oy verme hakkı yoktu.American women didn't have the right to vote.
ABD'de din özgürlüğü Haklar Bildirisinin teminatlarından biridir.In the U.S., freedom of religion is one of the guarantees of the Bill of Rights.
Apollo programı uzay hakkındaki bilgimizi büyük ölçüde ilerletti.The Apollo program greatly advanced our knowledge of space.
O benim hakkımda titizdi.He was critical of me.
O film hakkında ne düşündün?How did you like that movie?
O film hakkında en iyi hatırladığım son sahnesiydi.What I remember most about that movie is the last scene.
Grup, yaklaşmakta olan parti hakkında konuşmak için bir boğa oturumu planlıyordu.The group was planning a bull session to talk about the upcoming party.
Bir bakıma, o klübe katılmayı reddetmekte haklısın.In a sense you are right in refusing to join that club.
Diğer insanların işlerine karışmaya hakkın yoktur.You have no right to interfere in other people's affairs.
Haklı olduğuma yakında ikna olacaksın.You will soon be convinced that I am right.
Ne hakkında endişe ediyorsun?What are you worrying about?
Kesinlikle haklısın.You are absolutely right.
Sanki yaşlı bir adammış gibi, niçin onun hakkında konuşuyorsun?Why do you talk about him as if he were an old man?
Hakone'de ne kadar kalacaksın?How long will you stay in Hakone?
Haklı olabilirsin, ama bizim çok az farklı bir görüşümüz var.You may be right, but we have a slightly different opinion.
Konu hakkında onunla konuşmalısın.You must talk with him about the matter.
Sana adın hakkında bazı sorular sorabilir miyim?May I ask you some questions about your name?
Çaban övgüyü hak ediyor.Your effort deserves praise.
Terfinin zamanında ve haklı olduğundan eminim.I am sure your promotion was timely and well deserved.
Bana ülken hakkında bir şey söyle.Tell me something about your country.
Ne hakkında konuştuğunu anlamıyorum.I don't understand what you are talking about.
Sanırım sen haklısın, Jane.I guess you're right, Jane.
Belki de haklısınız.Maybe you're right.
Onun hakkında haklı olabilirsin.You may be right about that.
Haklı olabilirsiniz sanırım.You could be right, I suppose.
Seni haklarından mahrum etmeye çalışmıyorum.I'm not trying to deprive you of your rights.
Planın hakkında bana her şeyi anlat.Tell me all about your plan.
Okul hayatın hakkında daha çok şey bilmek istiyorum.I want to know more about your school life.
Bana okulun hakkında bir şey söyler misin?Could you tell me something about your school?
Lütfen evin hakkında yaz.Please write about your home.
Karı sana onun hakkında her şeyi anlatmalı.Your wife ought to tell you all about it.
Senin hakkında duydum.I've heard about you.
Senin hakkında sık sık duydum.I've often heard about you.
Bir anlamda haklısın.You're right in a sense.
Gerçeği bilme hakkına sahipsin.You have the right to the truth.
Oraya gitmeye hakkınız yok.You have no right to go there.
Yaşamın hakkında düşünmen gereklidir.It is necessary for you to think about your life.
Ya sen ya da ben haklıyım.Either you or I am right.
Sen ne dersen de ben haklı olduğuma ikna oldum.No matter what you say, I am convinced that I am right.
Seninle dünyevi şeyler hakkında konuştum.I have spoken to you of earthy things.
Mesele hakkında bir şey bilmemen tuhaf.It is strange that you should know nothing about the matter.
On yıl içinde onun hakkında çok şey öğrenmiş olacağımı umuyorum.I hope I'll have learned a great deal about it in ten years.
Onların planları hakkında bir şey bildiğini inkar etti.He denied knowing anything about their plans.
"O haklı mı?" "Ben öyle düşünmüyorum.""Is he right?" "I don't think so."
"Belediye başkanlığı seçimi hakkında ne düşünüyorsun?" "Bilmiyorum.""What do you think of the election for mayor?" "I don't know."
Hakiki kadınların kıvrımları vardır.Real women have curves.
Dedektif olay hakkında binlerce insanı tam olarak sorguladı.The detective questioned literally thousands of people about the incident.
Başkalarının hakkında asla kötü konuşma.Never speak ill of others.
Başkaları hakkında asla kötü konuşma.Never speak ill of others.
Bir formül çok uygundur, çünkü onun hakkında düşünmene gerek yoktur.A formula is very convenient, because you need not think about it.
Sonuçlar hakkında endişelenmeyin.Don't worry about the results.

İlgili Sayfalar