Lütfen benim hakkımda endişelenme.Please don't worry about me.
Paramı hak etmiyorlar.They don't deserve my money.
Ölmeyi hak etmiyorlar.They don't deserve to die.
Onun hakkında üzgünüm.I'm sorry about that.
Din hakkında konuşmak istiyorlar.They want to talk about religion.
Hobisi hakkında konuşurken ciddidir.She is serious when she talks about her hobby.
Onun hakkında düşünmedik.We didn't think of that.
Ne yaptığım hakkında hiçbir fikrim yok.I have no idea what I'm doing.
Yaşamayı hak etmiyorsun.You don't deserve to live.
Yaşamayı haketmiyorsunuz.You don't deserve to live.
Hakkın yok.You don't have the right.
Sana hakaret etmek istemedim.I didn't want to insult you.
Benim ailem hakkında konuşma.Don't talk about my family.
Bana konuşma hakkında sorma.Don't ask me about the speech.
Onun hakkında o kadar emin olmayın.Don't be so sure about that.
Tom hakkında o şekilde konuşma.Don't talk about Tom that way.
Kendin hakkında böyle konuşma.Don't talk about yourself like that.
Benimle din hakkında konuşma.Don't talk to me about religion.
Benimle iş hakkında konuşma.Don't talk to me about work.
Yaptığım hakkında endişelenme.Don't worry about what I did.
Onun hakkında ben bile düşünmedim.I didn't even think about that.
Tom hakkında çok şey bilmiyordum.I didn't know much about Tom.
Ben bile onun hakkında düşünmedim.I didn't even think about it.
Onun hakkında bir şey düşünmedim.I didn't think anything of it.
Ben zaten onun hakkında daha iyi hissederim.I already feel better about that.
Tom hakkında çevreme sordum.I asked around about Tom.
Senin hakkında etrafa sordum.I asked around about you.
O kendisi hakkında konuşmayı sever.She likes to talk about herself.
Ben senin bunun hakkında bazı bilgilere sahip olduğunu farzederim.I assume you have some information about this.
Sanırım bilgisayar programlama hakkında birazcık biliyorsun.I assume you know a little about computer programming.
Bunun ne hakkında olduğunu bildiğini varsayıyorum.I assume you know what this is about.
Sanırım bana Tom hakkında soru sormak için buradasın.I assume you're here to ask me about Tom.
Sanırım Tom hakkında konuşuyorsun.I assume you're talking about Tom.
Sanırım dün burada ne olduğu hakkında duydun.I assume you've heard about what happened here yesterday.
Ne hakkında konuştuğumuzu Tom'un anladığını sanıyordum.I assumed Tom understood what we were talking about.
Onun hakkında düşünmek için neredeyse zamanım yoktu.I barely had time to think about it.
Haklı olduğuna inanıyorum.I believe you're right.
Onların Tom hakkında çok şey söylediğine eminim.I bet they said a lot of things about Tom.
Haklı olduğuna eminim.I bet you're right.
O, siyaset hakkında konuşmayı sever.He loves talking about politics.
Tom hakkında konuşmaya geldim.I came to talk about Tom.
Tom'la Mary hakkında konuşmaya geldim.I came to talk to Tom about Mary.
Seninle Tom hakkında konuşmaya geldim.I came to talk to you about Tom.
Onlar siyaset hakkında konuştular.They talked about politics.
Şimdi haksız olduğumu görebiliyorum.I can see now I was wrong.
Bunun hakkında konuştuğumuza inanamıyorum.I can't believe we're talking about this.
Onun hakkında ben bile düşünemiyorum.I can't even think about it.
Onun hakkında konuşamam.I can't talk about it.
Şimdi bunun hakkında konuşamam.I can't talk about this now.
Artık bunun hakkında düşünemiyorum.I can't think about this now.
Şimdi onun hakkında düşünemem.I can't think about this right now.
Bu bir iltifat mı yoksa hakaret mi?Is it a compliment or an insult?
Ben neredeyse haklıydım.I was almost right.
Bunun hakkında suçlu hissettim.I felt guilty about it.
Televizyonda ne zaman Jules Verne hakkında bir film izleyebilirim?When can I see a movie about Jules Verne on TV?
Akşam yemeği hakkında fikrimi değiştirdim.Şu anda gerçekten aç değilim.I changed my mind about dinner. I'm not really hungry right now.
Onun haklı olduğunu kabul ettim.I admitted that he was right.
Onun haklı olduğunu itiraf ettim.I admitted that she was right.
Onun hakkında hiç kanıt yok.There’s no proof of that.
Bir açıklamayı hak ediyorum.I deserve an explanation.