Gerçekten bunun hakkında konuşmak istemiyorsun, değil mi?You don't really want to talk about this, do you?
Eski erkek arkadaşların hakkında bir şey duymak istemiyorum.I don't want to hear about all your ex-boyfriends.
Dün ne yaptığın hakkında duymak istemiyorum.I don't want to hear about what you did yesterday.
Ben kişisel sorunların hakkında duymak istemiyorum.I don't want to hear about your personal problems.
Tom artık açıkça onun hakkında konuşmak istemiyor.Tom clearly doesn't want to talk about it anymore.
Ne olabileceği hakkında ben bile düşünmek istemiyorum.I don't even want to think about what could happen.
Ne olabildiği hakkında düşünmek istemiyorum.I don't want to think about what could've happened.
Bu şey hakkında konuşmak istemediğini düşündüm.I thought you didn't want to talk about this stuff.
Bu konu hakkında konuşmak istemeyeceğini sanmıştım.I thought you didn't want to talk about this stuff.
Tom'un biyolojik ebeveynleri hakkında daha fazla bilmek istiyor.I want to know more about Tom's biological parents.
Onu her kim yaptıysa onun hakkında öğrenmemizi istemiyordu.Whoever did it didn't want us to find out about it.
Bu mesele hakkında konuşmak istemediğini düşündüm.I thought you didn't want to talk about this matter.
Tom hakkında bildiğin her şeyi bana söylemeni istiyorum.I want you to tell me everything you know about Tom.
Herhangi bir şey hakkında endişelenmeni istemiyorum.I don't want you to worry about anything.
Boston'a yolculuğun hakkında her şeyi duymak istiyorum.I want to hear all about your trip to Boston.
Tom'un gerçekten sizin hakkınızda ne düşündüğünü bilmek istemiyor musun?Don't you want to know what Tom really thinks of you?
Tom'un bu sabah yaptığı hakkında duymak istemiyorum.I don't want to hear about what Tom did this morning.
Mary ile ilişkim hakkında konuşmak istemiyorum.I don't want to talk about my relationship with Mary.
Onun hakkında bildiğin her şeyi bana söylemeni istiyorum.I want you to tell me everything you know about that.
Ne olduğu hakkında seninle konuşmak istedim.I wanted to have a word with you about what happened.
Tom hiç kimsenin Mary hakkında sorular sormasını istemiyor.Tom doesn't want anybody asking questions about Mary.
Tom artık bunun hakkında tartışmak istemiyor.Tom says he doesn't want to argue about this anymore.
İstemiyorsan onun hakkında konuşmak zorunda değilsin.You don't have to talk about it if you don't want to.
O, Çin hakkında birçok kitap yazdı.He has written many books about China.
Bence ben hayat cümlesi yerine bir aşk cümlesini hak ediyorum.In my opinion I deserve a love sentence instead of a life sentence.
Öğrenci, "Öğretmen ne hakkında konuştu?" diye sordu."What did the teacher talk about?" asked the student.
Biz birkaç konu hakkında konuştuk.We spoke of several issues.
Tom onun ve Mary'nin hakkında öğrenmek için birini istemiyordu.Tom didn't want anybody to find out about him and Mary.
Bunun hakkında biraz daha düşünmek isteyebilirsin.You might want to think about this a little bit longer.
Hakkında gerçekten duymak istediğim şey Tom'un yeni kız arkadaşı.What I really want to hear about is Tom's new girlfriend.
Ne olacağı hakkında Tom'la konuşmamı ister misin?Do you want me to talk to Tom about what's going to happen?
Hala Tom hakkında sana sormak istediğim bir sürü sorum var.I still have a lot of questions I want to ask you about Tom.
Dün ne olduğu hakkında seninle konuşmak isterim.I'd like to have a word with you about what happened yesterday.
Yılın hangi zamanında evlenmek istediğin hakkında düşündün mü?Have you thought about what time of year you want to get married?
Ne olduğu hakkında bildiğin her şeyi bana söylemeni istiyorum.I want you to tell me everything you know about what's happening.
Tom gerçekten bunun hakkında konuşmak istemiyor, ama onun hiçbir seçeneği yok.Tom doesn't really want to talk about this, but he has no choice.
Dün Tom'un Mary hakkında söylediği şeylere inanmak istemedim.I didn't want to believe the things Tom said about Mary yesterday.
Biz sonuçları hakkında düşünmeden bir şey yapmak istemiyoruz.We don't want to do anything without thinking about the consequences.
Tom bunu kabul etmek istemiyor ama o yarınki dans hakkında heyecanlı.Tom doesn't want to admit it, but he's excited about tomorrow's dance.
Benim hakkımda istediğine inanabilirsin ama bu onun doğru olduğu anlamına gelmez.You can believe what you want to about me, but that doesn't mean it's true.
Vurulma hakkında endişe etmeden bu caddede yürüyebilmeyi istiyorum.I want to be able to walk down this street without worrying about getting shot.
Hâlâ Tom ile olan ilişkiniz hakkında size sormak istediğim birçok sorum var.I still have a lot of questions I want to ask you about your relationship with Tom.
İkinizin benim hakkımda konuşmanızı istemiyorum.I don't want you two talking about me.
Tom hakkındaki ilk izlenimimi bilmek ister misin?Do you want to know my first impression of Tom?
Olanlar hakkında konuşmak istemediğini biliyorum.I know you don't want to talk about what happened.
Mutlu olmayı hak ediyoruz.We deserve to be happy.
Tom bunun hakkında mutlu mu?Is Tom happy about this?
Mutlu olmayı hak ediyorsun.You deserve to be happy.
Bunun hakkında mutlu musun?Are you happy about this?
Bunun hakkında mutlu değilim.I'm not happy about this.
Tom mutlu olmayı hak ediyor.Tom deserves to be happy.
Onun hakkında mutlu görünüyorsun.You sound happy about it.
Tom onun hakkında mutlu değil.Tom is not happy about it.
Mutlu olmaya hakkım var.I have a right to be happy.
Tom bunun hakkında mutlu değil.Tom isn't happy about this.
Ne hakkında çok mutlusun?What're you so happy about?
Onun hakkında çok mutlu görünme.Don't look so happy about it.
Tom onun hakkında çok mutlu değil.Tom isn't too happy about it.
Bu kadar mutlu olmayı hak etmiyorum.I don't deserve to be so happy.
Onun hakkında tam olarak mutlu değilim.I'm not exactly happy about it.