Onun hakkında düşünmeyi durduramıyorum.I can't stop thinking about it.
Tom hakkında düşünmeyi durduramıyorum.I can't stop thinking about Tom.
Ne olduğu hakkında düşünmeden duramıyorum.I can't stop thinking about what happened.
Tom'la herhangi bir şey hakkında konuşamam.I can't talk to Tom about anything.
Artık onun hakkında sana söyleyemem.I can't tell you any more about it.
Senin hakkında kaç kere düşündüğümü sana söyleyemem.I can't tell you how many times I've thought about you.
Ben sana bunun tamamı hakkında nasıl üzgün olduğumu anlatamam.I can't tell you how sad I am about all this.
Başka bir şey hakkında düşünemiyorum.I can't think about anything else.
Şimdi onun hakkında düşünemeyiz.We can't think about that now.
Şu anda onun hakkında endişelenemeyiz.We can't worry about that right now.
Onun hakkında sadece birkaç gün önce öğrendim.I only found out about that a few days ago.
Birkaç dakika önce onun hakkında sadece ben kendim duydum.I only heard about it myself a couple of minutes ago.
Ben bunları sadece satarım. Onlar hakkında herhangi bir şey bilmiyorum.I only sell these. I don't know anything about them.
Tom hakkında ne yapmak istiyorsun?What do you want to do about Tom?
Bunun bir iltifat mı yoksa bir hakaret mi olduğundan emin değilim.I'm not sure if it's a compliment or an insult.
Senin bu caddede durma hakkın yok.You have no right to stop at this street.
Ne dediğiniz hakkında çok düşündüm.I thought a lot about what you said.
Bu geçen ay senin hakkında çok şey düşündüm.I thought a lot about you this past month.
Onun hakkında bir ya da iki hafta düşündüm.I thought about it for about a week or two.
Ben ne meydana geldiği hakkında Tom'a anlatmayı düşündüm.I thought about telling Tom about what happened.
Söylediğin hakkında düşündüm.I thought about what you said.
Senin hakkında çok düşündüm.I thought about you a lot.
Burada olma hakkına sahip olduğumu düşündüm.I thought I had the right to be here.
İstediğim kişiyi işten atmakta haklı olduğumu düşündüm.I thought I had the right to fire anyone I wanted to.
Oy verme hakkım olduğunu sanıyordum.I thought I had the right to vote.
Bunun hakkında açık olduğumu düşündüm.I thought I was clear about this.
Tom hakkındaki duygularımı gayet açık belirttiğimi düşündüm.I thought I'd made my feelings about Tom perfectly clear.
Onun hakkında Tom'la konuşmaya gitmenin bir hata olduğunu düşündüm.I thought it was a mistake to go talk to Tom about that.
Tom'un zaten onun hakkında bildiğini düşündüm.I thought Tom already knew about that.
Ben Tom'un sana benim hakkımda anlattığını düşündüm.I thought Tom told you about me.
Tom'un onun hakkında bilmek isteyeceğini düşündüm.I thought Tom would want to know about that.
Lakros hakkında bir şey bilmediğini düşündüm.I thought you didn't know anything about lacrosse.
Senin beyzbol hakkında konuşmaktan keyif aldığını düşündüm.I thought you enjoyed talking about baseball.
Onun hakkında konuşmak isteyebileceğini düşündüm.I thought you might want to talk about it.
Senin onun hakkında konuşmak istemediğini söylediğini düşündüm.I thought you said you didn't want to talk about it.
Onun hakkında bir şey yapacağını düşündüm.I thought you were going to do something about that.
Bunun hakkında Tom'la konuşacağını düşündüm.I thought you were going to talk to Tom about it.
Haklı olduğunu düşünüyordum.I thought you were right.
Tom, bu gemi hakkında bir kitap okuduğunu söyledi.Tom said he read a book about this ship.
Bu gemide olma hakkına sahipsin.I have a right to be on this ship.
O, Sri Lanka hakkında yazıyor.She writes about Sri Lanka.
Kendi görüş hakkınız yok!You do not have a right to your own opinion!
Senin arkadaşlığını hak etmiyorum.I don't deserve your friendship.
Arkadaşlığınızı hak etmiyorum.I don't deserve your friendship.
Sabah konuşamaz mıyız bunun hakkında?Can't we talk about it in the morning?
Sana Tom hakkında soru sormam gerekiyor.I need to ask you about Tom.
Ben aslında onun hakkında çok heyecanlıyım.I'm actually very excited about that.
O, onun hakkında nasıl hissettiğini biliyor mu?Does he know how she feels about him?
O bunun hakkında düşünmek istemiyordu.He didn't want to think about it.
O, onun hakkında düşünmek istemiyordu.She didn't want to think about it.
Bu temel bir insan hakkıdır.It's a basic human right.
Onun hakkında hâlâ kötü hissediyorum.I still feel bad about it.
O, onun hakkında hiç konuşmadı.She never talked about it.
O onun hakkında konuşmak istemiyor.He doesn't want to talk about it.
Tom'un kendine hakim olma sorunu var.Tom has trouble keeping his temper.
Tom'un bazen kendine hakim olma sorunu var.Tom sometimes has trouble keeping his balance.
Hak ettiğini buldu.She got what she deserved.
Hak ettiğini aldı.He got what he deserved.
Hak ettiğini aldın.You got what you deserved.
O bu konu hakkında konuşmamı istemiyor.She doesn't want me to speak about this matter.