Ana içeriğe geç
Sözlük

hak ile cümle

hak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Kadınlara oy hakkı verildi.Women were given the right to vote.
O, müzik hakkında konuştu.He talked about music.
Amerikan askerleri haklı olduklarını iddia ettiler.The American troops held their ground.
Afrikalı Amerikalılar sivil haklar için gösteri yaptılar.African Americans demonstrated for civil rights.
Hiç kimse bu konu hakkında konuşmak istemedi.No one wanted to talk about it.
Hiç kimse bu adamlara hakaret etmek istemedi.No one wanted to insult these men.
Lincoln'a demokrasi hakkında konuşması tavsiye edildi.Lincoln was advised to talk about democracy.
Benim de konuşma hakkım var.I have the right to speak, too.
Herkes o konu hakkında konuştu.Everyone talked about it.
Birisi Texsas hakkında soru sordu.Someone asked about Texas.
Kennedy konu hakkında konuştu.Kennedy spoke about the issue.
Ebeveynler gelecek hakkında umutluydu.Parents were hopeful about the future.
Onun hakkında şarkılar ve şiirler yazıldı.Songs and poems were written about him.
Wilson muhtemelen bu konuda haklıydı.Wilson probably was correct about this.
Öyle yapmak için yasal hakkım olmadığına inanıyorum.I believe I have no legal right to do so.
Birçok türküler toplumsal problemler hakkındaydı.Many folk songs were about social problems.
Bir gazete operasyon hakkında bir hikaye yazdı.A newspaper printed a story about the operation.
Hakim Scopes'i yasayı ihlal etmekle suçlu buldu.The judge found Scopes guilty of breaking the law.
O hiç yaşadığı sorunlar hakkında sana güvendi mi?Did she ever confide in you about the problems she was having?
Neyin doğru ve neyin yanlış olduğu hakkında tartışmanın bir anlamı yok.There's no point arguing about what's true and what's false.
Sınavda başarısız olarak hakettiğin cezayı gördün,sınava hiç çalışmadın.It serves you right that you failed your exam. You didn't study for it at all.
Kış hakkındaki en kötü şey kardır.The worst thing about winter is the snow.
Hakata buradan ne kadar uzaklıkta?How far is Hakata from here?
Bana bunun hakkında bir tek şey söylemedin.You never told me a single thing about this.
Ona onun hakkında bir şey söylememek daha iyi.It's better not to say anything about her to him.
Kız hakkındaki hikâye, haberlerdeydi.The story about the girl was in the news.
Kızın hakkındaki öykü, haberlerdeydi.The story about the girl was in the news.
Bunun hakkında sizinle konuşmak istedim.I wanted to speak with you about this.
Bunun hakkında seninle konuşmak istedim.I wanted to speak with you about this.
Başarın hakkında endişeleniyorum.I'm worrying about your success.
Bir arkadaşım hakkında gerçekten endişe duyuyorum.I am really worried about a friend.
Bunun hakkında şimdi konuşmamız gerekmiyor.We don't have to talk about this now.
Ben senin baban hakkında gerçekten mutluyum.I'm really happy about your father.
Politika hakkında yaptığımız konuşmadan gerçekten hoşlandım.I really enjoyed the talk we had about politics.
Annem hakkında bir şeyden bahsettin.You mentioned something about my mother.
Küresel ısınma hakkında söylediklerini etkileyici buldum.I found it fascinating what you were saying about global warming.
Biz insan hakları konusunda kısa bir tartışma yaptık.We had a brief discussion about human rights.
Kabul etmeliyim, haklısın.I must admit, you're right.
O hakkında bir şey bilmediğim bir konudur.That's a subject I know nothing about.
Senin hakkında referanslar talep edeceğim.I will request references about you.
The Sacramento Chronicle sık sık o yaşlı avcı hakkında yazar.The Sacramento Chronicle writes frequently about that old trapper.
Ciddi olarak, ne hakkında konuşuyoruz?What are we talking about, seriously?
Baban hakkında nasıl hissediyorsun?How do you feel about your father?
Kitabım hakkındaki görüşünüz nedir?What's your take on my book?
Onun hakkında hiçbir şey tamam değil miydi?Was nothing done about that?
Kocasının ölümü hakkında konuşmak için cesareti yoktu.She didn't have the courage to talk about her husband's death.
Ve feminizm, sen feminizm hakkında ne düşünüyorsun?And feminism, what do you think about feminism?
Haklarımı savunmak istemeyen bir ülkede yaşamak istemiyorum.I don't want to live in a country that doesn't want to defend my rights.
Pakistan istihbaratı gerçekten teröristin nerede olduğu hakkında bir şey biliyor muydu?Did Pakistani intelligence really know nothing about the terrorist's whereabouts?
Her ülke hak ettiği şekilde yönetilir.Every country has the government it deserves.
Her ülkenin hak ettiği yönetimi vardır.Every country has the government it deserves.
Yaptığın yolculuk hakkındaki her şeyi bana anlat.Tell me all about the trip you've made.
O gün senin hakkında konuşuyorduk.We were talking about you that day.
Bunun hakkında emin değilim.I'm not sure about this.
O, ona ne yapacağı hakkında nasihat etti.She advised him about what to do.
O onun hakkında her zaman güzel şeyler söyler, özellikle o etrafta olduğunda.She always says nice things about him, especially when he's around.
O, onun hakkında her zaman hoş şeyler söyler.She always says nice things about him.
O, para hakkında onunla tartıştı.She argued with him about money.
O, onunla çocuklarının eğitimi hakkında tartıştı.She argued with him about their children's education.
O, onun hakkında bir şey bilmediğini iddia ediyor fakat ona inanmıyorum.She claims that she knows nothing about him, but I don't believe her.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod