hak ile cümle
hak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Azınlık haklarını korumalıyız.We have to stand up for minority rights.
Kaza hakkında yakın analiz yapmak zorundayız.We have to make a close analysis of the accident.
Kazanın sebepleri hakkında yakın analiz yapmalıyız.We must make a close analysis of the causes of the accident.
Biz harcamaları kesme hakkında tüm olası yollarını araştırdık.We explored all possible ways of cutting expenditures.
Bunun hakkında onunla alay ettik.We made fun of him about this.
Birçok konu hakkında konuştuk.We spoke about many subjects.
Her zaman haklarımız için ayağa kalkmalıyız.We must always stand up for our rights.
Hakiki uyruğumuz insanoğludur.Our true nationality is mankind.
Hatam hakkında kötü hissediyorum.I feel terrible about my mistake.
Geçmiş hakkında üzülme.Don't worry about the past.
Yangının nedeni hakkında çok şüphe yoktur.There is not much doubt about the cause of the fire.
Ailen hakkında soru sorabilir miyim?May I ask about your family?
Kato ona Amerika Birleşik Devletleri hakkında birçok soru sordu.Kato asked him many questions about the United States.
İndirime hak kazanmak için ne kadar erken rezervasyon yapmalıyım?How early do I have to make a reservation to qualify for the discount?
Trenimiz Hakata'ya ne zaman varıyor?What time is our train arriving at Hakata?
Ne hakkında endişelisin?What are you concerned about?
Ne yazacağımız hakkında saatlerce tartıştık.We disputed for hours about what to write.
Ne hakkında düşünüyorsun?What are you thinking about?
Ne yapacağım hakkında düşünmeliyim.I must think about what to do.
Biz ne hakkında konuşuyorduk?What were we talking about?
Hakkında konuşacağımız bir şey olmalı.There should be something for us to talk about.
Benim hakkımda endişe etmeyin.Don't worry about me.
Onun görüşleri hakkında onun ağzını aradım.I sounded him out about his views.
İngilizceye hakim olmak zordur.To master English is hard.
İngilizceye hakim olmak istiyorum.I'd like to master English.
Başkaları hakkında arkalarından kötü konuşmamalıyız.We must not speak ill of others behind their backs.
Ben senin iyi şansın hakkında mutluyum.I am happy about your good luck.
Onun yokluğunda onun hakkında kötü konuşma.Don't speak badly of him in his absence.
Bir yıl ya da benzer sürede İngilizceye hakim olmak imkansızdır.It is impossible to master English in a year or so.
Her şey hakkında söyleyecek bir şeyin var, değil mi?You have something to say about everything, don't you?
Doktor onu sigara içmenin tehlikeleri hakkında uyardı.The doctor warned him of the dangers of smoking.
Doktor muayene odasına geldi ve onun sorunu hakkında soru sordu.The doctor came into the examination room and asked about her problem.
Sezarın hakkını Sezara verin.Give the devil his due.
Haksız kazançlar kısa ömürlüdür.Gerçek para yapmanın tek yolu her kuruşu kazanmaktır.Ill-gotten gains are short-lived. The only way to make real money is to earn every penny.
Sezar'ın hakkı Sezar'a.Give credit where credit is due.
Vatanseverler kendi milletinin haklarını savundu.The patriots stood up for the rights of their nation.
Bu ülkenin geleceği hakkında çok endişeliyiz.We are very much concerned about the future of this country.
Biyokimya hakkında az bilgiye sahibim.I have little knowledge of biochemistry.
Hakkında gururlanacağım hiçbir şeyim yok.I have nothing to boast about.
Ben onun hakkında oldukça mutsuzum.I am quite unhappy about it.
Geçen Pazar arabayla Hakone'ye gittik.We drove to Hakone last Sunday.
Şimdi toplantı için yer hakkında karar vermek gerekli değil.It isn't necessary to make a decision now about where we'll meet.
Bayan Roland, bu sorun hakkında ne düşünüyorsunuz?Ms. Roland, what do you think about this problem?
Laura elbiseleri hakkında çok özel.Laura is very particular about her clothes.
Reggae hakkında ne düşünüyorsun?What do you think of reggae?
Rick sınavı geçme hakkında sevinçten uçuyordu.Rick was over the moon about passing the exam.
Radyo önümüzdeki deprem hakkında bizi uyardı ve eşyalarımızı toplamaya başladık.The radio warned us of the coming earthquake and we started gathering our things.
Radyo sel olasılığı hakkında bizi uyardı.The radio warned us of the possibility of flooding.
Yuji arkadaşına yaz tatilindeki macerası hakkında bir hikaye anlattı.Yuji told his friend a story about his adventure during the summer vacation.
Sana Japonya hakkında daha çok şey anlatacağım.I will tell you more about Japan.
Biz ona çok kötü davranırsak, haksızlık olur.It would be unfair if we treated him so badly.
Onun hakkında bilseydim, ben planımı değiştirirdim.If I had known about it, I would have changed my plan.
Onun hakkında bilseydim, sana söylerdim.Had I known about it, I would have told you.
Keşke burada olsan onun hakkında sana danışabilirdim.If only you were here, I could consult you about it.
Moteller hakkında biraz bilgi istiyorum.I'd like some information on motels.
Onun hakaretlerine daha fazla dayanamam.I can not put up with his insults any longer.
O stok dışı, sana yeniden kullanma hakkı verebilirim.It's out of stock, but I can give you a rain check.
O asla şehir hakkında tekrar meraklı olmazdı.Never again would she be curious about the city.
Ben onun hakkında düşüneceğim.I'll think about it.
Bu konu hakkında iki kez düşünürdüm.I'd think twice about this.