hak ile cümle

hak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Sanırım onun hakkında uzun süre düşündüğünde o farklıdır.I suppose it's different when you think about it over the long term.
Çoğu kişi günlük hayatı hakkında yazı yazar.Most people write about their daily life.
Kendin hakkında şüphelere sahip olmak zekanın ilk işaretidir.To have doubts about oneself is the first sign of intelligence.
Ailem aptal şeyler hakkında tartışmayı sürdürüyor. Bu çok can sıkıcı!My parents keep arguing about stupid things. It's so annoying!
O, o konu hakkında konuşmak istemiyor.She doesn't want to talk about it.
Hayatımın neye benzediği hakkında bir fikrin var mı?Do you have any idea what my life is like?
Bu konu hakkındaki düşüncelerini duymaya can atıyorum.I look forward to hearing your thoughts on this matter.
Böyle haksız bir öneriyi reddetmen gerekirdi.You should have refused such an unfair proposal.
Herkes ikinci bir şansı hak ediyor.Everyone deserves a second chance.
Her çaba ödülü hak ediyor.Every effort deserves a reward.
Bu hakkında düşündüğüm çocuk.This is the boy I think about.
Nasıl oluyor da Japon tarihi hakkında o kadar çok şey biliyorsun?How come you know so much about Japanese history?
Sumo hakkında bayağı çok şey biliyorsun.You know quite a lot about Sumo.
Haklı olduğunu düşünmem gerekiyor.I should think you are right.
Güvenliğiniz hakkında daha dikkatli olmalısın.You should be more thoughtful of your safety.
Toplantıya katılma hakkınız yok.You are not entitled to attend the meeting.
Her şey hakkında çok kuşkulusun.You're too suspicious about everything.
Başkalarının hakkında kötü konuşmaya gereğinden fazla hazırsın.You are too ready to speak ill of others.
Böyle bir şey hakkında üzülmene gerek yok.You don't need to worry about such a thing.
Yakında haklı olduğuma ikna edileceksin.You will soon be convinced I am right.
Her zaman haklı olduğun konusunda ısrar ediyorsun.You always insist that you are in the right.
Bir bakıma haklısın.You are right in a way.
O hakimi satın alamazsın.You cannot buy that judge.
Gelecek için programın hakkında bana anlat.Tell me about your program for the future.
Senin geleceğin hakkında ciddi bir konuşma yapalım.Let's have a serious talk about your future.
Bana öyle geliyor ki sen haklısın.It appears to me that you are right.
Sanırım sen haklısın.I think you're right.
Haklı olabilirsin.You may be right.
Yaptığın ya da söylediğin şey hakkında hiçbir şey yapamam.I can make nothing of what you do or say.
Senin hakkında endişeliyiz.We are worried about you.
Ne demek istediğin hakkında hiçbir fikrim yok.I have no idea what you mean.
Bir kez daha deneme hakkın var.You are entitled to try once again.
Onu yapmaya hakkın yok.You have no business doing it.
Ödülü hak ediyorsun.You deserve the prize.
Öyle söylemeye hakkın yok.You have no right to say so.
Planımıza karşı çıkmaya hakkın yok.You have no right to oppose our plan.
Başarılı olmayı hak ediyorsun.You deserve to succeed.
Ben sık sık seninle tanıştığım yer hakkında düşünüyorum.I often think about the place where I met you.
Geleceğin hakkında fikrim yoktu.I had no idea that you were coming.
Ya sen haklısın ya da o haklı.Either you are right or he is.
Haklısınız sanırım.I guess you are right.
Sanırım haklısınız.I guess you are right.
Bu güzel günlerden bir gün o sadece hak ettiğini alacak.One of these fine days he will get his just deserts.
Profesör Orta Doğu hakkında ders verdi.The professor gave a lecture on the Middle East.
Tatil planı hakkında onunla anlaştı.She agreed with him about the holiday plan.
Bir tatil için en iyi yer hakkında birbirimizle tartıştık.We argued with each other about the best place for a holiday.
Kumi kulübü hakkında konuşmadı.Kumi did not talk about her club.
Yeni bilgisayarların hakkında biraz bilgi istiyorum.I'd like some information about your new computers.
Bir muhabir Dr Patterson'la konuşan bir goril olan Koko hakkında görüşme yapıyor.A reporter is interviewing Dr. Patterson about Koko, a talking gorilla.
Titiz bir hakem maçı bozabilir.A fussy referee can ruin a bout.
Dikkatli olmazsan seni haklayacak.She'll get the better of you if you aren't careful.
Hakkında hiçbir şey bilmediğim Geometri çok sıkıcı bir konu gibi görünüyor.Geometry, about which I know nothing, seems like a very dull subject.
Bunun hakkında mutlu olduğunuzu biliyorum. Neden göstermiyorsun?I know you're happy about it. Why don't you just show it?
Hata hakkında çok üzgünüm.I'm very sorry about the mistake.
Hangi fakülteyi seçeceği hakkında şaşırmıştı.He was at a loss as to which faculty to choose.
Yabancı kültürler hakkında öğrenmek eğlencelidir.It's fun to learn about foreign cultures.
Yabancı ürünlere haksız tarifeler uygulanmaktadır.Unfair tariffs are imposed on foreign products.
Eski güzel günler hakkında konuşmak istiyorum.I like to talk about the good old days.
Biz, onun sağlığı hakkında endişeliyiz.We are anxious about her health.
Yaptığımız hakkında her zaman dikkatli olmalıyız.We should always be careful of what we do.

İlgili Sayfalar