Ana içeriğe geç
Sözlük

hak ile cümle

hak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Onu, haklı olduğuma ikna etmem uzun bir zaman aldı.It took a long time for me to convince him that I was right.
Bay Suziki Tom'un şakası hakkında kızgın.Mr. Suzuki is angry about Tom's prank.
Onun hakkında bir şey bilmiyorum.I do not know anything about him.
Ona hakaret etmeyin.Don't call him names.
Onun güvenliği hakkında endişeliyim.I'm anxious about his safety.
Onun hakkında her şey griydi.Everything about him was grey.
Onun sağlığı hakkında endişe duyuyorum.I am concerned about his health.
O oldukça haklı.He is quite right.
Onun fikri hakkında ne düşünüyorsunuz?What do you think of his idea?
Onun suçu ölüm cezasını hak etti.His crime deserved the death penalty.
Onun yeni romanı hakkında ne düşünüyorsun?What do you think of his new novel?
Onun karakteri hakkında daha çok şey bilseydim, ona güvenmezdim.Had I known more about his character, I would not have trusted him.
Onun karakteri hakkında kesinlikle haklısın.You are absolutely right about his character.
Onun haklı olduğu açıktır.It is obvious that he is right.
Onun sürekli hakaretleri onun öfkesini uyandırdı.His constant insults aroused her anger.
Onun tavrı hakkında ne düşünüyorsun?What do you think of his attitude?
Onun teklifi hakkında konuşmaya değmez.His proposal is not worth talking about.
Onun teklifi hakkında ne düşünüyorsun?How do you feel about his suggestion?
Onun hakaretini yutmak zorunda kaldım.I had to swallow his insult.
Onun sağlığı hakkında endişeli olduğu için, annesi onun dışarı çıkmasını engelledi.His mother prevented him from going out because she was anxious about his health.
Onun hırsızlığı hakkında ne yapacağımı bilmiyorum.I don't know what to do about his shoplifting.
Onun hayatı hakimin kararına bağlı.His life hangs on the judge's decision.
O çok kibardır. Başkalarının hakkında asla kötü konuşmaz.He is very nice. He never speaks ill of others.
O, sanki ona hakaret etmişiz gibi davrandı.He acted as though we had insulted him.
Sağlığınız hakkında soruyordu.He was asking about your health.
O, Amerikan demokrasisi hakkında herhangi bir bilgiye sahip değildir.He doesn't have any knowledge about American democracy.
O sürekli bir şey ya da başka bir şey hakkında şikayet ediyor.He complains about one thing or another all the time.
O her zaman küçük şeyler hakkında kendini rahatsız eder.He always troubles himself about minor things.
O her zaman işleri yapma tarzım hakkında şikayet ediyor.He is always complaining about the way I do things.
Her zaman niyetleri hakkında muğlak.He is always vague about his intentions.
Onun her zaman, dünya hakkında büyük bir merakı oldu.He has always had a great curiosity about the world.
O, her zaman onun hakkında iyi konuşur.He always speaks well of her.
O her zaman onun arkasından babasının hakkında kötü konuşuyor.He always speaks ill of his father behind his back.
Kızı hakkında her zaman endişeleniyor.He's always worrying about his daughter.
Kız kardeşini o adam hakkında uyardı.He warned his sister about that man.
Elektronik hakkında bir şey bilmez.He knows nothing about electronics.
O, madeni paraların tarihi hakkında kitap yayınladı.He published the book about the history of coins.
Erkek kardeşi ile önemsiz şeyler hakkında sık sık tartışır.He often quarrels with his brother about trifles.
O, ormandaki maceraları hakkında bir kitap yazdı.He wrote a book about his adventures in the jungle.
Onun İspanya hakkında çok şey bildiği söyleniyor.He is said to know a lot about Spain.
Olay hakkında yalan söylemekle suçlandı.He was accused of having lied about the affair.
Onun hakkında bir şey bildiğini inkar etti.He denied knowing anything about it.
O, konu hakkında bir şey bilmediğini açıkladı.He explained that he knew nothing about the matter.
Konu hakkında hiçbir şey bilmiyor gibi.He seems to know nothing about the matter.
Konu hakkında bir şey bilmiyor gibi görünüyor.He seems to know nothing about the matter.
O, plan hakkında bir şey bilmiyor.He knows nothing about the plan.
O oyun hakkında birkaç eleştiri yazdı.He has written several criticisms of that play.
Sonuç hakkında sinirlendi.He felt nervous about the result.
O sonuç hakkında karamsar.He's depressed about the result.
O, sonuç hakkında endişelidir.He is anxious about the result.
O, köpek hakkında bir hikaye uydurdu.He made up a story about the dog.
O, o olay hakkında bir şey biliyor gibi görünüyor.It seems that he knows something about that incident.
Onun belgelere erişim hakkı vardı.He had access to the papers.
Ödülü hak ediyor.He deserves the prize.
O ödülü hak ediyor.He deserves the prize.
O, gürültü hakkında şikâyet etti.He complained about the noise.
O, gürültü hakkında şikâyette bulundu.He complained about the noise.
O, o hayvan hakkında neredeyse bir şey bilmiyor.He knows almost nothing about that animal.
O, cezayı hak ediyor.He deserves the punishment.
Ödül almaya hak kazandı.He is entitled to receive the reward.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
hak ile cümle - Sayfa 14 - hak kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App