Katil haftalarca kaçak kaldı.The killer remained at large for weeks.
Tom haftalarca Mary'yi görmedi.Tom hasn't seen Mary in weeks.
Soğuk hava orada haftalarca daha devam etti.Cold weather lasted there for weeks longer.
Haftalarca hazır olmayacağım.I won't be ready for weeks.
Tom haftalarca buraya geliyor.Tom has been coming here for weeks.
Tom haftalarca görülmedi.Tom hasn't been seen in weeks.
Haftalarca Tom'un bunu yapmasının peşindeyim.I've been after Tom to do that for weeks.
Tom ve Mary'nin çıktığı söylentileri haftalarca dönüyordu.Rumors that Tom and Mary are dating have been swirling for weeks.
Tom'u haftalarca görmedik.We haven't seen Tom for weeks.
Cadılar bayramı hâlâ haftalarca uzakta.Halloween is still weeks away.
Sami Müslümanlarla birlikte haftalarca zaman geçirdi.Sami spent many weeks in the company of Muslims.
Pitanguy yanık kurbanlarını haftalarca tedavi etmiştir.Pitanguy treated burn victims for weeks on an emergency basis.
Haftalarca hiçbir şey olmadı.For a few days nothing happened.
Fitoplanktonların her biri birkaç günden fazla yaşamaz ancak yosun patlamaları haftalarca sürebilir.Individual phytoplankton rarely live more than a few days, but blooms can last weeks.
Hastalık genelde birkaç gün sürebilir ama haftalarca da sürebilir.Symptoms usually last for several days, but can last for weeks.
Ve birleştirmeleri yapmak için haftalarca uğraşıyoruz.And it takes weeks to perform our integrations.
Kadınların günlerce, haftalarca, aylarca vajinalarına bakmadıkları olur.Women go days, weeks, months, without looking at it.
Erkek dişisinin gelişini bazen günlerce bazen de haftalarca beklerThe male waits for days, sometimes weeks for the arrival of his partner
Yiyeceksiz haftalarca dayanan vücudun susuzluğa yalnızca birkaç gün dayandığını biliyor muydunuz?Did you know that our body can last for weeks without food but only a few days without water?
Yüksek kuzey kutbundaki deniz buzları üzerinde tek seferde haftalarca kayak yaparak vakit geçirdim.I spent time skiing across the sea ice for weeks at a time in the high Arctic.
İnsanlar bunun hakkında haftalarca konuşurdu.People would keep talking about it for weeks.
Haftalarca, tüm gönüllüler ve yerliler benzer şeyler buluyorlardı.For weeks, all the volunteers and locals alike had been finding similar things.
Bir saat sürebilirdi, Haftalarca sürebilirdi.It could take an hour. It could take weeks.
LPG sistemine olan talep o kadar fazla ki, sürücüler montaj için haftalarca sıra bekliyorlar.The demand for an LPG system is so high that drivers wait weeks for installation.
Rumen Elektrik Santralı Haftalarca Kapalı KalacakRomanian Power Plant to Remain Closed for Weeks
21 Ağustos 2014'te anıtın dikilitaşı haftalarca süren şiddetli bombardımanın ardından çöktü.[1] [2]On 21 August 2014, the memorial's obelisk collapsed after enduring weeks of heavy shelling.[7][9]
Düğün, günler hatta haftalarca sürebilen üç ayrı bölümden oluşur.The wedding consists of three separate parts that can last for days or even weeks.
Kasım 1629'da o kadar hastalandı ki haftalarca yatmak zorunda kaldı.In November 1629 he became so ill that he lay down for weeks.
Haftalarca hiçbir şey olmadı.Mehrere Monate geschah nichts.
Bu yüzden yılanlar haftalarca, hatta aylarca yemek yemeleri gerekmez.Dadurch müssen sie je nach Art von wenigen Tagen bis zu mehreren Monaten keine Nahrung aufnehmen.
Haftalarca hiçbir şey olmadı.Plusieurs semaines se passent.
Haftalarca hiçbir şey olmadı.No había semanas.
Mortimer Plumtree ve Sonny Siaki ile anlaşan Styles'ın Lynn ile arasındaki rekabet haftalarca devam etti.Alleandosi con Mortimer Plumtree e Sonny Siaki, Styles lotta ancora contro Lynn.
Haftalarca hiçbir şey olmadı.Они не провисели и недели.
Hastalık genelde birkaç gün sürebilir ama haftalarca da sürebilir.Обычно это продолжается несколько дней, но может и затянуться на недели.
Burada dinleyicilerinin haftalarca okumasını dinlemek için toplandıkları görülüyordu.В семье было заведено вечерами читать вслух.
"Çek Cumhuriyeti" radyolarında haftalarca çalmıştır.В течение нескольких лет вёл авторскую программу на «Радио России».
Parça listelerde haftalarca bir numarada kaldı.Большая часть их выходила еженедельно в получасовом формате.
Haftalarca denizde kalınır sadece acil ihtiyaçları temin etmek için karaya çıkılırdı.ويبقوا لأسابيع في البحر، إلا أنهم يرجعون للبر لتزويد أمتعتهم بأحتياجاتهم الأساسية.
Bunun yanında biyolojik saate uyum sağlama çalışmaları şiddetli olabildiği gibi haftalarca sürebilir.يُمكِن لآثار تغيير التوقيت على التكيف الموسميّ لإيقاع الساعة البيولوجية أن تكون بالغة وأن تستمر لأسابيع عدَّة.
Haftalarca denizde kalınır sadece acil ihtiyaçları temin etmek için karaya çıkılırdı.Para cada dez anos no mar, ele poderia passar um dia em terra para ficar com ela.
İlk demlemenin ardından meyveler ikinci grup içkilerde gene haftalarca bekletilir.Gedurende de eerste nacht (de eerstebeurt) mag de dief beide kaarten bekijken.
Her tarafı tüyle kaplı olan Hermione, haftalarca hastanede kalır.Katja is zodanig vervloekt dat ze wekenlang in het ziekenhuis ligt.
Haftalarca hiçbir şey olmadı.Het kwam dus niet op enkele weken tot stand.
Haftalarca hiçbir şey olmadı.W latach następnych nie odbywał się.
Haftalarca hiçbir şey olmadı.Ingenting är längesedan.
Haftalarca hiçbir şey olmadı.Вихідних днів не було.
Bu bazen günler veya hatta haftalarca sürebilir.Іноді це може відбутись через кілька днів чи навіть тижнів.
Haftalarca denizde kalınır sadece acil ihtiyaçları temin etmek için karaya çıkılırdı.В околиці не було нікого, хто міг би допомогти, тож до берега їх прибило лише через добу.
Uzay istasyonları, yörüngede haftalarca, aylarca, hatta yıllarca kalmak üzere tasarlanırlar.Vesmírná stanice je zařízena pro střednědobé pobyty, od několika týdnů, měsíců až po roky.
Bu yüzden yılanlar haftalarca, hatta aylarca yemek yemeleri gerekmez.Může hada nasytit na několik týdnů nebo dokonce i měsíců.
Haftalarca hiçbir şey olmadı.Nu se întâmplase de secole.
"Çek Cumhuriyeti" radyolarında haftalarca çalmıştır.El a fost difuzat ani la rând pe posturile românești de televiziune.
Bu yüzden yılanlar haftalarca, hatta aylarca yemek yemeleri gerekmez.Az egyszeri etetés nem elég, napokig vagy hetekig is etetni kell.
Haftalarca hiçbir şey olmadı.Majd sok évig semmi.
Bu bazen günler veya hatta haftalarca sürebilir.Ez napokig, esetleg hetekig eltarthat.
Haftalarca hazır olmayacağım.A héten nem leszek kész.
Haftalarca hiçbir şey olmadı.Δεν υπάρχουν μέσες λύσεις.
Hastalık genelde birkaç gün sürebilir ama haftalarca da sürebilir.Η νόσος συνήθως υποχωρεί από μόνη της, αλλά μπορεί να χρειαστεί κάποια χρόνια και μπορεί να ξαναεμφανιστεί.
Haftalarca denizde kalınır sadece acil ihtiyaçları temin etmek için karaya çıkılırdı.Ζει μονίμως μέσα στην θάλασσα και τα θηλυκά βγαίνουν στην στεριά μόνο για να γεννήσουν.