hafifçe ile cümle

hafifçe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Top hafifçe kavisli.The ball slightly curved.
Yol batıya doğru hafifçe kıvrılır.The road curves gently towards the west.
Kule sola doğru hafifçe eğildi.The tower leaned slightly to the left.
Bu yol, hafifçe sağa döner.This road curves gently to the right.
Bu yol, hafifçe sağa bükülür.This road curves gently to the right.
Omzuma hafifçe vurarak ona yardım ettiğim için bana teşekkür etti.Patting me on the shoulder, he thanked me for helping him.
Her zaman hafifçe giyinirim.I dress lightly all the time.
Hafifçe bir hayal kırıklığına uğradım.I was mildly disappointed.
Oğlan görünüşte hafifçe babasına benziyordu.The boy faintly resembled his father in appearance.
Öğretmen sırtıma hafifçe vurdu.The teacher patted me on the back.
Büyükannem biraz ağır işitir. Yani hafifçe sağırdır.My grandmother is hard of hearing. In other words she is slightly deaf.
Birisi omuzuma hafifçe vurdu.Someone tapped me on the shoulder.
Ben, birinin omzuma hafifçe vurduğunu hissettim.I felt somebody pat me on the shoulder.
Kule batıya doğru hafifçe eğildi.The tower leaned slightly to the west.
Yol göle doğru hafifçe eğilimlidir.The road curves gently toward the lake.
Kapıya hafifçe vurdu.He gave a rap on the door.
Omuzuna hafifçe elini koydu.He put a hand gently on her shoulder.
O hafifçe omzuma vurdu.He patted me on the shoulder.
O işaret parmağı ile kutuya hafifçe vurdu.She tapped the box with her forefinger.
Başı bir tarafa doğru hafifçe eğik, sessizce ayakta durdu.She stood silently, her head tilted slightly to one side.
O, kapıyı hafifçe itti.She gave the door a gentle push.
Ona ulaştım ve onun omzuna hafifçe vurdum.I reached out and tapped him on the shoulder.
Ben ona ulaştım ve omzuna hafifçe vurdum.I reached out and tapped his shoulder.
Melekler uçabilirler çünkü kendilerini hafifçe alıyorlar.Angels can fly because they take themselves lightly.
O, elini hafifçe onun omzuna koydu.He put his hand gently on her shoulder.
Tom Mary'yi yanağından hafifçe öptü.Tom kissed Mary lightly on the cheek.
Tom Mary'nin omuzuna hafifçe vurdu.Tom gave Mary a pat on the shoulder.
Tom birinin hafifçe omuzuna dokunduğunu hissetti.Tom felt someone tap him on the shoulder.
Tom hafifçe tavsiye vermez.Tom doesn't give advice lightly.
Dönmeden önce hafifçe fren yap.Brake lightly before making a turn.
Mary'nin hafifçe bronzlaşmış bir cildi var.Mary has a slightly tanned skin.
Profesör hafifçe gülümsedi.The professor smiled slightly.
Tom pencereye hafifçe vurdu.Tom tapped on the window.
Hafifçe indim.I got off lightly.
Tom hafifçe kaşlarını çattı.Tom frowned slightly.
Tom kapıyı hafifçe çaldı.Tom knocked lightly.
Tom hafifçe başını salladı.Tom nodded faintly.
Tom hafifçe gerildi.Tom tensed slightly.
O her şeyi hafifçe alır.He takes everything lightly.
Tom hafifçe ağlıyor.Tom is crying softly.
Tom hafifçe kaşını çatıyordu.Tom was frowning slightly.
Köpek hafifçe havladı.The dog barked softly.
Tom hafifçe horlayarak yatakta uyuyordu.Tom was asleep in bed, snoring slightly.
Tom hafifçe rahatsız görünüyor.Tom looks slightly uncomfortable.
Tom kapıyı hafifçe açtı.Tom opened the door slightly.
Tom hafifçe bıkkın görünüyor.Tom looks slightly disgusted.
Tom hafifçe kafası karışmış görünüyor.Tom seems slightly confused.
Tom Mary'yi dudaklarından hafifçe öptü.Tom kissed Mary lightly on the lips.
Tom Mary'nin kapısını hafifçe çaldı.Tom knocked lightly on Mary's door.
Tom hafifçe topallar.Tom limps slightly.
Tom Mary'ye hafifçe başını salladı.Tom nodded slightly to Mary.
Tom Mary'ye hafifçe fısıldadı.Tom whispered softly to Mary.
Sosu salatanın üzerine dökün ve hafifçe karıştırın.Pour the dressing over the salad and toss gently.
Tom Mary'nin omzuna hafifçe vurdu.Tom tapped Mary on the shoulder.
Tom hafifçe gülmekten kendini alamadı.Tom couldn't help but smile slightly.
Kahve seçmek ve para üstünü almak için hafifçe eğildim.I slightly bent over to choose a coffee and get the change.
Tom müzikle hafifçe sallanıyor.Tom is swaying slightly with the music.
Tom bana arkadan hafifçe vurdu.Tom patted me on the back.
Tom, Mary'yi dudaklarından hafifçe öptü.Tom kissed Mary softly on the lips.
Tom hafifçe öksürdü.Tom coughed softly.
İlgili Sayfalar