hafızam ile cümle

hafızam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Bu, hafızamızın bize sunduğu hikayeler kadar kendi uydurduğumuz hikayaler için de geçerlidir.이야기는 사실 기억이 우리에게 가져다 준다는 것이고 또 사실 이야기라는 것은 우리가 만들어 내는 것입니다.
Bu, hafızamızın bize sunduğu hikayeler kadar kendi uydurduğumuz hikayaler için de geçerlidir.Och det stämmer för historierna som minnet ger oss och även för historierna vi hittar på.
Bu, hafızamızın bize sunduğu hikayeler kadar kendi uydurduğumuz hikayaler için de geçerlidir.O príbehoch platí, že nám ich dodáva pamäť, a o príbehoch je pravda tiež to, že si ich vymýšľame.
Bu, hafızamızın bize sunduğu hikayeler kadar kendi uydurduğumuz hikayaler için de geçerlidir.Şi e valabil pentru poveştile pe care ni le furnizează memoria, dar şi pentru poveştile pe care le inventăm.
Bu, hafızamızın bize sunduğu hikayeler kadar kendi uydurduğumuz hikayaler için de geçerlidir.Sprawdza się to w odniesieniu do historii, którymi karmi nas pamięć, i do tych, które wymyślamy sami.
Bu, hafızamızın bize sunduğu hikayeler kadar kendi uydurduğumuz hikayaler için de geçerlidir.Tämä on totta tarinoista, jotka muisti tuo meille, ja se on myös totta tarinoista, jotka keksimme.
Bu, hafızamızın bize sunduğu hikayeler kadar kendi uydurduğumuz hikayaler için de geçerlidir.И това е вярно за историите, които ни доставя паметта, вярно е също и за историите, които си измисляме.
Bu, hafızamızın bize sunduğu hikayeler kadar kendi uydurduğumuz hikayaler için de geçerlidir.И это применимо к историям, которые нам предоставляет память, а также к историям, которые мы придумываем.
Bu, hafızamızın bize sunduğu hikayeler kadar kendi uydurduğumuz hikayaler için de geçerlidir.Це справедливо щодо історій, які пропонує нам пам'ять, а також до історій, які ми вигадуємо.
Bu, hafızamızın bize sunduğu hikayeler kadar kendi uydurduğumuz hikayaler için de geçerlidir.וזה נכון לסיפורים שהזיכרון מעביר לנו, וזה נכון גם לגבי הסיפורים שאנחנו ממציאים.
Bu, hafızamızın bize sunduğu hikayeler kadar kendi uydurduğumuz hikayaler için de geçerlidir.وذلك ينطبق على القصص التي ترسلها الذاكرة لنا، وهو كذلك صحيح على القصص التي نصنعنها.
Bu, hafızamızın bize sunduğu hikayeler kadar kendi uydurduğumuz hikayaler için de geçerlidir.我々が作り上げる話にも共通したことです 話を明確にするものは 変化であり 決定的な瞬間であり 結末なのです
Çakılar sanki kültürel hafızamızdan yok oluyor gibi. ve bu bence çok berbat birşey.A zsebkések lassan kisodródnak a kulturális tudatunkból, ami szerintem borzalmas dolog.
Çakılar sanki kültürel hafızamızdan yok oluyor gibi. ve bu bence çok berbat birşey.Bricegele încep să dispară încet din conștiința noastră culturală, ceea ce e un lucru groaznic.
Çakılar sanki kültürel hafızamızdan yok oluyor gibi. ve bu bence çok berbat birşey.Dao bỏ túi là những thứ ra đời từ sự tri thức văn hóa của chúng ta một thứ rất tệ hại.
Çakılar sanki kültürel hafızamızdan yok oluyor gibi. ve bu bence çok berbat birşey.Kapesní nože se jakoby vytrácející z našeho kulturního povědomí, což považuji za hroznou věc.
Çakılar sanki kültürel hafızamızdan yok oluyor gibi. ve bu bence çok berbat birşey.주머니칼은 현재 우리 문화에서 점점 사라지고 있는데, 저는 이것이 비극이라고 생각합니다.
Çakılar sanki kültürel hafızamızdan yok oluyor gibi. ve bu bence çok berbat birşey.Las navajas están empezando a desaparecer de nuestra conciencia cultural, lo cual pienso que es algo terrible.
Çakılar sanki kültürel hafızamızdan yok oluyor gibi. ve bu bence çok berbat birşey.Lommeknive er ligesom ved at drive ud af vores kulturelle bevidsthed, hvilket jeg synes er en frygtelig ting.
Çakılar sanki kültürel hafızamızdan yok oluyor gibi. ve bu bence çok berbat birşey.Memiliki pisau lipat seperti penyimpangan dari kesadaran budaya kita, yang saya pikir adalah hal yang buruk.
Çakılar sanki kültürel hafızamızdan yok oluyor gibi. ve bu bence çok berbat birşey.Scyzoryki powoli odchodzą z naszej świadomości kulturowej i jest to rzecz straszna.
Çakılar sanki kültürel hafızamızdan yok oluyor gibi. ve bu bence çok berbat birşey.Vreckové nožíky sa pomaly vytrácajú z nášho povedomia, čo je podľa mňa veľká škoda.
Çakılar sanki kültürel hafızamızdan yok oluyor gibi. ve bu bence çok berbat birşey.Zakmessen verdwijnen uit ons cultureel bewustzijn, en ik denk dat dat een vreselijke zaak is.
Çakılar sanki kültürel hafızamızdan yok oluyor gibi. ve bu bence çok berbat birşey.Žepni noži počasi izginjajo iz naše kulturne zavesti, kar se mi zdi grozno.
Çakılar sanki kültürel hafızamızdan yok oluyor gibi. ve bu bence çok berbat birşey.Οι σουγιάδες έχουν απομακρυνθεί από την καθημερινότητά μας κάτι που θεωρώ πολύ αρνητικό.
Çakılar sanki kültürel hafızamızdan yok oluyor gibi. ve bu bence çok berbat birşey.Джобните ножчета като че ли се изплъзват от нашата културна съзнателност, което според мен е ужасно нещо.
Çakılar sanki kültürel hafızamızdan yok oluyor gibi. ve bu bence çok berbat birşey.Кишенькові ножі, немовби випали з нашої культурної свідомості, я вважаю, це жахливо.
Çakılar sanki kültürel hafızamızdan yok oluyor gibi. ve bu bence çok berbat birşey.Перочинные ножи перестают быть частью нашей культуры, что я считаю ужасным.
Çakılar sanki kültürel hafızamızdan yok oluyor gibi. ve bu bence çok berbat birşey.האולר הולך ונעלם מהתודעה התרבותית שלנו, אני חושב שזה נורא.
Çakılar sanki kültürel hafızamızdan yok oluyor gibi. ve bu bence çok berbat birşey.سكاكين الجيب أصبحت بعيدة عن قيمنا الثقافية واعتقد ان هذا شيء فظيع
Çakılar sanki kültürel hafızamızdan yok oluyor gibi. ve bu bence çok berbat birşey.それはひどいことだと思います (笑い)
Çok trajik bir figür olmasına rağmen kendisi hafızamızın bizi biz yaptığı gerçeğine açılan bir pencere.Bil je izredno tragičen primer, a dal mi je vpogled, v kolikšni meri nas naš spomin naredi to, kar smo.
Çok trajik bir figür olmasına rağmen kendisi hafızamızın bizi biz yaptığı gerçeğine açılan bir pencere.Jego historia jest niewiarogodnie tragiczna, ale pokazuje, jak bardzo nasze wspomnienia tworzą nas samych.
Çok trajik bir figür olmasına rağmen kendisi hafızamızın bizi biz yaptığı gerçeğine açılan bir pencere.믿기 힘들 정도로 안타까운 사람이지만 이분을 통해서 우린 우리가 누구인지를 알게 해 주는 기억력의 범위를 들여다 볼 수 있습니다.
Çok trajik bir figür olmasına rağmen kendisi hafızamızın bizi biz yaptığı gerçeğine açılan bir pencere.Obwohl es so tragisch war, bot er Einblicke darin, wie viel unser Gedächtnis uns zu dem macht, wer wir sind.
Çok trajik bir figür olmasına rağmen kendisi hafızamızın bizi biz yaptığı gerçeğine açılan bir pencere.והוא היה דמות מאד טרגית אבל הוא גם איפשר לנו לראות באיזו מידה הזכרונות שלנו עושים אותנו למי שאנחנו.
Çok trajik bir figür olmasına rağmen kendisi hafızamızın bizi biz yaptığı gerçeğine açılan bir pencere.وكان شخص مأساوي بشكل لا يصدق ولكنه كان كنافذة إلى المدى الذي تقوم فيه ذاكرتنا بتكوين الأشخاص الذين نحن عليهم
Çok trajik bir figür olmasına rağmen kendisi hafızamızın bizi biz yaptığı gerçeğine açılan bir pencere.どの程度 記憶が 我々を形作っているかを知る 手がかりとなる存在です その対極にいるのが この人
Dakikada 7000 kelimeyi okuyabilirim ayrıca, mükemmel bir hafızam vardır.그럼 1분에 칠천자도 읽을수있고, 기억력도 탁월해질거야.
Dakikada 7000 kelimeyi okuyabilirim ayrıca, mükemmel bir hafızam vardır.Aku bisa membaca 7000 kata permenit, dan aku juga memiliki ingatan yang hebat.
Dakikada 7000 kelimeyi okuyabilirim ayrıca, mükemmel bir hafızam vardır.Ich kann 7000 Wörter in einer Minute lesen, also habe ich ein exzellentes Gedächtnis.
Dakikada 7000 kelimeyi okuyabilirim ayrıca, mükemmel bir hafızam vardır.Ik kan 7000 woorden per minuut lezen, ook heb ik een excelent geheugen.
Dakikada 7000 kelimeyi okuyabilirim ayrıca, mükemmel bir hafızam vardır.Jag kan läsa 7000 ord per minut har också en utmärkt minne
Dakikada 7000 kelimeyi okuyabilirim ayrıca, mükemmel bir hafızam vardır.Jeg kan læse 7000 ord i minuttet, altså har jeg en fremragende hukommelse
Dakikada 7000 kelimeyi okuyabilirim ayrıca, mükemmel bir hafızam vardır.Je peux lire 7000 mots par minute, aussi j'ai une excellente mémoire.
Dakikada 7000 kelimeyi okuyabilirim ayrıca, mükemmel bir hafızam vardır.<i>息をする時お腹の下まで ゆっくり息を吸い込んで
Dakikada 7000 kelimeyi okuyabilirim ayrıca, mükemmel bir hafızam vardır.Moge przeczytać 7000 słow na minutę. Mam też świetną pamięć.
Dakikada 7000 kelimeyi okuyabilirim ayrıca, mükemmel bir hafızam vardır.Posso leggere 7000 parole in un minuto, ho anche un'eccellente memoria.
Dakikada 7000 kelimeyi okuyabilirim ayrıca, mükemmel bir hafızam vardır.Pot sa citesc 7000 de cuvinte pe minut, si mai ales, am o memorie excelenta.
Dakikada 7000 kelimeyi okuyabilirim ayrıca, mükemmel bir hafızam vardır.Tôi có thể đọc 7000 từ trong một phút, và còn có trí nhớ siêu việt.
Dakikada 7000 kelimeyi okuyabilirim ayrıca, mükemmel bir hafızam vardır.Μπορώ να διαβάσω 7000 λέξεις το λεπτό, επίσης έχω καταπληκτική μνήμη
Dakikada 7000 kelimeyi okuyabilirim ayrıca, mükemmel bir hafızam vardır.Мога да прочета 7000 думи за минута, също така, имам отлична памет.
Dakikada 7000 kelimeyi okuyabilirim ayrıca, mükemmel bir hafızam vardır.Я могу прочесть 7000 слов в минуту, а также у меня отличная память.
Dakikada 7000 kelimeyi okuyabilirim ayrıca, mükemmel bir hafızam vardır.אני יכול לקרוא שבע מאות מילים בדקה. ויש לי זיכרון מצויין
Dakikada 7000 kelimeyi okuyabilirim ayrıca, mükemmel bir hafızam vardır.أستطيع قراءة 7000 كلمة في الدقيقة، كما أن لدي ذاكرة ممتازة
Demek ki bir şey hafızayı da gözlemliyor. Benim hafızam, ben değil, olduğum şey değil. Anlıyor musun?Что то также наблюдает и память . "моя память" не я, не то чем я являюсь, понимаешь?
Demek ki bir şey hafızayı da gözlemliyor. Benim hafızam, ben değil, olduğum şey değil. Anlıyor musun?以前、私の知性的な能力は もっと鋭かったと
Eğer hafızam beni yanıltmıyorsa, bu poz kendisinin çektirip onayladığı son fotoğrafı.În primul rând, este interesant pentru că imaginea face parte din -
Eğer hafızam beni yanıltmıyorsa, bu poz kendisinin çektirip onayladığı son fotoğrafı.Ten eerste is dit interessant omdat het kwam van -
Hafızam çok zayıftır.Moja pamięć jest zła.

İlgili Sayfalar