hafızam ile cümle

hafızam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Hafızam zayıflıyor.My memory is failing.
Hafızamda hâlâ taze.It is still fresh in my memory.
Keşke daha iyi bir hafızam olsa.I wish I had a better memory.
Benim hafızam o konuda boştur.My memory is blank on the subject.
Uzay mekiğinin patlaması benim hafızamda hala tazedir.The explosion of the space shuttle is still fresh in my memory.
Hafızam doluyor.I am running short of memory.
Biz yaşlandıkça, hafızamız zayıflar.As we grow older, our memory becomes weaker.
Yaşımız ilerledikçe hafızamız zayıflıyor.The older we get, the weaker our memory becomes.
Yaşlandıkça hafızamız zayıflar.The older we become, the worse our memory gets.
Ne kadar yaşlanırsak, hafızamız o kadar kötüleşir.The older we become, the worse our memory gets.
Japon balığı gibi hafızam var.I have a memory like a goldfish.
Adı sık sık hafızamdan çıkar.Her name often slips my memory.
Hafızamı geliştirmek için bir yol bulmak istiyorum.I'd like to find a way to improve my memory.
Hafızama 2.000 tane İngilizce sözcük kaydettim.I inscribed 2,000 English words into my memory.
Daha iyi bir hafızam olmasını istiyorum.I'd like to have a better memory.
Neden benim hafızam çok kötü? İşleri her zaman unutuyorum!Why is my memory so bad? I'm always forgetting things!
Görsel hafızam var.I have a photographic memory.
Hafızamı kaybettiğimi hatırlamıyorum.I don't remember losing my memory.
Benim de kötü bir hafızam var.I also have a bad memory.
Hafızamda yanlış bir şey yok.There's nothing wrong with my memory.
Hafızam beni yanıltmıyorsa bu birbirimizle ilk tanıştığımız yer.If memory serves me right, this is where we first met each other.
Hafızam beni yanıltmıyorsa, Tom ve Mary 2003 yılının ekim ayında evlendi.If my memory serves me right, Tom and Mary got married in October of 2003.
Birisi hafızamı yenileyebilir mi?Can someone refresh my memory?
Hafızamı tazeleyin.Refresh my memory.
Hafızamı nasıl geliştirebilirim?How can I improve my memory?
İyi bir hafızam vardır.I have a good memory.
Hafızam eskisi gibi değil.My memory isn't what it used to be.
Bazen hafızam bana oyun oynuyor.Sometimes, my memory plays tricks on me.
Hafızam çok kötü.My memory is terrible.
Korkunç hafızam var.I have terrible memory.
Berbat hafızam var.I have terrible memory.
İyi bir hafızam yok.I don't have a good memory.
Çok güzel bir hafızam var.I have a pretty good memory.
Berbat bir hafızam var.I have a terrible memory.
İlişkisel hafızamızın çalışma biçimi çok ilginç.The way our relational memory works is very interesting.
Bunu yaptığıma dair hafızamda hiçbir şey yok.I have no memory of doing that.
Tom, ben her şeyi unuttuğum için elek gibi bir hafızam olduğunu söylüyor.Tom says I've got a memory like a sieve because I forget everything.
Sanırım, sadece bunu deneyebiliriz hafızama yardım edip etmeyeceğini görmek için ve...I guess I could just try it out to see if it would help my memory and...
Benim Hafizamda, baska bir sart daha vardi.In my memory, there was another condition.
Kas hafızamda var doğrusu.It's in my muscle memory.
Ve hafızam beni yanıltmıyorsa, evin değeri 60,000 $ civarındaydı. .And the house, if I remember correctly, it cost roughly $60,000.
Tüm kadınları zihnime getirerek,... ...hafızamda bedenlerini oluşturdum yeniden.Recalling all of the women, I reproduced their body parts from memory.
Bir müddet sonra tren istasyonundan geçerken hafızamdan silemeyeceğim çok kötü bir şeyler gördüm.I saw something terrible that to this day I can't erase from my memory.
Dün geceyi hatırlayamıyoruz da, hafızamızı kontrol eder misin?We can't remember last night, can you check our memories ?
Konektomdan hafızamızı okumaya çalışalım.Let us attempt to read out memories from connectomes.
Hikayeler bana eşlik eder; varoluş yapıştırıcısı gibi parçalarımı ve hafızamı bir arada tutarlar.Stories accompany me, keeping my pieces and memories together, like an existential glue.
Hafızamda ortaya çıkarlar, tam olarak google görseller gibi.They flash up into my memory, just like Google for pictures.
Sahip olduğumuz miras toplumsal hafızamızdan daha büyük bir şeydir. O bizim ortak hazinemizdir.Our heritage is much more than our collective memory -- it's our collective treasure.
Dakikada 7000 kelimeyi okuyabilirim ayrıca, mükemmel bir hafızam vardır.I can read 7000 words per minute; I also have an excellent memory.
Bazıları, 'Hafızam eskisi kadar iyi değil' der.Some people say, 'My memory is not as good as it used to be.
Benim hafızam, ben değil, olduğum şey değil.My memory, not me, not what I am.
Hafızam çok zayıftır.My memory is bad.
Hafızamı dijital dünyaya açmaya başladım ama bilirsiniz, bu beraberinde bir sorun doğuruyor.I've started outsourcing my memory to the digital world, you know? But that comes with a problem.
Ve ben beyinlerimizi hafızamızın ön yargı sahibi sanat galerisi müdürleri olarak nitelendiriyorum.And I rather think of our brains as biased curators of our memory, you know?
Ve eğer teknoloji hafızamız için bir metafor değil ise nedir o zaman?And if technology is not a metaphor for memory, what is it?
Bu tecrübe sonsuza kadar hafızamda kalacak.Cette expérience restera pour toujours dans ma mémoire.
Bu sahne hafızama kazındı.Cette scène est restée gravée dans ma mémoire.
Yaşlandıkça hafızamız zayıflar.Lorsque nous vieillissons, notre mémoire baisse.
Yaşlandıkça hafızamız zayıflar.Nuestra memoria empeora a medida que nos hacemos más viejos.
Bu sahne hafızama kazındı.Esa escena quedó grabada en mi memoria.

İlgili Sayfalar