hafız ile cümle

hafız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Siteyi eşsiz kılan özellikleri ise kullanıcıların isimsiz olması ve sitenin hafızası olmaması.So, what's unique about the site is that it's anonymous, and it has no memory.
Ama bu kısacık ömrüne rağmen Nizipli Halim hafızalara kazınır.Although the series short-lived, Nizipli Halim left his mark.
Kaçınız hafızayı seçerdi?How many would opt for memory?
Bu bölge öğrenme ve hafıza işlemlerinde görev alır.It's involved in learning and memory.
Bu aslında hafızanın gerçekleştirdiği şey.So that is indeed what is memory.
Yani asıl ilgimin hafıza olduğuna inanıyorum.So I believe that my main interest is to memory.
Hafıza olmasaydı, hepimiz unutkan olurduk.Without memory we would be amnesiacs.
Yani yine, hafıza şehirdir, hafıza dünyadır.So again, memory is the city, memory is the world.
Hafıza olmadan, anlatacak bir hikaye olmazdı.Without the memory there would be no story to tell.
Ve hafızam beni yanıltmıyorsa, evin değeri 60,000 $ civarındaydı. .And the house, if I remember correctly, it cost roughly $60,000.
Tüm kadınları zihnime getirerek,... ...hafızamda bedenlerini oluşturdum yeniden.Recalling all of the women, I reproduced their body parts from memory.
Böyle bir çocuğun bu alanda hafıza ve bilişsel kusurları olacaktır.Such a child will have memory and cognitive deficits in this domain.
Faydaları, kaygıları azaltmaktan başlayarak kaliteli uyku ve daha güçlü bir hafızaya kadar uzanır.And the benefits can range from lower anxiety to better quality of sleep, to yes, better memory.
Bir müddet sonra tren istasyonundan geçerken hafızamdan silemeyeceğim çok kötü bir şeyler gördüm.I saw something terrible that to this day I can't erase from my memory.
Her zaman birden fazla kaset veya hafıza kartı taşıyın.Always carry multiple tapes or memory cards.
"Fotojenik" hafızası olan benim.I'm the one with the photogenic mind.
Bilgisayar: ♫ Hafıza, ritm. ♫Computer: Memory, thump.
Dün geceyi hatırlayamıyoruz da, hafızamızı kontrol eder misin?We can't remember last night, can you check our memories ?
Hafızadan silin diyorum.Gitti.I mean just erase it from memory, it's gone.
Konektomdan hafızamızı okumaya çalışalım.Let us attempt to read out memories from connectomes.
Ve eğer bu başarılı olursa bir konektomdan hafızayı okumanın ilk örneği olacak.And if that were successful, that would be the first example of reading a memory from a connectome.
Binlerce işlemci, bir terabayt hafıza, milyarlarca bayttan oluşan bir hafıza.It's thousands of processors, a terabyte of memory, trillions of bytes of memory.
Canlı yayın TV'yi durdurur, reklamları atlar, izleme alışkanlıklarınızı hafızaya alır, vb. vb."It pauses live TV, skips commercials, memorizes your viewing habits, etc., etc."
Kadın: Yeter, Tristam. Bütün hafızayı dolduracaksın.That's enough, Tristam, you'll use up all the memory.
Hafızan çok iyi.You have a good memory.
Bunu bir şekilde neden taşıdığımı bilmediğim bu hafızadaki ölüm şeklinden.I don't know why I sort of carry that from that memory of the way he died.
Suyun hafızası varmış!Water has memory!
Ve sonra, tabii, sıradan yaşam içine geri sürüklenir ve hafıza unutur.And then, of course, it drifts back into ordinary life and the memory fades.
Hikayeler bana eşlik eder; varoluş yapıştırıcısı gibi parçalarımı ve hafızamı bir arada tutarlar.Stories accompany me, keeping my pieces and memories together, like an existential glue.
Hafızanı tazeleyeceğim- I'm going to refresh your memory
Ama göremeyince, eşyalarla ilgili dokunmaya dayalı bir hafızan oluyor.But when you're blind, you have the tactile memory for things.
Ben ise hafıza kartını çıkarıyorum, ikiye katlıyorum ve USB bağlantılarını ortaya çıkarıyorum.What I do is, I take out the memory card, and I fold it in half, revealing USB contacts.
Şok terapisi gördükten sonra her defasında hafızasını kaybediyor.She loses all her memory each time she gets shock therapy
O zaman benim hafıza mı çalan da Il-soon?Then is ll-soon the one who stole my memory, too?
Belki biraz hafıza kaybı.There can be some memory loss.
Yedek hafıza kartı ve pil getirin.Bring extra memory cards and batteries
Ve bu kadarlık bir hafızaya birileri tam teşekküllü bir uçuş simülasyonu programlamıştı.And in that amount of memory someone programmed a full flight simulation program.
İnsanların hafızaları, gördüklerini sandıkları şeyleri abartır.People's memories inflate what they think they saw.
Açıyı bulmak için hesap makinenizi kullanabilir ya da hafızanızı yoklayabilirsiniz. -And you could use a calculator to solve that or you might just know that by memory.
Hafızamda ortaya çıkarlar, tam olarak google görseller gibi.They flash up into my memory, just like Google for pictures.
Ve hafızadan da sadece bu kadarını kullanmalı" gibi....And it can only use so much memory."
İlan diyordu ki "Psikologlar hafızayı anlamaya çalışıyorlar.And the ad said, "Psychologists want to understand memory.
İnsanların hafızalarını güçlendirmek istiyoruz, çünkü hafıza başarının anahtarıdır." Tamam mı?We want to improve people's memory, because it is the key to success." OK?
Elbette bu hafıza oldukça büyük.Of course, the memory is really huge.
Hecesi hecesine. balinaların hafızası çok iyi.Sound for sound. Whales are very good at remembering.
Burada, örneğin, bir... ...hafıza parlaması görüyoruz.Over there, for example, is... ...a spark of a memory.
Ortak hafıza geliştirmeyi başaran... ...yeryüzündeki tek türüz.We are the only species on Earth, so far as we know... ...to have invented a communal memory.
Bu hafızanın depolandığı yer kütüphaneler. kütüphaneler de evrim geçirdiler.The warehouse of that memory is called the library. Libraries also have evolved.
Sahip olduğumuz miras toplumsal hafızamızdan daha büyük bir şeydir. O bizim ortak hazinemizdir.Our heritage is much more than our collective memory -- it's our collective treasure.
Sarıyla gösterilmiş alan, hipokampla başlıyoruz ki bu hafıza organıdır.So we'll start with the hippocampus, shown in yellow, which is the organ of memory.
Ve bu sayede, dış hafızalarınız arasında gidip gelmeye başlarsınız -- en son nereye koymuştunuz?And because of that, you start to dig around for your external memories -- where did you leave them?
Hafızası için kötü olur bunlar.It'll be bad for her memory.
Dakikada 7000 kelimeyi okuyabilirim ayrıca, mükemmel bir hafızam vardır.I can read 7000 words per minute; I also have an excellent memory.
Sonra bir de, hafıza.Then also, memory.
Bazıları, 'Hafızam eskisi kadar iyi değil' der.Some people say, 'My memory is not as good as it used to be.
Demek ki bir şey hafızayı da gözlemliyor.So something is observing memory, also.
Benim hafızam, ben değil, olduğum şey değil.My memory, not me, not what I am.
Kusursuz bir hafızası var.He has the most impeccable memory.
Ama yine de seçici bir hafıza.He has a selective one, though.
Ben de fotojenik hafıza var.I have a photogenic memory.

İlgili Sayfalar