hafız ile cümle
hafız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Canlı yayın TV'yi durdurur, reklamları atlar, izleme alışkanlıklarınızı hafızaya alır, vb. vb."Ezzel megállíthatod az élő adást, átugorhatod a reklámokat, figyeli a tévézési szokásaidat, stb. stb."
Canlı yayın TV'yi durdurur, reklamları atlar, izleme alışkanlıklarınızı hafızaya alır, vb. vb."Het pauzeert live tv, slaat reclame over, onthoudt je kijkgewoontes, etc., etc."
Canlı yayın TV'yi durdurur, reklamları atlar, izleme alışkanlıklarınızı hafızaya alır, vb. vb."Ini bisa menjeda siaran TV, melewatkan iklan. mengingat kebiasaan menonton Anda, dan sebagainya."
Canlı yayın TV'yi durdurur, reklamları atlar, izleme alışkanlıklarınızı hafızaya alır, vb. vb."생방송을 멈추고, 상업 방송을 빼고, 시청 습관을 기억하고, 기타 등등."
Canlı yayın TV'yi durdurur, reklamları atlar, izleme alışkanlıklarınızı hafızaya alır, vb. vb."Lahko da na pavzo prenos v živo, si zapomni vaše gledalske navade itn. itn."
Canlı yayın TV'yi durdurur, reklamları atlar, izleme alışkanlıklarınızı hafızaya alır, vb. vb."Mette in pausa la TV in diretta, evita le pubblicità, memorizza le tue abitudini televisive, ecc..."
Canlı yayın TV'yi durdurur, reklamları atlar, izleme alışkanlıklarınızı hafızaya alır, vb. vb."Můžete pozastavit živé vysílání, přeskočit reklamy, uložit své oblíbené pořady atd. atd."
Canlı yayın TV'yi durdurur, reklamları atlar, izleme alışkanlıklarınızı hafızaya alır, vb. vb."Nó dừng chương trình trực tiếp, bỏ qua đoạn quảng cáo, nhớ những thói quen xem phim của bạn, vân vân."
Canlı yayın TV'yi durdurur, reklamları atlar, izleme alışkanlıklarınızı hafızaya alır, vb. vb."Pune pauză programelor TV live, sare peste reclame, ține minte la ce te uiți, etc., etc."
Canlı yayın TV'yi durdurur, reklamları atlar, izleme alışkanlıklarınızı hafızaya alır, vb. vb."Robi przerwy w telewizji na żywo, pomija reklamy, zapamiętuje twoje zwyczaje, itd., itp."
Canlı yayın TV'yi durdurur, reklamları atlar, izleme alışkanlıklarınızı hafızaya alır, vb. vb."Zastaví živé televízne vysielanie, preskočí reklamy, zapamätá si Vaše TV návyky atď."
Canlı yayın TV'yi durdurur, reklamları atlar, izleme alışkanlıklarınızı hafızaya alır, vb. vb."Παγώνει την TV, παραλείπει τις διαφημίσεις, θυμάται τις τηλεοπτικές σας συνήθειες, κλπ., κλπ."
Canlı yayın TV'yi durdurur, reklamları atlar, izleme alışkanlıklarınızı hafızaya alır, vb. vb."Той поставя пауза на живата телевизия, прескача реклами, запаметява навиците ти на гледане, и т.н., и т.н."
Canlı yayın TV'yi durdurur, reklamları atlar, izleme alışkanlıklarınızı hafızaya alır, vb. vb."הוא משהה טלווזיה חיה, מדלג על פרסומות, לומד את הרגלי הצפיה שלך ועוד ועוד."
Canlı yayın TV'yi durdurur, reklamları atlar, izleme alışkanlıklarınızı hafızaya alır, vb. vb."فهويوقف المباشرمؤقتاً، ويتجاوز الإعلانات، ويحفظ عادات المشاهدة،إلخ،إلخ."
Canlı yayın TV'yi durdurur, reklamları atlar, izleme alışkanlıklarınızı hafızaya alır, vb. vb."好みの番組を記憶します などなど」 人は「何を」ではなく「なぜ」に動かされるのです
Carl Sagan ile özel bir yolculuk HAFIZANIN SÜREKLİLİĞİA Persistência da Memória
Carl Sagan ile özel bir yolculuk HAFIZANIN SÜREKLİLİĞİ기억의 영속
Çocukların hafızası fotoğrafikti.Asta s-a intamplat datorita memoriei fotografice.
Çocukların hafızası fotoğrafikti.Era memoria fotografica.
Çocukların hafızası fotoğrafikti.Es handelte sich um fotografische Erinnerungen.
Çocukların hafızası fotoğrafikti.Il y avait un rappel photographique.
Çocukların hafızası fotoğrafikti.Zadziałała pamięć fotograficzna.
Çocukların hafızası fotoğrafikti.Υπήρχε φωτογραφική μνήμη.
Çocukların hafızası fotoğrafikti.Децата проявиха фотографска памет.
Çocukların hafızası fotoğrafikti.私が言いたいのは、グーグル上にあるものを
Çok trajik bir figür olmasına rağmen kendisi hafızamızın bizi biz yaptığı gerçeğine açılan bir pencere.Bil je izredno tragičen primer, a dal mi je vpogled, v kolikšni meri nas naš spomin naredi to, kar smo.
Çok trajik bir figür olmasına rağmen kendisi hafızamızın bizi biz yaptığı gerçeğine açılan bir pencere.Jego historia jest niewiarogodnie tragiczna, ale pokazuje, jak bardzo nasze wspomnienia tworzą nas samych.
Çok trajik bir figür olmasına rağmen kendisi hafızamızın bizi biz yaptığı gerçeğine açılan bir pencere.믿기 힘들 정도로 안타까운 사람이지만 이분을 통해서 우린 우리가 누구인지를 알게 해 주는 기억력의 범위를 들여다 볼 수 있습니다.
Çok trajik bir figür olmasına rağmen kendisi hafızamızın bizi biz yaptığı gerçeğine açılan bir pencere.Obwohl es so tragisch war, bot er Einblicke darin, wie viel unser Gedächtnis uns zu dem macht, wer wir sind.
Çok trajik bir figür olmasına rağmen kendisi hafızamızın bizi biz yaptığı gerçeğine açılan bir pencere.והוא היה דמות מאד טרגית אבל הוא גם איפשר לנו לראות באיזו מידה הזכרונות שלנו עושים אותנו למי שאנחנו.
Çok trajik bir figür olmasına rağmen kendisi hafızamızın bizi biz yaptığı gerçeğine açılan bir pencere.وكان شخص مأساوي بشكل لا يصدق ولكنه كان كنافذة إلى المدى الذي تقوم فيه ذاكرتنا بتكوين الأشخاص الذين نحن عليهم
Çok trajik bir figür olmasına rağmen kendisi hafızamızın bizi biz yaptığı gerçeğine açılan bir pencere.どの程度 記憶が 我々を形作っているかを知る 手がかりとなる存在です その対極にいるのが この人
Çünkü dikkat dağılması bir hafıza yarışmacısının en büyük düşmanıdır.산만함은 암기력대회 참가자들의 가장 큰 적이요.
Çünkü dikkat dağılması bir hafıza yarışmacısının en büyük düşmanıdır.מאחר והסחת-דעת היא האויב הכי גדול לזכרן המתחרה
Çünkü dikkat dağılması bir hafıza yarışmacısının en büyük düşmanıdır.لأن التشتت هو أعظم عدو للحافظ التنافسي
Çünkü dikkat dağılması bir hafıza yarışmacısının en büyük düşmanıdır.結局1年前に取材した その競技会に戻ってきました
Dakikada 7000 kelimeyi okuyabilirim ayrıca, mükemmel bir hafızam vardır.그럼 1분에 칠천자도 읽을수있고, 기억력도 탁월해질거야.
Dakikada 7000 kelimeyi okuyabilirim ayrıca, mükemmel bir hafızam vardır.Aku bisa membaca 7000 kata permenit, dan aku juga memiliki ingatan yang hebat.
Dakikada 7000 kelimeyi okuyabilirim ayrıca, mükemmel bir hafızam vardır.Ich kann 7000 Wörter in einer Minute lesen, also habe ich ein exzellentes Gedächtnis.
Dakikada 7000 kelimeyi okuyabilirim ayrıca, mükemmel bir hafızam vardır.Ik kan 7000 woorden per minuut lezen, ook heb ik een excelent geheugen.
Dakikada 7000 kelimeyi okuyabilirim ayrıca, mükemmel bir hafızam vardır.Jag kan läsa 7000 ord per minut har också en utmärkt minne
Dakikada 7000 kelimeyi okuyabilirim ayrıca, mükemmel bir hafızam vardır.Jeg kan læse 7000 ord i minuttet, altså har jeg en fremragende hukommelse
Dakikada 7000 kelimeyi okuyabilirim ayrıca, mükemmel bir hafızam vardır.Je peux lire 7000 mots par minute, aussi j'ai une excellente mémoire.
Dakikada 7000 kelimeyi okuyabilirim ayrıca, mükemmel bir hafızam vardır.<i>息をする時お腹の下まで ゆっくり息を吸い込んで
Dakikada 7000 kelimeyi okuyabilirim ayrıca, mükemmel bir hafızam vardır.Moge przeczytać 7000 słow na minutę. Mam też świetną pamięć.
Dakikada 7000 kelimeyi okuyabilirim ayrıca, mükemmel bir hafızam vardır.Posso leggere 7000 parole in un minuto, ho anche un'eccellente memoria.
Dakikada 7000 kelimeyi okuyabilirim ayrıca, mükemmel bir hafızam vardır.Pot sa citesc 7000 de cuvinte pe minut, si mai ales, am o memorie excelenta.
Dakikada 7000 kelimeyi okuyabilirim ayrıca, mükemmel bir hafızam vardır.Tôi có thể đọc 7000 từ trong một phút, và còn có trí nhớ siêu việt.
Dakikada 7000 kelimeyi okuyabilirim ayrıca, mükemmel bir hafızam vardır.Μπορώ να διαβάσω 7000 λέξεις το λεπτό, επίσης έχω καταπληκτική μνήμη
Dakikada 7000 kelimeyi okuyabilirim ayrıca, mükemmel bir hafızam vardır.Мога да прочета 7000 думи за минута, също така, имам отлична памет.
Dakikada 7000 kelimeyi okuyabilirim ayrıca, mükemmel bir hafızam vardır.Я могу прочесть 7000 слов в минуту, а также у меня отличная память.
Dakikada 7000 kelimeyi okuyabilirim ayrıca, mükemmel bir hafızam vardır.אני יכול לקרוא שבע מאות מילים בדקה. ויש לי זיכרון מצויין
Dakikada 7000 kelimeyi okuyabilirim ayrıca, mükemmel bir hafızam vardır.أستطيع قراءة 7000 كلمة في الدقيقة، كما أن لدي ذاكرة ممتازة
Demek ki bir şey hafızayı da gözlemliyor.Así pues algo está observando a la memoria, también.
Demek ki bir şey hafızayı da gözlemliyor. Benim hafızam, ben değil, olduğum şey değil. Anlıyor musun?Что то также наблюдает и память . "моя память" не я, не то чем я являюсь, понимаешь?
Demek ki bir şey hafızayı da gözlemliyor. Benim hafızam, ben değil, olduğum şey değil. Anlıyor musun?以前、私の知性的な能力は もっと鋭かったと
Demek ki bir şey hafızayı da gözlemliyor.Čiže niečo pozoruje aj pamäť.
Demek ki bir şey hafızayı da gözlemliyor.Donc quelque chose est en train d'observer la mémoire, également
Derek: Hafıza. Adam:데릭: 기억력. 아담: 네 기억력은 정말 놀라워, 우리가 했던 모든 연주회에