hafız ile cümle
hafız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Bu yarışmaya katılan herkes sana ortalama bir hafızası olduğunu söyleyecektir.Toţi care concurează în acest concurs îţi vor spune că au o memorie obişnuită.
Bu yarışmaya katılan herkes sana ortalama bir hafızası olduğunu söyleyecektir.Tous ceux qui concourent dans cette compétition vous diront qu'ils ont une mémoire dans la moyenne.
Bu yarışmaya katılan herkes sana ortalama bir hafızası olduğunu söyleyecektir.Tutti quelli che partecipano a questo concorso ti diranno che hanno semplicemente una memoria normale.
Bu yarışmaya katılan herkes sana ortalama bir hafızası olduğunu söyleyecektir.Vsi, ki se udeležijo tega tekmovanja, vam bodo rekli, da imajo le povprečen spomin.
Bu yarışmaya katılan herkes sana ortalama bir hafızası olduğunu söyleyecektir.Όλοι όσοι παίρνουν μέρος σε αυτόν το διαγωνισμό θα σου πουν ότι έχουν απλώς μια κοινή μνήμη.
Bu yarışmaya katılan herkes sana ortalama bir hafızası olduğunu söyleyecektir.Всеки, който се състезава в това съревнование, ще ви каже, че има просто средна памет.
Bu yarışmaya katılan herkes sana ortalama bir hafızası olduğunu söyleyecektir.Любой участник этих соревнований тебе скажет, что у него средние способности к запоминанию.
Bu yarışmaya katılan herkes sana ortalama bir hafızası olduğunu söyleyecektir.כל מי שמתחרה בתחרות הזו יגיד לך שיש לו רק זכרון ממוצע
Bu yarışmaya katılan herkes sana ortalama bir hafızası olduğunu söyleyecektir.كل من يشارك في هذه المسابقة يخبرك بأن لديه ذاكرة متوسطة فقط
Bu yarışmaya katılan herkes sana ortalama bir hafızası olduğunu söyleyecektir.記憶力は人並みだって言うはずだよ みんな訓練を積んで
Bu yüzden de biz beyindeki hafıza devrelerini daha güçlü yapmak için çalışmaya karar verdikAm hotărât să încercăm să supraîncărcăm circuitele de memorie din creier.
Bu yüzden de biz beyindeki hafıza devrelerini daha güçlü yapmak için çalışmaya karar verdikCosì abbiamo deciso di provare a caricare a mille i circuiti di memoria nel cervello.
Bu yüzden de biz beyindeki hafıza devrelerini daha güçlü yapmak için çalışmaya karar verdikDet vi har besluttet os for at gøre er at vi prøver at turbolade hukommelseskredsløbene i hjernen.
Bu yüzden de biz beyindeki hafıza devrelerini daha güçlü yapmak için çalışmaya karar verdik우리가 할 일은 뇌의 기억 회로를 매우 활성화시키는 것입니다.
Bu yüzden de biz beyindeki hafıza devrelerini daha güçlü yapmak için çalışmaya karar verdikLo que decidimos hacer es tratar de turbocargar los circuitos de la memoria en el cerebro.
Bu yüzden de biz beyindeki hafıza devrelerini daha güçlü yapmak için çalışmaya karar verdikRozhodli jsme se, že zkusíme mimořádnou stimulaci paměťových obvodů v mozku.
Bu yüzden de biz beyindeki hafıza devrelerini daha güçlü yapmak için çalışmaya karar verdikTehát eldöntöttük, hogy megpróbáljuk túltölteni az agynak a memóriáért felelős áramköreit.
Bu yüzden de biz beyindeki hafıza devrelerini daha güçlü yapmak için çalışmaya karar verdikVi bestämde oss således för att försöka turboladda minnesbanorna i hjärnan.
Bu yüzden de biz beyindeki hafıza devrelerini daha güçlü yapmak için çalışmaya karar verdikVì vậy điều mà chúng tôi đã quyết định làm là chúng tôi thử tăng áp mạch điều khiển bộ nhớ trong não.
Bu yüzden de biz beyindeki hafıza devrelerini daha güçlü yapmak için çalışmaya karar verdikWir haben also beschlossen, die Schaltkreise des Gedächtnisses im Gehirn "turboaufzuladen".
Bu yüzden de biz beyindeki hafıza devrelerini daha güçlü yapmak için çalışmaya karar verdikZdecydowaliśmy się spróbować podkręcić ośrodek pamięci w mózgu.
Bu yüzden de biz beyindeki hafıza devrelerini daha güçlü yapmak için çalışmaya karar verdikИ така решихме да опитаме да направим свръхзареждане на веригите на паметта в мозъка.
Bu yüzden de biz beyindeki hafıza devrelerini daha güçlü yapmak için çalışmaya karar verdikМы решили попытаться подзарядить зоны мозга, ответственные за память.
Bu yüzden de biz beyindeki hafıza devrelerini daha güçlü yapmak için çalışmaya karar verdikברור שאפשר. מה שהחלטנו הוא שננסה להאיץ את מעגלי
Bu yüzden de biz beyindeki hafıza devrelerini daha güçlü yapmak için çalışmaya karar verdikفما قررنا فعله هو التالي: سوف نحاول أن نشحذ دارة الذاكرة في الدماغ
Bu yüzden de biz beyindeki hafıza devrelerini daha güçlü yapmak için çalışmaya karar verdik脳内の記憶回路を 加速しようと決めました 活動を加速できるかどうか見るため
Bu zorluklar her zaman hafıza ile ilgili hastalıklarından kaynaklanmamaktadır.Aina ne eivät johdu muistisairaudesta.
Bu zorluklar her zaman hafıza ile ilgili hastalıklarından kaynaklanmamaktadır.Ces troubles ne sont pas toujours dus à une maladie.
Bu zorluklar her zaman hafıza ile ilgili hastalıklarından kaynaklanmamaktadır.No siempre se deben a alguna enfermedad.
Bu zorluklar her zaman hafıza ile ilgili hastalıklarından kaynaklanmamaktadır.Orsaken till detta är inte alltid en demenssjukdom.
Bu zorluklar her zaman hafıza ile ilgili hastalıklarından kaynaklanmamaktadır.Не всегда эти проблемы связаны с болезнью памяти.
Bu zorluklar her zaman hafıza ile ilgili hastalıklarından kaynaklanmamaktadır.هي لا تسببها دائماً أمراض الذاكرة.
Çakılar sanki kültürel hafızamızdan yok oluyor gibi. ve bu bence çok berbat birşey.A zsebkések lassan kisodródnak a kulturális tudatunkból, ami szerintem borzalmas dolog.
Çakılar sanki kültürel hafızamızdan yok oluyor gibi. ve bu bence çok berbat birşey.Bricegele încep să dispară încet din conștiința noastră culturală, ceea ce e un lucru groaznic.
Çakılar sanki kültürel hafızamızdan yok oluyor gibi. ve bu bence çok berbat birşey.Dao bỏ túi là những thứ ra đời từ sự tri thức văn hóa của chúng ta một thứ rất tệ hại.
Çakılar sanki kültürel hafızamızdan yok oluyor gibi. ve bu bence çok berbat birşey.Kapesní nože se jakoby vytrácející z našeho kulturního povědomí, což považuji za hroznou věc.
Çakılar sanki kültürel hafızamızdan yok oluyor gibi. ve bu bence çok berbat birşey.주머니칼은 현재 우리 문화에서 점점 사라지고 있는데, 저는 이것이 비극이라고 생각합니다.
Çakılar sanki kültürel hafızamızdan yok oluyor gibi. ve bu bence çok berbat birşey.Las navajas están empezando a desaparecer de nuestra conciencia cultural, lo cual pienso que es algo terrible.
Çakılar sanki kültürel hafızamızdan yok oluyor gibi. ve bu bence çok berbat birşey.Lommeknive er ligesom ved at drive ud af vores kulturelle bevidsthed, hvilket jeg synes er en frygtelig ting.
Çakılar sanki kültürel hafızamızdan yok oluyor gibi. ve bu bence çok berbat birşey.Memiliki pisau lipat seperti penyimpangan dari kesadaran budaya kita, yang saya pikir adalah hal yang buruk.
Çakılar sanki kültürel hafızamızdan yok oluyor gibi. ve bu bence çok berbat birşey.Scyzoryki powoli odchodzą z naszej świadomości kulturowej i jest to rzecz straszna.
Çakılar sanki kültürel hafızamızdan yok oluyor gibi. ve bu bence çok berbat birşey.Vreckové nožíky sa pomaly vytrácajú z nášho povedomia, čo je podľa mňa veľká škoda.
Çakılar sanki kültürel hafızamızdan yok oluyor gibi. ve bu bence çok berbat birşey.Zakmessen verdwijnen uit ons cultureel bewustzijn, en ik denk dat dat een vreselijke zaak is.
Çakılar sanki kültürel hafızamızdan yok oluyor gibi. ve bu bence çok berbat birşey.Žepni noži počasi izginjajo iz naše kulturne zavesti, kar se mi zdi grozno.
Çakılar sanki kültürel hafızamızdan yok oluyor gibi. ve bu bence çok berbat birşey.Οι σουγιάδες έχουν απομακρυνθεί από την καθημερινότητά μας κάτι που θεωρώ πολύ αρνητικό.
Çakılar sanki kültürel hafızamızdan yok oluyor gibi. ve bu bence çok berbat birşey.Джобните ножчета като че ли се изплъзват от нашата културна съзнателност, което според мен е ужасно нещо.
Çakılar sanki kültürel hafızamızdan yok oluyor gibi. ve bu bence çok berbat birşey.Кишенькові ножі, немовби випали з нашої культурної свідомості, я вважаю, це жахливо.
Çakılar sanki kültürel hafızamızdan yok oluyor gibi. ve bu bence çok berbat birşey.Перочинные ножи перестают быть частью нашей культуры, что я считаю ужасным.
Çakılar sanki kültürel hafızamızdan yok oluyor gibi. ve bu bence çok berbat birşey.האולר הולך ונעלם מהתודעה התרבותית שלנו, אני חושב שזה נורא.
Çakılar sanki kültürel hafızamızdan yok oluyor gibi. ve bu bence çok berbat birşey.سكاكين الجيب أصبحت بعيدة عن قيمنا الثقافية واعتقد ان هذا شيء فظيع
Çakılar sanki kültürel hafızamızdan yok oluyor gibi. ve bu bence çok berbat birşey.それはひどいことだと思います (笑い)
Canlı yayını durdurur, reklamları atlar, izleme alışkanlıklarınızı hafızaya alır.."Il met en pause la TV en direct, zappe les pubs, se souvient de vos habitudes, etc..."
Canlı yayını durdurur, reklamları atlar, izleme alışkanlıklarınızı hafızaya alır.."Pausa la TV en directo, salta anuncios, memoriza hábitos televisivos, etc., etc.
Canlı yayını durdurur, reklamları atlar, izleme alışkanlıklarınızı hafızaya alır.."이 제품은 방송중인 TV를 멈추고, 광고를 건너뛰며 당신의 시청 습관을 기억합니다. 등등"
Canlı yayını durdurur, reklamları atlar, izleme alışkanlıklarınızı hafızaya alır.."Він ставить на паузу живу телетрансляцію, пропускає рекламу, запам'ятовує ваші уподобання, бла, бла, бла...
Canlı yayını durdurur, reklamları atlar, izleme alışkanlıklarınızı hafızaya alır.."人は「何を」ではなく 「なぜ」に動かされるのです
Canlı yayın TV'yi durdurur, reklamları atlar, izleme alışkanlıklarınızı hafızaya alır, vb. vb."Ça met la télé en pause, passe les pubs, apprend vos habitudes, etc., etc."
Canlı yayın TV'yi durdurur, reklamları atlar, izleme alışkanlıklarınızı hafızaya alır, vb. vb."Den pausar direktsänd TV, hoppar över reklamen, kommer i håg din tittarvanor, osv., osv."
Canlı yayın TV'yi durdurur, reklamları atlar, izleme alışkanlıklarınızı hafızaya alır, vb. vb."Det sætter live tv på pause, springer reklamer over, husker ens seervaner, osv., osv."
Canlı yayın TV'yi durdurur, reklamları atlar, izleme alışkanlıklarınızı hafızaya alır, vb. vb."Es hält das aktuelle Fernsehprogramm an, überspringt Werbung, speichert ihre Fernsehgewohnheiten, etc, etc."