hadise ile cümle

hadise kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Pope hadiseyi eşine anlatmak ister fakat ona Will hakkında hiçbir şey söylemez.Уилл рассказывает жене о случившемся, но та отказывается верить в это.
Bu hâdiseyi anlatan zât diyor ki: “Bir gün onu gördüm.قال: "ولكني رأيته يوما، رأيته لمحا، شبح، أقسم!".
Yine Leyla ve Tolga arasındaki hadiseler devam etmektedir.وتستمر المناوشات بين (جون) و(ياجريت).
Hadisenin nedenlerinin, sebeplerinin, sonuçlarının veya özelliklerinin açıklanması gerekir.أية بيانات أخرى تفيد ظروف وقوع العنف وأسبابه ونتائجه.
Ashabı Kehf Hadisesinin Tarihiتاريخ حادثة أصحاب الكهف
Öncelikle Kur'an tahsili görmüş, daha sonra hadise yönelerek hadis çalışmalarına başlamıştır.Em conseqüência disso, cegou-o e em seguida começou a executar os nobres que haviam testemunhado o ato.
Hadiseye saygı gösterecek olan Georges çocuğa Marcel Stanley adını verdi.Para homenagear o feito, Georges batizou seu filho de Marcel Stanley.
"Hadise: Benim için biten bitmiştir Sinan: Artık kendi yoluma bakıyorum".«Susana Feitor: «Cheguei a pensar em acabar a carreira»».
BİR HADİSE VAR".Isso é guerra."
Şehir bu hadiseden sonra önemini yitirmiştir.Depois disso, a ilha perdeu a sua importância militar.
Bu dönem "İnkıta-ı Vahy" hadisesi olarak adlandırılır..Ao longo dos anos, esta observação foi considerada como a origem do apelido "No-Name Defense".
Bir hadise göre Muhammed, Deccal'a denk gelen, ona karşı Kehf Suresini okusun dediğine inanılır.Três exemplos são: É dito que ao ouvir seu pai recitando, Hafez memorizou o Corão em sua tenra idade.
Birkaç gün evvel küçük bir hadise olmuş.Lá passaram semanas, até que houve um problema.
Bu, Montreal Screwjob hadisesini andıran bir olaydı.Deze gebeurtenis kreeg de naam Montreal Screwjob.
"Milk Chocolate Girl", Hadise'nin ilk albümü Sweat'ten çıkan üçüncü single'dır.Milk Chocolate Girl was de derde single van Hadise uit haar debuutalbum Sweat.
Biz bu Hadise inanıyoruz.Dat verhaal geloven ze wel.
TRT Ekim 2008'de Hadise'yi seçmiştir.Ze werd hiervoor intern geselecteerd door TRT in oktober 2008.
Gösterinin uzmanları Hadise ve Christer Björkman olmuştur.Tijdens de finale waren de experten Hadise en Christer Björkman.
Kur'ân âyetlerinin bir kısmı bir hadise veya bir sorun üzerine inmiştir.Een ander heikel discussiepunt was de geschapen of ongeschapen Koran.
Pip, bu hadiseyi çabucak unutur.Direct sloot Quick zich hierbij aan.
Öncelikle Kur'an tahsili görmüş, daha sonra hadise yönelerek hadis çalışmalarına başlamıştır.Zij wenkte hem haar te volgen en zij leidde hem naar het weiland waar zij het eerst was verschenen.
Bu, Montreal Screwjob hadisesini andıran bir olaydı.Był kluczową postacią w incydencie zwanym Montreal Screwjob.
Fakat Dede Efendi'nin başına ilginç hadiseler geliyor.Z osobą księdza Misiałowicza wiąże się niezwykłe wydarzenie.
İşte bu esir ve hadise üzerine Yegüsey Bahadır oğluna Temuçin adını verdi.Ówczesny król Gejza I na jego cześć nazwał swego syna tym imieniem.
Fakat bu hadisenin Osmanlı Devleti için fazla önemi yoktur.I na tym polu Ira także nie ma się czego wstydzić.
Hadise ise ünlü “Torlakyan Davası” olarak tarihe geçer.Wydaje się ona znajdować również uzasadnienie w przebiegu tzw. incydentu riazańskiego.
Savaşın hemen akabinde, Yugoslavya ile Müttefikler arasında birkaç silahlı çatışma hadisesi yaşanmıştı.Już po wojnie doszło do kilku incydentów zbrojnych pomiędzy Jugosławią a aliantami zachodnimi.
Annesi Maria Magdalena Snellman bu hadiseden bir sene sonra hayata gözlerini yumdu.Płacząca Maria Magdalena skrywa swoją twarz.
Bu hadise sadece birkaç dokümanda gözükmektedir.Utwór ten występuje w kilku wersjach.
Bu hâdiseyi anlatan zât diyor ki: “Bir gün onu gördüm.Kiedyś pewien człowiek powiedział: "Patrz, wszyscy umierają oprócz mnie!".
Yaşanan hadiselerden sonra Red, bir ödül avcısı olarak büyür.Äventyret fortsätter sedan när Red har växt upp och blivit en prisjägare.
Erişim tarihi: 6 Ocak 2013. ^ "Sivaslı Hadise paylaşılamıyor".Läst: 6 januari 2013. ^ SMHI: Varför stämmer inte alltid prognoserna?
Bundan birkaç ay sonra Edirne yangını ve onu müteakip yeniçerilerin ayaklanması hadisesi vukua geldi.Detta väckte missnöje hos vissa och några dagar efter det Mäntsäläupproret mördades hon av en revolverman.
Hadisenin nedenlerinin, sebeplerinin, sonuçlarının veya özelliklerinin açıklanması gerekir.Man diskuterade enstaka ords betydelse, uppenbarelsernas orsaker och konsekvenser.
Daha sonra burada yaşanan bir hadise yüzünden Culuk'a gelip yerleşmişlerdir.De träffar sedan en annan hemul (frimärkssamlare) som följer med dem på hemfärden.
Hadise ise ünlü “Torlakyan Davası” olarak tarihe geçer.Proceduren blev känd som "Achard-Castaignes prov".
BİR HADİSE VAR".Du är soldat."
Hadiseyi gören dalkavuklar derhal dağıldı.De sista i gardet retirerade genast.
Bu evlilik hadisesi Emevîlerin İslama girmelerini kolaylaştıran bir unsur olmuştur.Avrättningsmetoden kan därför ha varit en anspelning på hennes äktenskapsbrott.
2008'de ikinci stüdyo albümü Hadise'yi satışa sundu.I maj 2008 sålde albumet Guld.
Aynı ay içinde ikinci stüdyo albümü Hadise'yi piyasaya sürdü.Senare samma månad spelades bandets tredje studioalbum, Homesick, in.
BİR HADİSE VAR".Вони матимуть війну».
Hadiseye saygı gösterecek olan Georges çocuğa Marcel Stanley adını verdi.На честь цієї події, Жорж назвав дитину Марсель Стенлі.
"Hadise, Kim Bu Tatminsiz Diva?".«То ти і є той самий Вано?»
Pip, bu hadiseyi çabucak unutur.Шпрехер спритно обійшов цю заборону.
Buzăulu papaz Mihai Stanciu bu hadiselerin hepsine şahitlik etmiş ve notlar almıştır.Rodina Karla Holubce všechna tato vyznamenání archivuje a ochraňuje.
Pip, bu hadiseyi çabucak unutur.Toho však Apollón rychle vyřadil ze hry.
Pope hadiseyi eşine anlatmak ister fakat ona Will hakkında hiçbir şey söylemez.Pope și-a mărturisit soției sale aventura extraconjugală, dar nu i-a spus nimic à propos de Will.
Bu, Montreal Screwjob hadisesini andıran bir olaydı.Ceea ce avea să se întâmple a rămas în istoria wrestlingului sub numele de Montreal Screwjob.
Birkaç gün evvel küçük bir hadise olmuş.În zilele care au urmat au avut loc câteva acțiuni minore.
Kahraman Belçikalı-Türk sanatçı Hadise'nin dördüncü stüdyo albümü.Kahraman este cel de-al patrulea album al interpretei belgiene Hadise.
Bu hâdiselerden haberdar olan Emevî valisi Türkler aleyhinde şiddetli bir takibat başlattı.Acțiunea a fost un eșec total, românii exilați privind cu mare suspiciune acest recensământ.
Bu, hiçbir canlı hayvan vücudunun yapamadığı son derece karmaşık bir hadisedir.Este un element fără de care organismul uman nu poate supraviețui.
1931'de Menemen hadisesi sebebiyle Menemen'e götürülüp divan-ı harbe çıkarıldı.1931-ben a Te és ti című kötete miatt elítélték.
İnsan gözü bu hadiseyi göremez, görmesi mümkün değildir.Eme teremtményt nem lehet látni, csupán az árnyékát.
Şehir bu hadiseden sonra önemini yitirmiştir.A város elveszítette ezzel katonai jelentőségét.
Bu hadise sadece birkaç dokümanda gözükmektedir.Ez a sorozat csak néhány epizódot élt meg.
BİR HADİSE VAR".Ez a háború.”
Bu, Montreal Screwjob hadisesini andıran bir olaydı.Tämä tapaus muistuttaa Montreal Screwjob -välikohtausta.
Yerel basın ve ulusal gey basını kapsamlı bir şekilde bu hadiseler hakkında röportaj yaptı.Paikallinen lehdistö ja kansallinen homolehdistö käsittelivät tapahtumaa laajasti.
İlgili Sayfalar