Tom yerel bir lisede hademe olarak işi kabul etti.Tom accepted the job as janitor at the local high school.
Tom bir okul hademesi.Tom is a school janitor.
Bir üniversite diplomasına sahip olsa da, Tom hademe olarak çalışır.Even though he has a college degree, Tom works as a janitor.
Bana sorma. Ben sadece hademeyim.Don't ask me. I'm just the janitor.
Tom hademe olarak başladı ama o şimdi şirketin başkanıdır.Tom started as a janitor, but he's now the president of the company.
Tom Mary'nin öğretmenlik yaptığı okulda bir hademe.Tom is a janitor at the school where Mary teaches.
Lincoln, bir otel odasında bir hademe cesedi bulunduğu haberini okur.Police discovered a suicide note in his hotel room.
Hademe, hastanede değil de morgda çalışsaydı da aynı işi yapacaktı.The janitor's job could just as well be done in a mortuary as in a hospital.
Kuşkusuz, bütün hademeler böyle davranış göstermez.Now, not all janitors are like this, of course.
Bu hademelerin ahlaki iradeleri, diğer insanlara hakkaniyet gösterecek seviyededir.These janitors have the moral will to do right by other people.
Hademelerin yaptıklarını anlatacak bir kural yazabilir misiniz?How could you even write a rule that got the janitors to do what they did?
Anlattığım hademeler gibi "gündelik kahramanlar" da kutlamaya değerdir.Ordinary heroes like the janitors who are worth celebrating too.
Ben'in babası, kendisine verilen bu hademelik işi için oldukça umutsuz/mutsuzdur.Ihr Götter unserer Väter, seid gnädig gegenüber der Verwahrlosung von dem, was Euch geweiht ist!
Hafize Ana, okulun hademesi, temizlikçisi ve aşçısıdır.Hate: Es la cocinera del colegio y la madre de Skin.
Böylece bir çadırda yaşamaya başlar ve kendisini kalkındırmak için bir de hademelik işi bulur.Per allevarla, devono trovare un posto dove vivere e si mettono a cercare anche un lavoro.
Headphone Joe (Kulaklık Joe): Okulun hademesidir.Наушник Джо (англ. Headphone Joe) — школьный уборщик.
Öğretmeni Ms. Krabappel, Başöğretmen Skinner ve bazen Hademe Willie ile başı derttedir.كان في ورطة مع معلمه "كرابابل" والمعلم الأول "سكنر" وأحياناً مع الخادم "ويليا".
Lincoln, bir otel odasında bir hademe cesedi bulunduğu haberini okur.اعترف فرانكلين بالقتل على شريط فيديو.
Argus Filch, Hogwarts Cadılık ve Büyücülük Okulu'nda hademe olarak çalışmaktadır.Argo Filch (Argus Filch, em inglês) é zelador e funcionário da Escola de Magia e Bruxaria de Hogwarts.
Böylece bir çadırda yaşamaya başlar ve kendisini kalkındırmak için bir de hademelik işi bulur.Вона починає сама красти в магазині, а також намагається знайти там роботу для Тіффані.
Seller ilk işini 15 yaşında bir hademe olarak Ilfracombe'daki bir tiyatroda aldı.Sellers získal svou první práci v divadle v Ilfracombe jako vrátný, když mu bylo 15 let.
Lincoln, bir otel odasında bir hademe cesedi bulunduğu haberini okur.Ilana elmondja, a repülőgépük csomagterében volt egy koporsóban.
Öğretmeni Ms. Krabappel, Başöğretmen Skinner ve bazen Hademe Willie ile başı derttedir.Han er konstant på kant med sin lærer Ms Krabappel, Rektor Skinner og lejlighedsvis Groundskeeper Willie.
Ben'in babası, kendisine verilen bu hademelik işi için oldukça umutsuz/mutsuzdur.Du som er Gud Fader lik, Ver i vanmakt sigerrik!
Lincoln, bir otel odasında bir hademe cesedi bulunduğu haberini okur.原題:絞殺る(しめる) 在賓館的房間裡發現了一具男性屍體。
Hafize Ana, okulun hademesi, temizlikçisi ve aşçısıdır.הזוג שכר אומנת, טבחית ומנקה.
Argus Filch, Hogwarts Cadılık ve Büyücülük Okulu'nda hademe olarak çalışmaktadır.Аргус Филч е училищният пазач на училището за магия и вълшебство "Хогуортс".
Böylece bir çadırda yaşamaya başlar ve kendisini kalkındırmak için bir de hademelik işi bulur.Preto sa rozhodne bývať v stane a nájsť si prácu.
- ama hiç birini - yukarıdaki hademeninki gibi tanımlamamalısınız.Arbeitsbeschreibungen haben wie die der Hausmeister.
- ama hiç birini - yukarıdaki hademeninki gibi tanımlamamalısınız.그 어떤 포지션에도 업무 명세서 같은 것을 만들지 마세요. 병원 청소부 작업 명세서 같은 것을 없애버리세요.
- ama hiç birini - yukarıdaki hademeninki gibi tanımlamamalısınız.שלאף משרה - אף משרה - לא יהיה תיאור משרה כמו של השרתים.
- ama hiç birini - yukarıdaki hademeninki gibi tanımlamamalısınız.من أنه ليس هناك أية وظيفة -أية وظيفة على الإطلاق- لها توصيف وظيفي يشبه هذا التوصيف الخاص بعمال النظافة.
- ama hiç birini - yukarıdaki hademeninki gibi tanımlamamalısınız.職務明細書を持たせてはいけません 他者と関わる仕事は
Anlattığım hademeler gibi "gündelik kahramanlar" da kutlamaya değerdir.Những anh hùng cơ bản như các hộ lý là những người cũng xứng đáng được tôn vinh.
Anlattığım hademeler gibi "gündelik kahramanlar" da kutlamaya değerdir.Alltägliche Helden wie die Hausmeister die es wert sind gefeiert zu werden.
Anlattığım hademeler gibi "gündelik kahramanlar" da kutlamaya değerdir.Almindelige helte som assistenter, der er værd at hylde.
Anlattığım hademeler gibi "gündelik kahramanlar" da kutlamaya değerdir.Eenvoudige helden als de schoonmakers die ook prijzenswaardig zijn.
Anlattığım hademeler gibi "gündelik kahramanlar" da kutlamaya değerdir.Eroi obişnuiţi precum oamenii de serviciu care merită apreciaţi.
Anlattığım hademeler gibi "gündelik kahramanlar" da kutlamaya değerdir.Eroi ordinari come i custodi che bisogna anche celebrare.
Anlattığım hademeler gibi "gündelik kahramanlar" da kutlamaya değerdir.Héroes comunes como los empleados de limpieza que merecen ser celebrados.
Anlattığım hademeler gibi "gündelik kahramanlar" da kutlamaya değerdir.Heróis comuns tal como os auxiliares, também devem ser celebrados.
Anlattığım hademeler gibi "gündelik kahramanlar" da kutlamaya değerdir.병원 관리인 아저씨처럼 평범한 영웅들이 칭송받아야 합니다.
Anlattığım hademeler gibi "gündelik kahramanlar" da kutlamaya değerdir.Mindennapi hősök: a gondnokok, akik megérdemlik az ünneplést.
Anlattığım hademeler gibi "gündelik kahramanlar" da kutlamaya değerdir.Obyčajní hrdinovia, ako údržbári, o ktorých som hovoril, a ktorí si tiež zaslúžia uznanie.
Anlattığım hademeler gibi "gündelik kahramanlar" da kutlamaya değerdir.Obyčejní hrdinové, jako ti správci v nemocnici, kteří jsou také hodní obdivu.
Anlattığım hademeler gibi "gündelik kahramanlar" da kutlamaya değerdir.Pahlawan biasa seperti para pembersih tadi juga layak dihargai.
Anlattığım hademeler gibi "gündelik kahramanlar" da kutlamaya değerdir.Vanliga hjältar som vaktmästarna som också är värda att firas.
Anlattığım hademeler gibi "gündelik kahramanlar" da kutlamaya değerdir.Zwykli bohaterowie jak salowi, których również należy uczcić.
Anlattığım hademeler gibi "gündelik kahramanlar" da kutlamaya değerdir.Συνηθισμένοι ήρωες όπως οι επιστάτες που αξίζουν επευφημίες.
Anlattığım hademeler gibi "gündelik kahramanlar" da kutlamaya değerdir.Обикновени герои като санитарите, които също трябва да бъдат възхвалявани.
Anlattığım hademeler gibi "gündelik kahramanlar" da kutlamaya değerdir.Обыкновенные герои, такие как уборщик, чьи поступки достойны прославления.
Anlattığım hademeler gibi "gündelik kahramanlar" da kutlamaya değerdir.Повсякденні герої, як прибиральники, яких варто прославляти.
Anlattığım hademeler gibi "gündelik kahramanlar" da kutlamaya değerdir.גיבורים רגילים כמו השרתים, שגם אותם ראוי להלל.
Anlattığım hademeler gibi "gündelik kahramanlar" da kutlamaya değerdir.مثل عمال النظافة الذين يستحقون أن نحتفي بهم أيضا.
Anlattığım hademeler gibi "gündelik kahramanlar" da kutlamaya değerdir.私たち1人1人、特別な英雄にならなくてもいいですから
Bir örnekle anlatmaya başlayayım. Ekranda bir hastane hademesinin görev tanımı geçiyor.Wat er over het scherm loopt is de taakomschrijving van een schoonmaker in een ziekenhuis.
Bu hademelerin ahlaki iradeleri, diğer insanlara hakkaniyet gösterecek seviyededir.Aceşti oameni de serviciu au voinţa morală de a face bine celorlalţi.
Bu hademelerin ahlaki iradeleri, diğer insanlara hakkaniyet gösterecek seviyededir.Ces agents d'entretien ont pour morale de traiter les autres avec égard.
Bu hademelerin ahlaki iradeleri, diğer insanlara hakkaniyet gösterecek seviyededir.Ci salowi mają wolę moralną, nakazującą właściwe postępowanie wobec innych.
Bu hademelerin ahlaki iradeleri, diğer insanlara hakkaniyet gösterecek seviyededir.Deze schoonmakers hebben de morele wil om goed te doen voor andere mensen.