Ana içeriğe geç
Sözlük

had ile cümle

had kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Yargıtay Birinci Ceza Dairesi üyesiyken 1 Temmuz 1988 tarihinde yaş haddinden emekliye ayrılmıştır.Ele renunciou a prefeitura da Signatura em 1 de julho de 1988.
Şehir bu hadiseden sonra önemini yitirmiştir.Depois disso, a ilha perdeu a sua importância militar.
Replikler:Hadi arkadaşlar, çalışın, çalışın.Exemplo: labori, trabalhar; laborigi, fazer trabalhar.
Dolayısıyla, Dünya tarihinin bu dönemine, “cehennemsi” anlamına gelen Hadeyan ismi konmuştur.De acordo com isto, nomearam esta parte da história da Terra de éon Hadeano, significando "infernal".
Dale'in Rick'e olan güvensizliği had safhaya ulaşmıştır.Sua desconfiança de Rick está em seu pico.
Bunu gören annesi: "Hadi Hermiyas'ım sen de git.Ela diz a seu irmão: "Vamos, Derek.
Komuta kademesinde de sorunlar had safhadaydı.Além disso, havia problemas no comando central.
Cezaları kısırlaştırmaktı ve bu cezanın uygulama yöntemi de hadım etmekti.O uso de armas era estritamente regulamentado e a usurpação era punível com a prisão.
Hadi bakalım devam" der.Quero dizer, vamos lá."
Erişim tarihi: 28 Aralık 2011. ^ Freeman, Hadley (25 Kasım 2011).Consultado em 7 de Setembro de 2012 Freeman, Hadley (25 de Novembro de 2011).
(Poyekhali! -Hadi gidelim!).PanAm Cap: Vamos sair daqui!
Enerji sıkıntısı had safhadaydı.Nossa energia juntos era forte.
Kendisinden 130 hadis rivayet edilmiştir.Contou com 130 episódios.
Kadınların özellikle hadis ilmine yöneldiği görüldü.Mulheres foram especialmente atraídas ao movimento.
Kubbe 1839'da yeşile boyandı ve o günden itibaren Kubbe-i Hadra (Yeşil Kubbe) olarak bilinir.A cúpula foi pintada de verde em 1837 e tornou-se conhecida como a "cúpula verde".
Ancak Hades'in en önemli sıfatı, ölümün tanrısıdır.Daí ser comum encontrar-se a referência de que Hades era deus dos Infernos.
Bu dönem "İnkıta-ı Vahy" hadisesi olarak adlandırılır..Ao longo dos anos, esta observação foi considerada como a origem do apelido "No-Name Defense".
Tanrıların tanrısı Zeus dünyayı ve gökleri yönetir, ondan sonra kardeşleri Hades ve Poseidon gelirdi.O deus grego Poseidon é o governante dos mares e dos oceanos e irmão de Zeus e Hades.
Ama Dionisos Hades'e inerek Ariadne'yi ve annesi Semele'yi geri getirir.Dioniso por sua vez desceu até o Hades e trouxe a ela e a sua própria mãe, Sêmele, de volta.
Bir hadise göre Muhammed, Deccal'a denk gelen, ona karşı Kehf Suresini okusun dediğine inanılır.Três exemplos são: É dito que ao ouvir seu pai recitando, Hafez memorizou o Corão em sua tenra idade.
"Hadi yüreğim ha gayret".«"Haja coração!"».
3 Ocak 2007 tarihinde yaş haddinden emekliye ayrılmıştır.Em janeiro de 2007, interrompeu, pela segunda vez, sua aposentadoria.
Bu park Hadrian Duvarı'nı içine almakta ve İskoçya sınırlarına kadar erişmektedir.Encontra-se próximo da Muralha de Adriano e foi construído para guardar a fronteira com a Escócia.
Birkaç gün evvel küçük bir hadise olmuş.Lá passaram semanas, até que houve um problema.
Onun eseri hadis edebiyâtı içinde oldukça önemli bir yere sâhip olan Sünen türünün ilki kabul edilmektedir.O seu sistema de pensamento foi lá consubstanciado em algo de mais marcadamente original.
40 yıllık akademik kariyeri sonrasında yaş haddi nedeniyle emekli oldu.Retornou quatro anos mais tarde por causa de seu mau desempenho acadêmico.
Gerçek her ne olursa olsun, Hadrianus her ikisinin öldürülmesini emretti.Para evitar um conflito na sucessão, Adriano ordenou que os dois fossem executados.
Yaptıklarıyla -bir konu abartılsa bile- onlara hadlerini bildirdi.Ao que acudiu ele, testemunha, atalhando a conversação sobre semelhante objeto.
Hadi biz yabancıymışız gibi rol yapalım.Vamos fingir que somos estrangeiros.
"Saadet bile haddini aşarsa azap olur".Na verlengingen kwam het op strafschoppen aan.
Kısas ve had cezaları Kur’an ayetleriyle karşılığı belirlenen suçlardır.De Koran maakt slechts melding van een bestraffing in het Hiernamaals.
Sahabelerin pek çoğunu görmüş ve onlardan hadis dinlemiştir.Bij de meeste van hen vallen de schellen daarop van de ogen.
Sonra güçtü pozisyonu, bir diğer güçlü hadım Aetios tarafından tehdit edilmiştir.Zijn eigen positie werd daarna bedreigd door de opkomst van een andere machtige eunuch, Aetios.
Bu da, onların isyan etmiş ve haddi aşmış bulunmalarındandır.Na deze bevrediging treedt bij hen direct oververzadiging en tegenzin op.
Artık kim bunun ötesinde bir şey isterse o takdirde onlar, haddi aşanlardır.''De onderdanige (sub) wil zijn of haar dominant (dom) behagen.
Hadi bana yardım edin!Help me alsjeblieft!
Bu, Montreal Screwjob hadisesini andıran bir olaydı.Deze gebeurtenis kreeg de naam Montreal Screwjob.
"Milk Chocolate Girl", Hadise'nin ilk albümü Sweat'ten çıkan üçüncü single'dır.Milk Chocolate Girl was de derde single van Hadise uit haar debuutalbum Sweat.
İlgili âyet-hadis.Okanbara azaleatuin.
Tabi ve hadım kuvvetleri ise vücudun çeşitli yerlerine dağılmış durumdadır.Zijn lichaam (dus zonder zijn hoofd) wordt in verschillende kerken vereerd.
B.j. hadropus Meksika yaylaları.B. j. hadropus: centraal Mexico.
Kuarklar hadronların içinde toplu bulunurlar ve yalnız başına gözlemlenmemiştir.Bij gave exemplaren is deze bedekt met haren en niet te zien.
Biz bu Hadise inanıyoruz.Dat verhaal geloven ze wel.
Louis'in If I Had You adlı bir dizide küçük rolleri oldu ve BBC'nin Waterloo Road dizisinde.Hij had kleine rolletjes in een ITV1-film If I Had You en de BBC-dramaserie Waterloo Road.
Apollodorus, Hadrianus döneminde sürgüne gönderildi ve kısa süre sonra öldürüldü.Hadrianus liet Apollodorus verbannen en kort daarna werd hij terechtgesteld.
Tahrîmen mekrûh: Dinde ayetlerin yorumlanması veya hadislere göre yapılmaması istenen şeydir.Degene die een van de verhalen hoort of reciteert zal van zijn zonden bevrijd worden.
Ancak buna açıktan açığa ifade eden ayet veya hadis yoktur.Zo'n helder beeld is duidelijk (distincta) of onduidelijk (confusa).
Hadrianus öncelikle Roma'ya gitmedi.Hadrianus was op de eerste plaats in Rome actief.
Bu ziyadenin, yani fazlalığın hükmü konusunda hadis âlimleri ihtilaf edmişlerdir.Zij waren een bron van eindeloze twisten tussen de vorsten die daarop aanspraak maakten.
TRT Ekim 2008'de Hadise'yi seçmiştir.Ze werd hiervoor intern geselecteerd door TRT in oktober 2008.
Gösterinin uzmanları Hadise ve Christer Björkman olmuştur.Tijdens de finale waren de experten Hadise en Christer Björkman.
Örneğin hadisler, ya da kıyas yoluyla haram olduğuna hükmedilen yiyecek ve içecekler.Zij waren zonder eten of drinken ingesloten geweest.
ELCEVAP: Had ve ta'zir lazım olur.Havik en Zn en Taams Eieren.
Kıyamet alametlerinin belirli aylarda ortaya çıkacağını haber veren hadisler.En dat terwijl schaapherders bekendstonden om hun kuisheid.
142 hadis rivayet etti.142 Loosduinen op eigen benen.
Hadrianus "Beş İyi İmparator'un üçüncüsüdür."Marcus Aurelius was de laatste van de "Vijf Goede Keizers".
Hadım kuvvetler ise gözlere, kulaklara ve diğer uzuvlara dağılmıştır.En dat onderscheidt de nabootsing van bedrog en trompe-l'oeil.
Gökdere (Hadim Göksuyu) adını alır, karstik kaynaklarla beslenir, gürleşir.De naam verwijst naar een (droge) beek en een dal met bronnen (zevensprong).
(Türkçe: Hadi üstündekileri çıkar!) sözleri duyulur.Zij luisteren naar de djinns.
En nihayetinde ayaklanma İmparator Hadrianus tarafından bastırıldı.De opstand verraste keizer Hadrianus.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod