Hadi, bize aldığını göster.Come on, show us what you bought.
Hadi, sana bir fincan kahve ya da bir şey ısmarlayayım.Come on, let me buy you a cup of coffee or something.
Hadi, sana biraz dondurma alacağım.Come on, I'll buy you some ice cream.
Hadi, sana akşam yemeği ısmarlayacağım.Come on, I'll buy you dinner.
Hadi, sana kahvaltı ısmarlayacağım.Come on, I'll buy you breakfast.
Hadi, sana bir içki ısmarlayacağım.Come on, I'll buy you a drink.
Hadi, sana bir bira ısmarlayacağım.Come on, I'll buy you a beer.
Hadi, bana yardım et.Come on, give me a hand.
Hadi, seni arabayla götüreceğim.Come on, I'll give you a ride.
Hadi, sizi eve bırakacağım.Come on, I'll give you a ride home.
Hadi bunu burada deneyelim.Let's try this one here.
Hadi, konuş benimle.Come on, talk to me.
Hadi senin Boston'a gezin hakkında konuşalım.Let's talk about your trip to Boston.
Hadi, Tom, Onun hakkında düşün.Come on, Tom, think about it.
Hadi, öğle yemeği yemeye gidelim.Come on, let's go get some lunch.
Hadi, bana söyleyebilirsin.Come on, you can tell me.
Hadi yeni bir başlangıç yapalım.Let's make a new start.
Hadi, Tom, bundan daha zekisin.Come on, Tom, you're smarter than that.
Hadi, bu o kadar büyük bir anlaşma değil.Come on, it's not that big a deal.
Hadi Tom. Gidelim.Come on, Tom. Let's go.
Tom'a kibarca haddini bildirdim.I politely corrected Tom.
Haddini aşıyorsun.You are in over your head.
Haddini bilmiyorsun.You are in over your head.
Aldırma, hadi!Never mind, come on!
Hadi bir grup başlatalım.Let's start a band.
Hadi daha fazla aptallık yapmayalım.Let's not have any more foolishness.
Hadi, ben sana göstereceğim.Come on, I'll show you.
Hadi, bunu deneyin.Go ahead, try it.
Hadi, onu taşıyın.Come on, move it.
Hadi oradan!Bite me!
Hadi, Tom, Fazla vaktimiz yok.Come on, Tom, we don't have much time.
Hadi aşk yapalım.Let's make love.
Hadi, Tom. Eve gidelim.Come on, Tom. Let's go home.
Hadi, Tom, Bize bunun nasıl yapıldığını göster.Come on, Tom, show us how it's done.
Oh hadi, korkma.Oh come on, don't be scared.
Hadi acele et!Come on, hurry up.
Hadi, dokun ona.Come on, touch it.
Hadi, güven bana.Come on, trust me.
Hadi, bu kolay.Come on, it's easy.
Hadi, beni izle.Come on, follow me.
Hadi işimize bakalım.Hey, let's get on with it.
Hadi gel içeri. Paranı al ve çıktıktan sonra kapının kapandığından emin ol.Come on in. Take your money and make sure the door is closed after you've left.
Hadi, Mary. Tom'un onu bilerek yaptığına inanmıyorsun, değil mi?Come on, Mary. You don't believe that Tom did that on purpose, do you?
Hadi, acele et.Come on, hurry it up.
Hadi, onu görelim.Come on, let's see it.
Hadi, bunu yapalım.Come on, let's do it.
Hadi, onu deneyelim.Come on, let's try it.
Tom hademe olarak başladı ama o şimdi şirketin başkanıdır.Tom started as a janitor, but he's now the president of the company.
Hadi, Tom, beni utandırıyorsun.Come on, Tom, you're making me blush.
Hadi ne kurtarabilirsek kurtaralım.Let's salvage what we can.
Hadi bunu bir daha deneyelim.Let's try this again.
Hadi, Tom, biraz işbirliğine ihtiyacım var.Come on, Tom, I need a little cooperation.
Hadi sakin olalım ve durumu hesaba katalım.Let's be calm and consider the situation.
Hadi sadece bunu yapalım.Let's just do this.
Hadi, bana söyle.Come on, tell me.
Hadi Tom, seninle yarışacağım.Come on, Tom, I'll race you.
Gidelim hadi buradan!Come on, we're going from this place.
Hadi, Tom. Eğlenceli olacak.Come on, Tom. It'll be fun.
Hadi onu bulalım.Let's find her.
Neden onlara haddini bildirmiyorsun?Why don't you correct them?