Diyelim ki seyahat endüstrisindeyseniz hacca bakın.Якщо ви працюєте у туристичній галузі, зверніть увагу на паломництво.
Diyelim ki seyahat endüstrisindeyseniz hacca bakın.אם אתם מעורבים, נאמר, בתעשיית התיירות בדרך כלשהי, הביטו בעלייה לרגל.
Diyelim ki seyahat endüstrisindeyseniz hacca bakın.ان كنت تعمل في صناعة السفر بأي شكل, انظر الى الحج
Diyelim ki seyahat endüstrisindeyseniz hacca bakın.巡礼に目を向けてみることです じっくり観察してみることです
Evrene hacca gitmek gibi bir şey.Este peregrinaje al cosmos
Hacca gitmiş ve hem dikenli tacı hem de gerçek haçı bulmuş.Šel na pouť a našla trnovou korunu a skutečný průřez.
Hacca yakından bakın.Kijk eens heel goed naar bedevaarten.
Hacca yakından bakın.성지 참배 순례를 잘 관찰하세요.
Hacca yakından bakın.Observen las peregrinaciones.
Hacca yakından bakın.Olhem bem de perto para a peregrinação.
Hacca yakından bakın.Osservate attentamente i pellegrinaggi.
Hacca yakından bakın.Perhatikan baik-baik ritual ziarah.
Hacca yakından bakın.Pozrite sa veľmi dobre na púte.
Hacca yakından bakın.Regardez bien les pèlerinages.
Hacca yakından bakın.Schauen Sie sich Pilgerfahrten ganz genau an.
Hacca yakından bakın.Se meget nøje på pilgrimsrejser.
Hacca yakından bakın.Titta noga på pilgrimsresor.
Hacca yakından bakın.Uitați-vă cu atenţie la pelerinaje.
Hacca yakından bakın.Vizsgálják meg tüzetesen a zarándoklatot.
Hacca yakından bakın.Xem xét thật kỹ cuộc hành hương
Hacca yakından bakın.Zelo dobro si poglejte romanje.
Hacca yakından bakın.Δείτε το πολύ προσεκτικά.
Hacca yakından bakın.Много отблизо разгледайте поклонението.
Hacca yakından bakın.Уважно придивіться до паломництва.
Hacca yakından bakın.Хорошо присмотритесь к паломничеству.
Hacca yakından bakın.הביטו מקרוב בעלייה לרגל.
Hacca yakından bakın.انظر الى الحج بعمق
Hacca yakından bakın.旅行がどんなものでありうるか 私達は
Onun dilegi Tibet'e, hacca gitmekti.Azt kívánta, hogy elzarándokolhasson Tibetbe.
Onun dilegi Tibet'e, hacca gitmekti.Điều ước của cô là được hành hương đến Tây Tạng.
Onun dilegi Tibet'e, hacca gitmekti.Ea îşi dorea să meargă în pelerinaj în Tibet.
Onun dilegi Tibet'e, hacca gitmekti.Haar wens was om een pelgrimstocht naar Tibet te maken.
Onun dilegi Tibet'e, hacca gitmekti.Ihr Wunsch war es, eine Pilgerreise nach Tibet zu unternehmen.
Onun dilegi Tibet'e, hacca gitmekti.Il suo desiderio era di fare un pellegrinaggio in Tibet.
Onun dilegi Tibet'e, hacca gitmekti.Jejím přáním bylo vykonat pouť do Tibetu.
Onun dilegi Tibet'e, hacca gitmekti.Jej marzeniem było odbycie pielgrzymki do Tybetu.
Onun dilegi Tibet'e, hacca gitmekti.그녀의 소원은 티벳으로 순례를 가는 것이었습니다.
Onun dilegi Tibet'e, hacca gitmekti.Son voeu était d'aller en pélerinage au Tibet.
Onun dilegi Tibet'e, hacca gitmekti.Su deseo era hacer un peregrinaje al Tibet.
Onun dilegi Tibet'e, hacca gitmekti.Η ευχή της ήταν να κάνει προσκύνημα στο Θιβέτ.
Onun dilegi Tibet'e, hacca gitmekti.Её мечтой было паломничество в Тибет.
Onun dilegi Tibet'e, hacca gitmekti.Нейното желание бе да направи поклонение в Тибет.
Onun dilegi Tibet'e, hacca gitmekti.משאלתה הייתה לעלות לרגל לטיבט.
Onun dilegi Tibet'e, hacca gitmekti.أمنيتها كانت أن تسافر إلى الأماكن المقدسة في التبت.
Onun dilegi Tibet'e, hacca gitmekti.いつまで尼僧院で暮らすのか聞いたところ