Anne ve babalar haberi duyunca neşelendiler.When the parents heard the news, they cheered up.
Haberim var.I've got news.
O haberi kim yaymış olabilir ki?Who could have spread that news?
Senin için kötü haberim var, Tom.I have bad news for you, Tom.
Korkunç haberim var.I have dreadful news.
İyi haberim var.I have good news.
İyi haberim ve kötü haberim var.I've got good news and bad news.
Harika haberim var.I've got great news.
Senden haberim var.I've heard of you.
Biraz kötü haberim var.I have some bad news.
Önemli bir haberim var.I have some important news.
Tom için biraz haberim var.I have some information for Tom.
Biraz haberim var.I have some news.
Biraz oldukça heyecan verici haberim var.I have some pretty exciting news.
Biraz çok kötü haberim var.I have some very bad news.
Biraz çok üzücü haberim var.I have some very sad news.
İyi haberi duydum.I heard the good news.
Tom hakkındaki haberi duydum.I heard the news about Tom.
Olup bitenlerden yeni haberim oldu.I just found out what was going on.
Az önce haberi aldım.I just got the news.
Tom'un haberini almıştım diye hatırlıyorum.I remember hearing about Tom.
Tom'un evden ayrıldığından haberin var mıydı?Did you know that Tom had left home?
Tom'un evden ayrıldığından haberiniz var mıydı?Did you know that Tom had left home?
Tom'un evi terk ettiğinden haberiniz var mıydı?Did you know that Tom had left home?
Tom'un evi terk ettiğinden haberin var mıydı?Did you know that Tom had left home?
Kötü haberi duyduğunda kadın ağladı.The woman cried when she heard the bad news.
Haberi gördüm.I saw the news.
Sanırım Tom'dan haberin var.I suppose you've heard about Tom.
Sanırım haberi gördün.I take it you've seen the news.
Mary'nin haberi yok ama Tom, Alice'le de çıkıyor.Mary doesn't know it, but Tom is also dating Alice.
Maalesef çok kötü bir haberim var.I'm afraid I have some very bad news.
Keşke senin için daha iyi haberim olsa.I wish I had better news for you.
Tom'a iyi haberi söylemeye gideceğim.I'll go tell Tom the good news.
Ne yazık ki kötü haberim var.I'm afraid I've got bad news.
Tom, Mary'ye kötü haberi verdi.Tom gave Mary the bad news.
Maalesef kötü bir haberim var.I'm afraid I have bad news.
Bundan haberim olmadı.I wasn't informed of this.
Hiç kimse kötü haberi sevmez.Nobody likes bad news.
Haberi duyar duymaz ağlamaya başladı.He started crying as soon as he heard the news.
Büyük haberi duydun mu?Have you heard the big news?
Tom Mary'ye iyi haberi söylemek için gitti.Tom went to tell Mary the good news.
Tom haberi çok hoş karşılamadı.Tom didn't take the news very well.
Bildirecek herhangi bir haberin var mı?Do you have any news to report?
Tom'a haberin gerisini anlat.Tell Tom the rest of the news.
Tom'un Mary hakkında haberi var.Tom has news about Mary.
Tom'un ilginç bir haberi vardı.Tom had some interesting news.
Birinin iyi bir haberi var mı?Does anybody have some news?
Dün bu haberi okudum ve benim için çok imkansız görünüyordu.I read this news yesterday and it seemed so impossible to me.
Senin için kötü bir haberim var.I have some bad news for you.
O, haberi gördü.She saw the news.
Bombadan nasıl haberin oldu?How did you know about the bomb?
Haberi duyduktan sonra soldu.She became pale after hearing the news.
Rahatsız edici bir haberimiz var.We have some disturbing news.
Cesaret verici bir haberimiz var.We have some encouraging news.
Onlara iyi haberi söylediğimde ailenin tepkisini duymalıydın.You should've heard the family's reaction when I told them the good news.
Onu seviyorum ama benim varlığımdan bile haberi yok.I love him, but he doesn't even know I exist.
Herhangi birinin iyi bir haberi var mı?Does anybody have any good news?
Tom Mary'nin haberine şaşırmış görünmüyordu.Tom didn't seem surprised by Mary's news.
Boston'da ne olduğundan haberin var mı?Have you heard about what happened in Boston?
Tom, Mary'ye kötü haberi vermek için isteksiz görünüyordu.Tom seemed reluctant to give Mary the bad news.