Mürettebat bu habere sevinir.Esto alegra a la tripulación.
Ancak herkes bu habere tepki gösterir.Mientras, todos hacen comentarios al respecto de ello.
Papa bu habere çok memnun oldu.Aparentemente el Papa quedó satisfecho por la respuesta.
Habere göre ölenler sadece muhaliflerdendi.Algunos de los muertos eran simplemente transeúntes.
Habere ne kadar mutlu olduğumu ifade edemem.Не могу описать, как я рад был этим новостям.
Yakın tarihli habere göre, Kürt bölgesinde yaşayan 400-730 Yahudi ailesi var.По последним сообщениям в регионе Иракского Курдистана проживают от 400 до 730 еврейских семей.
Mürettebat bu habere sevinir.Вся команда радуется.
Yakın tarihli habere göre, Kürt bölgesinde yaşayan 400-730 Yahudi ailesi var.ووفقاً للتقارير الأخيرة، هناك بين 400–730 أسرة يهودية تعيش في المنطقة الكردية.
Habere göre, aile Gazze’de katledilmişti.تؤكد أسرته أنه محتجز في إسرائيل.
Papa bu habere çok memnun oldu.De paus was hierin zeer geïnteresseerd.
Ancak herkes bu habere tepki gösterir.Het antwoord daarop werkt dus tegen iedereen.
Bu habere Nina çok sevinse de, George için biraz garip olur.Tijdens zijn schijnrelatie met Nina gaat hij vreemd met Sjors.
Papa bu habere çok memnun oldu.Papież znalazł się w bardzo przychylnej sytuacji.
Papa bu habere çok memnun oldu.Poeten är högst tillfredsställd med utvecklingen.
Mürettebat bu habere sevinir.Команда з радістю погоджується.
Comtassa bu haberen hiç hoşlanmaz.Та Меріду не радує ця новина.
Mürettebat bu habere sevinir.To posádce dojde trpělivost.
Papa bu habere çok memnun oldu.A pápa pillanatnyilag elégedett volt.
Comtassa bu haberen hiç hoşlanmaz.Όμως αυτό δεν άρεσε στην Σύγκλητο.
Habere göre ölenler sadece muhaliflerdendi.Dengang dog kun for herrer.
Papa bu habere çok memnun oldu.Paven uttrykte stor tilfredshet med dette.
Kraliçesinin ölümünün haberini de alır ama bu habere hiç aldırmazlıktan gelir.Han mottar nyheter om dronningens død, muligens selvmord, med likegyldighet.
Ancak, aldığı habere göre suikastı gören bir tanık vardır ve onun da temizlenmesi istenmiştir.Er saken allerede erklært fritt tilgjengelig, vil dette bare bli opplyst overfor de som søker om innsyn.
Grup üyeleri habere çok şaşırmış ve haberi yalanlamışlardı.Bodohnya, rakyat saat itu percaya saja dan malah tertarik dengan berita bohong tersebut.
Habere göre; “Dilencilerin sokaklardan toplanılması hakkında artık nafile yere söz söylemeyeceğiz.臆病者と言われるのを恐れないと言われることも多い。
Mürettebat bu habere sevinir.乗組員はそこで休暇を楽しんだ。
Comtassa bu haberen hiç hoşlanmaz.На Анкетил не му харесва това.
Ancak herkes bu habere tepki gösterir.Всеки реагира на това по различни начини.
Ancak herkes bu habere tepki gösterir.Vsakdo kdaj izrazi te poteze.
Asıl habere ulaşmanız mümkün değil.Bạn không thể biết cái gì đang thực sự diễn ra
Asıl habere ulaşmanız mümkün değil.Je kan nog niet echt begrijpen wat er gebeurt.
Asıl habere ulaşmanız mümkün değil.Képtelenség kihámozni, hogy valójában mi történik.
Asıl habere ulaşmanız mümkün değil.Kita tidak tahu apa yang benar-benar terjadi.
Asıl habere ulaşmanız mümkün değil.실제로 무슨 일이 벌어지는지는 알 수 없습니다.
Asıl habere ulaşmanız mümkün değil.Man kan inte förstå vad som faktiskt händer.
Asıl habere ulaşmanız mümkün değil.Man versteht noch nicht richtig, was eigentlich passiert.
Asıl habere ulaşmanız mümkün değil.Não conseguimos entender o que está a acontecer.
Asıl habere ulaşmanız mümkün değil.Nemôžete pochopiť čo sa práve deje.
Asıl habere ulaşmanız mümkün değil.Nemůžeme pochopit, co se právě děje.
Asıl habere ulaşmanız mümkün değil.Nie da się zrozumieć, co się właściwie dzieje.
Asıl habere ulaşmanız mümkün değil.Non puoi capire cosa sta effettivamente avvenendo.
Asıl habere ulaşmanız mümkün değil.Nu poţi înţelege ce se întîmplă cu adevărat.
Asıl habere ulaşmanız mümkün değil.On ne peut pas comprendre ce qui se passe vraiment.
Asıl habere ulaşmanız mümkün değil.Uno no puede entender lo que realmente está ocurriendo.
Asıl habere ulaşmanız mümkün değil.Δεν μπορείς να καταλάβεις τι γίνεται πραγματικά.
Asıl habere ulaşmanız mümkün değil.Ви не можете зрозуміти, що насправді відбувається.
Asıl habere ulaşmanız mümkün değil.Не можеш да разбереш какво всъщност се случва.
Asıl habere ulaşmanız mümkün değil.Трудно понять, что на самом деле происходит.
Asıl habere ulaşmanız mümkün değil.אי אפשר ממש להבין מה בדיוק קורה
Asıl habere ulaşmanız mümkün değil.لا تستطيع فهم ما يجري بالفعل
Asıl habere ulaşmanız mümkün değil.その場所や世界中で
Çoğaldıkça artan anlar bizi bu noktaya getiren, ıvır zıvırın habere dönüştüğü bir zaman.C'est une accumulation de choses qui fait que nous en sommes là aujourd'hui où les futilités font l'actualité.
Çoğaldıkça artan anlar bizi bu noktaya getiren, ıvır zıvırın habere dönüştüğü bir zaman.È l'accumularsi di attimi che si sommano in quello che siamo adesso, dove le banalità diventano notizie.
Çoğaldıkça artan anlar bizi bu noktaya getiren, ıvır zıvırın habere dönüştüğü bir zaman.Este o acumulare de momente care au contribuit la situația actuală, când trivialul devine știre.
Çoğaldıkça artan anlar bizi bu noktaya getiren, ıvır zıvırın habere dönüştüğü bir zaman.Het is de stapel momenten die maken waar we nu zijn, waar feitjes nieuws worden.
Çoğaldıkça artan anlar bizi bu noktaya getiren, ıvır zıvırın habere dönüştüğü bir zaman.그건 우리가 지금 있는 이 곳까지 추가된 그 순간들의 부착이예요. 하찮은 것들이 뉴스가 되는 그 곳 말이죠.
Çoğaldıkça artan anlar bizi bu noktaya getiren, ıvır zıvırın habere dönüştüğü bir zaman.Momenty narastały i zsumowały się tu, gdzie teraz jesteśmy, gdzie błahostki urastają do rangi informacji.
Çoğaldıkça artan anlar bizi bu noktaya getiren, ıvır zıvırın habere dönüştüğü bir zaman.Тя е натрупване от моменти, водещи дотам, където сме сега, където баналното става новина.
Çoğaldıkça artan anlar bizi bu noktaya getiren, ıvır zıvırın habere dönüştüğü bir zaman.Это множество моментов, из которых сложилось наше сейчас, когда пустяки стали новостями.
Çoğaldıkça artan anlar bizi bu noktaya getiren, ıvır zıvırın habere dönüştüğü bir zaman.הצטברות של רגעים הביאה למקום שאנחנו נמצאים בו, כשטריוויה הופכת לחדשות.