Ya sen ya da arkadaşın hatalı.Either you or your friend is wrong.
Ya siz ya da ben hatalıyım.Either you or I am wrong.
Kaybolacağını asla hayal etmedim.Never did I dream that you would lose.
Ya sen haklısın ya da o haklı.Either you are right or he is.
İçtenlikle umuyorum ki yakında hastalığından iyileşeceksin.I sincerely hope that you will soon recover from your illness.
Hangisini seçtiğin umrumda değil.I don't care whichever you choose.
Hangisini seçersen seç umrumda değil.I don't care whichever you choose.
Haklısınız sanırım.I guess you are right.
Sanırım haklısınız.I guess you are right.
Sınavı geçtiğin haberini duyduk.We heard the news that you had passed the exam.
Toplamda kaç para harcadın?How much money did you spend in total?
Harcadığın tüm paranın hesabını verebilir misin?Can you account for all the money you spent?
Ya siz ya da erkek kardeşiniz hatalı.Either you or your brother is wrong.
Senin hatalı olduğun bellidir.It's clear that you're wrong.
Hatalı olduğun apaçık.It's clear that you're wrong.
Bir an için hatalı olduğunu düşünmüyorum.I do not for a moment think you are wrong.
Bir hata yaptığını düşünmekten başka çare yok.I can't help but think you're making a mistake.
Ne yapayım, bana hata yapıyormuşsun gibi geliyor.I can't help but think you're making a mistake.
İster istemez hata yaptığını düşünüyorum.I can't help but think you're making a mistake.
Hatalıysan ben de hatalıyım.If you are wrong, I am wrong too.
Senden haber almaya can atıyorum.I'm looking forward to hearing from you.
Bir pikniğe gidecek olman harika bence.I think it's wonderful that you're going on a picnic.
Nasıl hissettiğini hayal edebiliyorum.I can imagine how you felt.
Kitaplara ne kadar harcadığını tahmin etmeye çalış.Try to estimate how much you spent on books.
Bu kadar çok para harcamanız acayip.It is outrageous that you should spend so much money.
Hayatım sensiz tamamen boş olurdu.My life would be completely empty without you.
Ne zaman gelirsen ben hazırım.Whenever you come, I'm ready.
Tekrarlama senin bir şey hatırlamana yardım eder.Repetition helps you remember something.
Gökyüzü güzel hava vaadediyor.The sky promises fair weather.
Gökyüzünün görünüşüne bakılırsa yarın hava iyi olacak.Judging from the look of the sky, it will be fine tomorrow.
Havada uçan bir kuş sürüsü gördüm.I saw a flock of birds flying aloft.
Havaalanında bir mekik otobüse nerede binebilirim?Where can I get a shuttle bus at the airport?
Seni havaalanına götüreceğim.I'll drive you to the airport.
Ben seni havaalanında karşılamak için bir araba ayarladım.I arranged for a car to meet you at the airport.
Size havaalanına kadar eşlik edebilir miyim?May I accompany you to the airport?
Havaalanına gitmek ne kadara mal olacak?How much will it cost to get to the airport?
Havaalanına ne kadar uzaklıkta?How far is it to the airport?
Havaalanına gitmenin ne kadar süreceğini düşünüyorsunuz?How long do you think it will take to go to the airport?
Havaalanına kadar size eşlik edeceğim.I'll accompany you to the airport.
Havaalanına kolay erişimi olan bir yerde kalalım.Let's stay somewhere with easy airport access.
Havaalanı otobüsü nereden kalkıyor?Where does the airport bus leave from?
Lütfen bana havalanına nasıl gideceğimi söyle.Please tell me how to get to the airport.
Havaalanına taksi ile gittik.I went to the airport by taxi.
Havaalanına gitmek için bir saati gözden çıkarmalısın.You should allow an hour to go to the airport.
Seni havaalanında karşılayabilirdim.I could've met you at the airport.
Havaalanı sis nedeniyle kapatıldı.The airport was closed because of the fog.
Havaalanı otobüsüne nerede binebilirim?Where can I get the airport bus?
Havaalanı otobüsüne nerede binerim?Where do I get an airport bus?
Havaalanı otobüsünün havaalanına götürmesi ne kadar sürer?How long does the airport bus take to the airport?
Havaalanı çok yakın.The airport is close at hand.
Havaalanının yanında bir oteli tercih ederim.I prefer a hotel by the airport.
Havaalanına gelir gelmez ofisini aradı.As soon as he arrived at the airport, he phoned his office.
Havaalanına vardığımda uçağın kalktığını gördüm.Arriving at the airport, I saw the plane taking off.
Havaalanına varır varmaz sana telefon edeceğim.I'll phone you as soon as I get to the airport.
O, havaalanına geldikten sonra, "Ben geri gelebildiğime sevindim" dedi.Upon arriving at the airport, he said, "I'm glad I could come back."
Havaalanına vardığımda onu aradım.Arriving at the airport, I called her up.
Havaalanına giderken zorluk çektim.I had a hard time getting to the airport.
Ailemi karşılamam için havaalanına gitmem gerekiyor.I have to go to the airport to meet my family.
Havaalanında yüzlerce taksi vardı,hepsi iş için çığırtkanlık yapıyorlardı.There were hundreds of taxis at the airport, all touting for business.
Havaalanına kaçta gitmeliyim?What time should I go to the airport?