ha ile cümle
ha kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tokyo'ya taşındığından beri, ben Jane'den haber almadım.I haven't heard from Jane since she moved to Tokyo.
Shakespeare Hamlet'in yazarıdır.Shakespeare is the author of Hamlet.
Lütfen emniyet kemerlerinizi bağlayın ve kalkış için hazırlanın.Please fasten your seat belts and prepare for departure.
Sandra benim harcadığımın iki katı kadar çok harcadı.Sandra spent twice as much as I did.
Noel Babanın hayali olduğuna inanmıyorum.I don't believe that Santa Claus is imaginary.
Sally tatiler için eve gidememe hakkında çok üzgündü.Sally was very sad about not going home for the holidays.
Sally istasyonda Harry ile karşılaştı.Sally met Harry at the station.
Bu yetmezmiş gibi, o hastalandı.To make matters worse, he fell ill.
Bu yetmezmiş gibi, karısı hasta oldu.To make matters worse, his wife fell ill.
Bir de bu yetmezmiş gibi, annesi hasta oldu.To make matters worse, his mother became ill.
Hala daha iyi olan şey evin güzel bir bahçesinin olmasıdır.What is still better is that the house has a beautiful garden.
Aksi durumda hava kararmadan önce oraya varamazsınız.Otherwise you won't get there before dark.
Sam işi hakkında ciddi.Sam is serious about his work.
Birçok hayat formu kayboluyor.Many forms of life are disappearing.
O sana hak ettiğin cezayı verir.That serves you right.
Pekala, hadi öğle yemeği yiyelim.Well, let's have lunch.
Kaba bir tahminle, işin iki hafta süreceğini söylerdim.At a rough estimate, I would say the job will take two weeks.
Haydi bu resmi çabucak tamamlayalım.Let's complete this picture quickly.
O hareket büyük bir hataydı.That move was a big mistake.
Kirazlar haziran ve temmuz ayında olgunlaşır.Cherries are ripe in June or July.
Bisiklete binmek iyi egzersizdir. Ayrıca, havayı kirletmez.Cycling is good exercise. Moreover, it doesn't pollute the air.
Hangisini daha çok seversin, bisiklet sürmeyi mi yoksa koşmayı mı?Which do you like better, cycling or jogging?
Haydi, çabuk cevap ver.Come on, answer quickly.
Şimdi her şey bizim başlangıcımız için hazır.Everything is ready now for our start.
Hadi! Daha fazla bekleyemem.Come on! I can't wait any more.
Kötü servis hakkında şikayetçi olduk.We complained about the poor service.
Artık parti için her şey hazır.Everything is ready now for the party.
Sir Harold kibar bir İngiliz beyefendisi.Sir Harold is a fine English gentleman.
Haydi beyzbol oynayalım!Let's play baseball!
Haydi, uyanın.Come on, wake up.
Haydi! Geç kalacağız.Come on! We'll be late.
Haydi, kalk.Come on, get up.
Hadi, tekrar deneyin.Come on, try again.
Haydi, Tony.Come on, Tony.
Hadi,anlat derdini.Come on, get it off your chest.
Sizden haber almayı umuyorum.I hope to hear from you.
İstek üzerine bir harita mevcuttur.A map is available upon request.
Hasta olduğunu işitiyorum.I hear you have been sick.
Hangisini tercih edersin, pirinç pilavı mı yoksa ekmek mi?Which do you prefer, rice or bread?
Lütfen teklifiniz hakkında daha fazla bilgi sağlar mısınız?Will you please provide more details about your proposal?
Sipariş vermek için hazır mısınız?Are you ready to order?
Şu anda sipariş vermeye hazır mısınız?Are you ready to order now?
Bildiğiniz gibi, hayat bir yolculukla kıyaslanabilir.As you know, life is comparable to a voyage.
Mezuniyetiniz hakkında sizi tebrik etmek istiyorum.I want to congratulate you on your graduation.
Ben onu senin hayal gücüne bırakıyorum.I leave it to your imagination.
Onu senin hayal gücüne bırakacağım.I'll leave it up to your imagination.
Hangi iş dalındasınız?What line of work are you in?
Hangi planı istediğine karar verdiğin zaman , yazılı olarak bizi bilgilendir.When you decide which plan you want, please notify us in writing.
Ya ailenden ne haber?How about your family?
Ya ailenizden ne haber?How about your family?
Bilgisayar hakkındaki tüm kitapları topla.Put all the books about computers together.
Bilgisayarlar hakkında bir şey bilmiyorsanız siz gerçekten zamanın gerisindesiniz.If you don't know anything about computers, you're really behind the times.
Onun bu fırtınalı havada dışarı çıkması için deli olması gerekir.He must be crazy to go out in this stormy weather.
Bu şekilde, çok fazla zamanı boşa harcarız.In this way, we waste a lot of time.
Ben bu hakaretlere dayanamam.I can't put up with these insults.
Bu havada dışarıya gitmektense evde kalmayı tercih ederim.I'd rather stay home than go out in this weather.
Onun bu havada gelmesi hakkında bazı şüphelerim var.I have some doubts about his coming in this weather.
Bu ılık hava şubat için anormaldir.This warm weather is abnormal for February.
Hakkında böylesine bir yaygara yapacak bir şey yok.There's nothing to make such a fuss about.
Böylesine büyük bir miktarda parayı nasıl harcayacaksın?How are you going to spend such a large amount of money?