ha ile cümle
ha kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Ben herkesi hatırladım.I remembered everybody.
Hepiniz için harika haberim var.I have wonderful news for all of you.
Herkes onun tarafından yapılan resimlere hayrandır.Everyone admires the pictures painted by him.
Herkes onun hatasına güldü.Everybody laughed at his error.
Herkes yeni yıl için hazırlanmakla çok meşgul.Everybody is very busy getting ready for the New Year.
Herkes her zaman Tony hakkında iyi konuşur.Everyone always speaks well of Tony.
Yemek için hazır mısınız?Are you ready to eat?
Bayanlar baylar, havaalanındaki bir kaza sebebiyle varışımız gecikecek.Ladies and gentlemen, due to an accident at the airport, our arrival will be delayed.
Bay Mitchel geri kalan parayı hafta sonuna kadar ödememi talep etti.Mr Mitchel demanded that I pay the rest of the money by the end of the week.
Birkaç kitap var ama onlarda bazı baskı hataları var.There are a few books, but they have some misprints.
Benim hatam benim servetime mal oldu.My mistake cost me my fortune.
Hatam bana servete mal oldu.My mistake cost me my fortune.
Hatalar yapmaktan asla korkma.Never be afraid of making mistakes.
Birkaç hatanın dışında, kompozisyonun mükemmeldi.Apart from a few mistakes, your composition was excellent.
Misako hakkında hiç bir şey duydun mu?Do you ever hear anything about Misako?
Misako, geçen Haziran bir Kanadalıyla evlendi.Misako married a Canadian last June.
Sanki hayal görüyormuşum gibi hissettim.I felt as if I were dreaming.
Bütün hafta çalıştıktan sonra pazar günü ağırdan aldık.After working all week, we took it easy on Sunday.
Tom'la esrar kullanımı hakkında tartıştım.I had an argument with Tom about the use of marijuana.
Maria kıyafetlere çok para harcıyor.Maria spends a lot of money on clothes.
Maria haftada bir kez piyano dersleri alır.Maria takes piano lessons once a week.
Sıtma, sivrisineklerin taşıdığı bir hastalıktır.Malaria is a disease that mosquitoes carry.
Mayuko haykırdı.Mayuko cried aloud.
Maya rahipleri astronomi hakkında çok şey öğrendiler.Maya priests learned much about astronomy.
Akşam yemeği yakında hazır olacak.Dinner will be ready soon.
Akşam yemeği kısa bir süre içerisinde hazır olacak.Dinner will be ready soon.
O çok geçmeden hatayı fark eder.It won't be long before he realizes the mistake.
Yakında ondan haber alacaksın.You will soon hear from him.
Yakında hava açık olacak.It will clear up soon.
Birkaç dakika içinde yeni Tokyo Uluslararası Havalimanına iniyor olacağız.In a few minutes we'll be landing at New Tokyo International Airport.
Haberi duymamızdan uzun süre önce değildi.It was not long before we heard the news.
Yakında hava kararacak.It will be dark soon.
Çok geçmeden oğlan hayatın ne olduğunu öğrenir.It will not be long before the boy learns what life is.
Müdür onunla havaalanına gitmemi önerdi.The manager suggested that I go with him to the airport.
Tamamen haklısın.You are quite right.
Tamamen şans eseri, havaalanında benim eski arkadaşımla karşılaştım.Quite by chance, I met my old friend at the airport.
Hatalı olan benim.It is me that is wrong.
Hat tekrar meşgul.The line is busy again.
Gelecek hafta görüşürüz!See you next week!
Barbar milletler hâlâ var.There are still barbarous nations.
İlkbahar için hala hiçbir görsel belirti yoktu.There were still no visual signs of spring.
Hâlâ bilmiyorum.I don't know yet.
Madem ki o hâlâ hasta muhtemelen bugün gelmeyecek.Seeing that he is still sick, he is unlikely to come today.
İki kez aynı hatayı yapmam benim aptallığım.It is silly of me to have made the same mistake twice.
Kafamı hala şaşkın hissediyorum.My head still felt giddy.
Hala çalışıyorken bunu satmam gerekir.I should sell it while it still runs.
Aradığımı hâlâ bulmadım.I still haven't found what I'm looking for.
Hâlâ pul topluyor musun?Are you still collecting stamps?
Havanın tekrar ısınacağını anlıyorum.I understand it's going to get hot again.
Hâlâ bir sürü zamanımız kaldı.We still have plenty of time left.
Orada hâlâ hiç şeker var mı?Is there still any sugar?
Karar hâlâ kararlaştırılmamış.The decision was still in the air.
Hâlâ boş birkaç oda vardı.There were several rooms still vacant.
Ben halen görevdeyim.I'm still on duty.
Kalkmak için vakit hâlâ çok erken.It's still too early to get up.
Hâlâ yağmur yağıyor.It's still raining.
Hâlâ yağmur yağıyor mu?Is it still raining?
Hâlâ toysun.You're still green.
Yine Hawaii'de olmak ne güzel!How nice to be in Hawaii again!
Hepimiz bekliyoruz, çünkü test sonuçları hakkında hiçbir haber yok.We're all waiting because there's no news about the test results yet.