ha ile cümle

ha kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Eğer o böyle devam ederse, hapishaneyi boylayacak.If he carries on like this, he's going to wind up in prison.
Büyükanne gelmezse çocuklar hayal kırıklığına uğrayacak.If Grandma doesn't come, the children will be disappointed.
O, o kazayla karşılaşmamış olsaydı şimdi hayatta olurdu.If he had not met with that accident, he would be alive now.
Yağmur yarın da durmazsa bir hafta boyunca yağmış olacak.It will have been raining for a week if it does not stop tomorrow.
İşi hazirandan önce bitirmek istiyorsan çok daha iyi çalışmak zorunda kalacaksın.If you are to finish the work before June, you will have to work much better.
Moteller hakkında biraz bilgi istiyorum.I'd like some information on motels.
Onun hakaretlerine daha fazla dayanamam.I can not put up with his insults any longer.
O stok dışı, sana yeniden kullanma hakkı verebilirim.It's out of stock, but I can give you a rain check.
O asla şehir hakkında tekrar meraklı olmazdı.Never again would she be curious about the city.
Yediğimize göre haydi çıkalım.Now that we have eaten, let's go.
Ben onun hakkında düşüneceğim.I'll think about it.
Keşke daha iyi bir hafızam olsa.I wish I had a better memory.
Bütün hayatta kalma umudundan vazgeçtim.I gave up all hope of survival.
Ev ödevini hâlâ bitirmedin mi?Have you finished your homework yet?
Henüz hazır mısın?Are you through yet?
Madem yalnızız, hadi eğlenelim.Now that we're alone, let's have fun.
Mesele halloldu.The matter was settled.
Hayır, teşekkürler.No, thank you.
Bir hata daha yaparsa, kovulur.Another mistake, and he will be fired.
Bu konu hakkında iki kez düşünürdüm.I'd think twice about this.
Hava zaten karanlık.It is already dark.
Bu adam gerçekten karaktersiz. Hayatını kurtarmak için bir karar veremedi.This guy is really wishy-washy. He couldn't make a decision to save his life.
Hamburgerlerden bıkıp usandım.I'm sick and tired of hamburgers.
Artık onun hakkında konuşmayalım.Let's not talk about it any more.
Yakında hava daha sıcak olacak.It will get warmer soon.
Elma hasatı yaklaşıyor.The apple harvest will soon come.
Artık mutsuz bir hayat sürmek istemiyorum.I don't want to lead a dog's life any more.
Kar hakkındaki kısmı hariç, sizinle aynı düşüncedeyim.I agree with you, except for the part about the profits.
Bundan iki hafta sonra hastaneden çıkabileceksin.In another two weeks you will be able to get out of the hospital.
Şu anda eylül ayındayız ama hava çok sıcak.It's already September; however, it is very hot.
Kötü bir haftaydı. Trenim üstüste iki gün gecikti.This was a bad week. My train was late two days in a row.
İki hafta sonra dönerim.I will be back in another two weeks.
Yağışlı mevsim iki hafta sonra biter.The rainy season will be over in another two weeks or so.
Ben bir kez daha hava yoluyla gidersem uçakta beş kez uçmuş olurum.If I go by air one more time, I'll have flown in an airplane five times.
Mary annesinin haberi olmadan kek yaptı.Mary made a cake without her mother's knowledge.
Mary annesinden habersiz kek yaptı.Mary made a cake without her mother's knowledge.
Mary Charles'a çok düşkün hale geldi.Mary has become very fond of Charles.
Hava belirgin şekilde daha da soğudu.It has become noticeably colder.
Meg Japonya hakkında her şeyi bilmeye meraklı.Meg is curious to know everything about Japan.
Meg kahvaltı hazırlanıyor.Meg is preparing breakfast.
Meg'in bir evcil hayvan olarak bir kedisi var.Meg has a cat as a pet.
Bana haberleri anlatan Meg ile tanıştım.I met Meg, who told me the news.
Bazen zamanı tek başına harcar.May sometimes spends the time by herself.
Mary'nin ondan ayrılmak istediğini haber aldım.I got word that Mary wants to divorce him.
Mary hastalığına rağmen çalışmaya devam etti.Mary kept on working in spite of her illness.
Mary hastaneye geldi.Mary arrived at the hospital.
Mary çabucak hastaneye gitti.Mary hurried to the hospital.
Mary Japonya'da bütün hayatı boyunca bekar kaldı.Mary remained single all her life in Japan.
Mary geçen pazartesinden beri yatakta hasta.Mary has been ill in bed since last Monday.
Mary'nin geçen hafta hasta olduğu söylenmişti ama o şimdi iyi görünüyor.Mary is said to have been ill last week, but she looks well now.
Mary, onun ilkokul günlerinde, bir öğretmen olmayı hayal ediyordu.In her elementary school days, Mary dreamed of becoming a teacher.
Mary çok hasta ve korkarim ki o ölüyor.Mary is very ill and I'm afraid she is dying.
Mary büyük haritayı masanın üstüne yaydı.Mary spread the big map on the table.
Mary okula gitmekten kaçınmak için hasta gibi davrandı.Mary pretended she was sick to avoid going to school.
Mary yine başarısız oldu. Sonuçta o hâlâ genç.Mary has failed again. After all she is still young.
Mary ve kız kardeşi, hasta annelerine nöbetleşe baktılar.Mary and her sister took turns at looking after their sick mother.
Mary ve ben dün yatakta hastaydık.Mary and I were ill in bed yesterday.
Herkes yolculuk için hazır mı?Is everybody ready for the trip?
Herkesin hatası, kimsenin hatası değildir.Everybody's fault is nobody's fault.
Herkesin suçu kimsenin hatası değildir.Everybody's fault is nobody's fault.

İlgili Sayfalar