Ana içeriğe geç
Sözlük

haşa ile cümle

haşa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu çarpma sebebiyle arka basınç perdesinde hasar meydana geldi.A hátsó rész nyomásviselő támfala megsérült.
Ağır hasar verirler.Súlyosan megsérül.
Şehirdeki binaların %30’u ya yıkıldı ya da ağır hasara uğradı.Az épületek hetven százaléka semmisült meg vagy sérült meg súlyosan.
Daha sonra Hasankeyf ilçesine atanmıştır.Azután pedig közönségessé tétettetett ...
Hasan onları yendi.Salamon, legyőztelek!”
Çok sayıda bina ve araçta da hasar meydana geldi.Egy épület és számos autó megrongálódott.
Sadece bacaklarından hasar alırlar.Még csak a lábait tette ki.
İkincisi ise kulenin hemen önüne düştü ama ağır hasar veremedi.Eközben valahogy beleesett egy kútba, de nem sérült meg.
Molla Hasan onu evlat edindi ve yanında kalmaya ikna etti.Tompion Grahamet egészen magához vette és fiaként tartotta.
Birden fazla bomba yan yana yerleştirildiğinde ciddi miktarda hasar verir.Mivel a robbanófej becsapódáskor a talaj fölött helyezkedik el, sokkal nagyobb területen végez pusztítást.
Aslında Hasan babasını kandırıyor babasından para alabilmek için öyle söylüyordu.Sándor tudott az apja ellen készülő merényletről, úgy tudta, hogy apját csak le akarják mondatni.
Öldüğünde patlar ve hasar verir.Válaszd a rosszat és meghalsz.
Böylece Hasan Hayrullah Efendi ömrünün geri kalan kısmını Taif'te geçirdi.Az Imperator titulust élete hátralévő részében viselhette.
Hasan Sırrı.Manréza titkai.
Hasankeyf'in eski evleri.Régi tornácos lakóházak.
Via dei Fori Imperiali ( Modern Roma'da bir yol) üzerinden geçtiği için biraz hasar görmüştür.Ma a fórum nagy részét elfedi a Via dei Fori Imperiali.
Ancak kısa zamanda bu hasarlar onarılmıştır.A károkat gyorsan helyrehozták.
8. ve 9. yüzyıllarda yaşanan şiddetli depremler binada önemli hasarlara neden olmuştur.Az 1980-as földrengés súlyos károkat okozott épületeiben.
Lazeri gözüyle atar.Lazeri bir sıradaki tüm zombilere hasar verir.Fokhagyma: Eltéríti a hozzáérő zombit egy másik sorba.
Git Hasan!Schnell László.
Kruvazör HMS Belfast dahil olmak üzere daha birçok gemi hasar aldı.Három hadihajót süllyesztett el, köztük az HMS Barham csatahajót.
Ayrıca, 2007 yılında doğadan toplanan organik ürünler 30 milyon hektardan hasat edilmektedir.A homlokzat 2007-ben 30 millió forintból újult meg.
Hasan vazgeçmedi ve anlaşma sağlanamadı.Hugo nem adja fel, és megpróbálja a lehetetlent.
1462 yılında Uzun Hasan tarafından ele geçirilen şehir Akkoyunlu topraklarına katıldı.1462-ben a Mátyás által felszólított városokkal szövetkezett.
Tohum ekiminden ilk hasada kadar geçen süre dört yıldır.Négy év telik el az eredeti sorozat vége óta.
Kız çocuklarından sonra erkek çocuğu oldu adını da Hasan koydu.Utána megkérdezte a gyerek nevét is: a kislányt Sharonnak hívták.
Maddi hasarın ise 1 milyar dolar seviyesinde olduğu hesaplanmıştır.Az anyagi kárt mintegy egymilliárd dollárra becsülik.
Tam ismi Ebu’l-Hasan Mukâtil b.Maja nyelven Ah Mucen Cab (Méhisten) volt a neve.
Özellikle kalbi büyük hasar görür.Különös jelentősége van a szív esetében.
Torpil, geminin kaptan köşkü altında patladı ve ciddi hasara yol açtı.Egy torpedó eltalálta a hadihajót, és súlyos sérüléseket okozott.
1807 yılında çıkan bir yangında fabrikası hasar gördü.A gyár 1807-ig üzemelt, amikor is leégett.
Yedi tekneden dördü battı ve bir diğeri ağır hasar gördü.Négy nehézcirkálójuk elsüllyedt, egy pedig súlyosan megsérült.
Rusçuk Valiliği sırasında, Demir Hasan Pehlivan Tekkesi'ni tamir ettirmiştir.Az orosz fennhatóság időszakában a Besszarábiai kormányzóság Izmaili járásához tartozott.
Kızlık zarının hasara uğramış olması kadında bekâretin bozulduğuna kanıt olarak görülür.Valószínűleg „női elégtételt” érez az áldozat, amikor visszaüt.
Filmde Hasan Ali Toptaş da rol almıştır.A filmekben Mahershala Ali játssza.
Hasat sezonunda çiftçiler günlerinin büyük bir bölümünü meyveleri elle toplayarak geçirirler.A család a hétvégék nagy részét itt töltötte, virágzó gyümölcsöst létrehozva.
Beyin hasarları birkaç boyutta sınıflandırılabilir.Az agyagkályhákat anyaguk szerint osztályozzák.
Hasarı onarmalıyız.Ki kell javítanunk a hibát.
Hasat muhtemelen bu festivalden hemen sonra başlardı.Sadonkorjuu alkoi todennäköisesti tämän juhlan jälkeen.
Hastaların yarıdan fazlası son dönem böbrek yetmezliği (SDBY) dahil böbrek hasarı yaşar.Yli puolella potilaista on munuaisvaurioita, kuten loppuvaiheen munuaissairaus (ESRD).
Ancak kısa zamanda bu hasarlar onarılmıştır.Vahingot korjattiin kuitenkin nopeasti.
Çifte Hasar rünü, belli bir süre saldırı hasarınızı iki katına çıkarır.Hyvä onni satunnaisesti kaksinkertaistaa yksikön tekemän vahingon.
Böylelikle yumruklar daha az hasar vermektedir.Proto Man kestää iskuja kuitenkin paljon heikommin.
Okullarda patlama nedeniyle hasar oluştu.Koulu tuhoutui pahoin pommituksissa.
Sarayın bir bölümü 1972 yılında çıkan bir yangından ötürü hasar görmüştür.Luostari vaurioitui osittain tulipalossa vuonna 1974.
Sonuç olarak az bir miktar hasar oluşmuştur.Maanjäristys aiheutti vain vähän vahinkoja.
Bunlar arasında şehrin büyük katedrali olan Ayasofya çok büyük hasar geçirdi.Jopa keskustan katedraali kärsi pahoja vaurioita.
Hasad, Aylık Tarım Dergisi, Nisan 2009Brew Your Own Magazine, syyskuu 2003
Suyla temas halinde hasar alırlar.Aine vaurioituu joutuessaan kosketuksiin veden kanssa.
Hasan Sırrı.Marcuksen salaisuus.
Git Hasan!Eira Haahti.
Katedral 1880 Zagreb depreminde büyük hasar gördü.Vuonna 1880 katedraali vahingoittui pahasti maanjäristyksessä.
Çarşı yanındaki 3 han ve birkaç bina büyük hasar gördü.Vain kaksi katua ja muutamia rakennuksia säilyi vaurioitta.
Günümüzde hala kasırganın bıraktığı hasar düzeltilmeye çalışılmaktadır.Myrskyn vahinkoja on sittemmin korjailtu.
Gemi dibe oturur ve büyük hasar almıştır.Osumien seurauksena alus menetti tehonsa ja kallistui voimakkaasti.
Zırhlının 15 inchlik (381 mm.) topları ağır hasarlar meydana getirmiştir.Sen 15 tuumaisten pääaseiden täysosumat olisivat merkinneet varmasti vakavia vaurioita.
Binalarda yapısal hasar verebilir ve zayıf duvarlar yıkılabilir.Maahan voi tulla isoja kuoppia, ja talojen seinät voivat kaatua.
Fakat hasar gemi için önemsizdi, donanma göreve devam etti.Tehtävästä vapauduttuaan alus jatkoi laivuepalvelusta.
Hasan onları yendi.Urasawa voitti sen.
Geleneksel olarak sahti, özel günlerde, düğünlerde ve hasat festivallerinde tüketilmiştir.Perinteisesti sitä on tarjoiltu kahvin kanssa häissä ja jouluna.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod