Ana içeriğe geç
Sözlük

haşa ile cümle

haşa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Çerkes Hasan yakalanana kadar 10 kişi ölü yatıyordu.В Карачаево-Черкесии погибло 10 человек.
İlk zeytin hasadının ne zaman ve hangi uygarlık tarafından yapıldığıysa bilinmemektedir.Неизвестно, когда и в отношении кого обливание зелёнкой было совершено впервые.
Hasan Reis bunların yalnız 1.800'ünü kurtarabildi.Рухомовскому купцы дали только 1800 рублей.
Hasankeyf ve yeni köprü.Палеарктика и Новый Свет.
Tamamen boşaldığında ise hasar almaya başlarsınız.Если он побежит в вашу сторону, то вам будут нанесены повреждения.
Başka yörelerde farklı iklimler gerekçesiyle bazen daha uzun veya daha kısa bir hasat dönemi olur.В других местах шерсть может оставляться более или менее длинной.
Alanda büyük hasar meydana geldi.Местности был нанесён значительный ущерб.
Arabasına saldırıldı ve okuldaki dolabına hasar verildi.Его побили и заперли в школьном шкафчике.
Hasan ise annesi Zeliha ve henüz bebek olan kardeşi Mahmut ile beraber yaşamaktadır.Тан совокуплялась с малайским подростком и даже со своим младшим братом.
Aşırı şekilde hasar görmüş olan orijinali uzun zaman önce kaybolmuştur.Долгое время оригинал телеграммы считался утерянным.
Oysa Hasan babasını kandırıyordu.Юдзан последовал за отцом.
Ayrıca İngiliz Inflexible ve Fransız savaş gemileri Suffren ve Gaulois çok ağır bir şekilde hasar almıştır.Британский линейный крейсер «Инфлексибл» и французский броненосец «Галуа» получили тяжёлые повреждения.
Beni Hasan civarında ona tapılırdı.Почитался на Фасосе.
Muhammed Hasan Han buradan çok çabuk çekilmişti.Хан Ахмат поспешно отступил.
Alman kayıpları daha ağırdı, 28 uçak kaybedildi, 23 uçak ise hasar gördü.Японцы потеряли 29 самолётов, ещё 74 было повреждено.
Muhammed, Hatice-yi Kübra, Ali, Fatıma, Hasan, Hüseyin, Selman-ı Farisî.Пророк Мухаммед, Фатима Захра, Имам Али, Имам Хусейн,Имам Хасан.
Hasarlar gemiye saldıran düşmanlar tarafından açılmıştır.При высадке корабли были обнаружены противником.
Fallbrook ve Carpinteria gibi şehirler yıllık avokado festivalleri düzenleyip hasatlarını kutlarlar.Такие деревни, как Карвахолл, проводят ежегодные ярмарки.
Bu gemilerden birine hasar verilmiş diğerleri batmıştır.Уже при погрузке часть кораблей получили повреждения.
Kütüphane, 1999 yılındaki Marmara depreminde ağır hasar gördü.Мария в течение нескольких месяцев находилась в тяжелейшей депрессии.
Hasan istasyona gider.Артём пробирается на станцию.
Uzun dönemde hemiplejik ataklar ve kalıcı hasarlar nedeniyle güçten düşürücüdür.Со временем она излечивается от постоянного страха и лунатизма.
Via dei Fori Imperiali ( Modern Roma'da bir yol) üzerinden geçtiği için biraz hasar görmüştür.Часть императорских форумов погребена под улицей Виа деи Фори Империали (Via dei Fori Imperiali).
Kalabalığa hitap eden önemli bir isim, o zamanın Belediye Başkanı Hacı Hasan Paşa'ydı.Слишком уж много нареканий было к работе тогдашнего мэра Павла Филиппова.
Mevcut bakan Zakir Hasanov'dur.Нынешний министр — Закир Гасанов.
İyi hasatları ve kârı o getirirdi.Это принесло дополнительную популярность и прибыль.
Ruanda’da ana hasat sezonu, yağış sezonu boyunca sürer.Спаривание в Таиланде приходится на сезон дождей.
Ekim ayına kadar tarla ile hasat işleri devam etmektedir.Активно питаться рыба продолжает до октября.
1491 yılında, katedral bir depremde ağır hasar gördü.В 1641 году храм серьёзно пострадал во время землетрясения.
Hasan Akar.Рао Хассан.
MÖ 165'te çıkan yangında hasar görmüş ve tamir edilmiştir.При пожаре в 1655 году костёл пострадал, но был быстро восстановлен.
1990'ların başlarında sivil savaş sırasında havaalanı ağır bir şekilde hasar gördü.В начале 1990-х гг во время войны аэропорт был полностью разрушен.
Mürettebatta bir yaralanma yoktu, fakat çarpışmada iki tekne de hasar gördü.К счастью, никто не погиб при столкновении, и эти два судна были только немного повреждены.
Zombileri çimçikleyerek hasar verir.Остальные пытались как-то сманеврировать.
Küçük hasarlar çoğunlukla DNA onarım sistemleri tarafından onarılır.Фотодимеры обычно удаляются при репарации ДНК.
Ağır hasar almıştı ve batmaya başladı.Она паниковала, и, кажется, начала тонуть.
Eser ilerleyen yüzyıllarda Arapçaya Kitab-al Haşayiş olarak çevrilmiştir.Был одним из ведущих писателей в арабском мире.
Hasat ürünleri, sürüler ve erzaklar kül oldu, 100 binden çok insan açlıktan yok oldu.Погибли хлеба, посевы и деревья, и народ стал голодать.
Bir başka dezavantaj ise, yüklenen verilerin zaman zaman, bir kısmında hasar meydana gelebilmektedir.Когда же господствует Вражда, появляется своеобразие материальных элементов, появляется множество.
1938'de Hasan Gölü Muharebesi'nde Japon saldırılarını püskürttü.В 1938 году принимал участие в боях с японцами на озере Хасан.
Yavuz, herhangi bir hasar almadı fakat Yadigar-ı Millet muhribi battı.«Голос Тидуса: Мы сумели спастись целыми и невредимыми, но Юна что-то потеряла.
Bu kez torpido bot pruvadan hafif hasar gördü.По сути представляло собой торпедный катер малой видимости.
Hasar gören araçları da tamir edebilme yeteneğine sahip ikinci sınıfımız.Repair Item — умение чинить повреждённые предметы.
Muhammed bin Hasan, Muhammed Mehdî olarak da bilinir.Мухаммад Фахимхан хорошо известен.
Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesinde "Hasan Hüsnü Paşa koleksiyonu" bulunmaktadır.Марсианский университет будет разрушен в эпизоде «Where the Buggalo Roam».
Aynı yıl Hunan'da Güz Hasadı Ayaklanması'nı yönetti, ancak başarısız oldu.В этот год хунну не прекращали нападать на границу, но особой выгоды от этого не имели.
3840 kişi öldü, 9232 bina hasar gördü.В Непале погибли 8699 человек, 22 489 ранены, пострадали 8 млн человек.
Git Hasan!Рамзан, уходи!
Artık lag shoot yapmanıza gerek yok, hasar vermek için direk skine vurmak yeterli.Нельзя применять для стрельбы патроны с усиленным зарядом пороха во избежание повреждения оружия.
Bazıları maddi hasarlara sebep olan 3-4 ay süresince artçı sarsıntılar devam etti.Заживание ран длится 3—4 месяца, когда мочеиспускание вызывает боли.
Mesela bunlardan birisi; "Hasan ve Hüseyin cennet gençlerinin efendileridir." hadisidir.Согласно одному хадису, пророк сказал, что «аль-Хасан и аль-Хусейн являются господами юношей рая».
Bu çabalara rağmen söylenene göre ağaç 1907 yılında bir kar fırtınası sırasında büyük hasar gördü.رغم كل هذه الجهود إلا أنه ذكر أن الشجرة قد عانت من تلف كبير أثناء عاصفة جليدية في عام 1907.
Bunun neticesinde birinci kattaki birçok oda hasarlandı.ونتيجة لذلك، تم تدمير العديد من الغرف الموجودة الطابق الأول.
1943'te bir bombardıman sırasında büyük hasar gören kilise bu hali ile Batı Berlin'in simgesi oldu.الكنيسة التي شهدت حصار كبير أثناء قصف في عام 1943 أصبحت مع هذا الحال رمز برلين الغربية.
"The battle for Syria's al-Hasakah province" (İngilizce).حملات التعريب البعثي في شمال العراق "The Battle for Syria's Al-Hasakah Province".
Vergiler yüksekti, hasatın yaklaşık %40'ını oluşturuyordu.وكانت الضرائب عالية، وحوالي 40٪ من المحصول..
Dört sinagog yakıldı ve 220 Yahudi evi yakıldı, yağmalandı veya hasara uğradı.حرقت أربع معابد يهودية وسويت بالأرض وأحرق أو نهب أو أتلف 220 منزل لليهود.
Bu, çiftçilerinin ürünlerini hasat etmesini engelledi.وهذا يمنع المزارعين من حصاد محاصيلهم.
Savaştan sonra kulüp Savaş Hasar Komisyonu'ndan 22.278£ tutarında tazminat almıştır.تسلم النادي تعويضات بعد الحرب، من لجنة أضرار الحرب مايساوي 22278 باوند.
Saray 1481 depreminde hasar gördü, biraz ardından tamir edildi.ألحق أضرار بالقصر بسبب الزلزال الذي وقع في 1481، وقد تم إصلاحه بعد ذلك بوقت قصير.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod