Geminin aldığı başka iki isabet de küçük çaplı hasar yarattı.Altri colpi raggiunsero la nave ma causando danni minori.
Sağ eli ve motor-refleks sistemi düzeltilemez biçimde hasar gördü.La meccanica e la configurazione del propulsore rimasero però immutate.
Yeniden hasar gören denizaltı, bunun üzerine bulunduğu yerde bırakıldı.Un sottomarino nucleare è scomparso, ma viene in seguito ritrovato distrutto.
Binada ağır hasar oluştu.L'edificio è stato gravemente danneggiato.
Eylül ayı sonlarında hasat edilir.Si disputa a fine aprile.
Vücut direnci tamamen hasarlıdır.La scoperta del corpo è un colpo duro per tutti.
Böylece 1816'da Yaz Yaşanmayan Yıl olarak bilinen küresel bir hasat kıtlığı oluştu.Il 1816, l'anno successivo all'eruzione, fu poi ricordato come l'anno senza estate.
Size yapılan saldırının hasarını azaltır.Buttala via che ti fa male.
Hasar aldığında küçük Wario'ya dönüşen Wario, bu formdayken koşarak hasar verme yetisini yitirir.Apparsa nella serie Wario Land, per trasformarsi in esso Wario deve toccare un Minicula.
Hasan Sırrı.Mussolini segreto.
Buna ek olarak döşeme hasarları da oluştu.Inoltre, sono attrezzati anche per svolgere riparazioni.
Katedral hasar gördü ve yavaş yavaş çürümeye yüz tuttu.La chiesa è tuttora abbandonata e continua lentamente a sprofondare.
Binanın çatısı 1990 yılında çıkan bir yangında ciddi hasar görmüştür.La pianta è rimasta gravemente danneggiata da un incendio doloso nel 1998.
2002 hasadı sırasında yeni sertifika sistemi devreye sokuldu.Ciò nonostante fino al 2002 lo sviluppo di questo nuovo apparecchio era andato a rilento.
İkisi burada karşılaşmış ve yaptıkları savaşta Ağa, Hasan tarafından öldürülmüş.Furono rintracciati e uccisi entrambi per mano di Havok.
1669da Etna Dağı patlaması şehre büyük hasar verdi.Nel 1664 un uragano distrusse la città.
Bütün hastaneler tahrip olmuş veya kötü bir şekilde hasarlı ve terkedilmiş durumda.Tutti gli ospedali della città furono distrutti o risultarono talmente danneggiati da dover essere evacuati.
"Kim bu Hasan Türk?".(Non sei tu Siracusano?)
Çiçekler açılarak döllenme tamamlandıktan bir süre sonra hasat yapılır.Eventuali potature di sfoltimento vanno effettuate dopo la fioritura.
Merkez Bankası'nın itibarı İrlanda mali krizinde hasar gördü.La perdita del Nord Africa acuì il problema fiscale.
O civarda yılda 3 sefer ürün hasadı yapılabilir.Può fruttificare tre volte all'anno.
Yetiştirilen ürünler hasad edildikten bir gün sonra pazara çıkarılmaktadır.Il prodotto così ottenuto viene lasciato riposare per almeno una giornata prima del consumo.
Karayolunun bir uzantısı, İslamabad'ın batısında, Hasan Abdal'daki Grand Trunk Yolu ile birleşir.Il proseguimento della strada incontra la Grand Trunk Road a Hasan Abdal, a ovest di Islamabad.
Sol kolu kırıldı ve böbreklerinde hasar oluşmuştu.Il braccio sinistro è danneggiato vicino ai polsi.
Evlerin üçte biri hasar gördü ve nüfusun yarısı azaldı.Треть домов получила повреждения, население уменьшилось наполовину.
Kolaylıkla hasar görürler ve bu tür bebekler için özel atölyeler bulunmaktadır.Они легко повреждаются и существуют специальные мастерские для таких кукол.
Hasat günü de hakkını (öşürünü) verin, fakat israf etmeyin.Ешьте из их плодов и отдавайте должную милостыню в день сбора урожая, и не расточайте.
Massava limanında büyük hasar meydana geldi, çok sayıda kişi hayatını kaybetti.Был нанесён значительный ущерб порту Массауа и имелись человеческие жертвы.
Saldırıda yaralanan olmazken camlarda ve bir arabada maddi hasar oluştu.Несмотря на отсутствие травм, ущерб был нанесен окнам и машине.
Köyde Hasan tek ineğin sahibi olmanın gururunu yaşmaktadır.Бездетный Машт Хассан — владелец единственной в деревне коровы.
Yaz başında hasat edilir.Размножается в начале лета.
Kendisine düzenlenen bir suikastta beyni ağır hasarlara uğramıştı.Он получил тяжелейшую черепно-мозговую травму, повредил лицо.
Kasabada sadece 13 ev hasar görmeden savaşı atlattı.После войны в деревне уцелел всего 21 дом.
1977'de ses tellerinin hasar görmesiyle bir yıl şarkı söyleyememiştir.За 73 минуты не пропустил ни одного гола.
Sonuç olarak az bir miktar hasar oluşmuştur.Результатом атаки стали незначительные повреждения.
Bu hasar etkilenen sinirlerde sinyallerin iletimini bozar.Это повреждение ухудшает проводимость сигналов в пострадавших нервах.
Meyveleri, çiçeklenme döneminden 4-5 ay sonra olgunlaşır ve hasat edilebilir.Созревание плодов происходит через 4—5 месяцев после цветения.
Eylül ayı sonlarında hasat edilir.Созревают в конце сентября.
İklim değişikliği tarım da büyük hasarlara yol açmaktadır.Изменения климата приводят к большим убыткам в сельском хозяйстве.
Üçüncü dönemde konakta hasara yol açar.В третьем периоде наступает катастрофический износ.
Hasan Sırrı.История о Хасане.
el-Mesûdî veya tam künyesiyle Ebu el-Hasan Ali bin el-Hüseyn bin Ali el-Mesûdî (d.Абу аль-Хасан Абу Хассун Али ибн Мухаммад, или Али Абу Хассун (ум.
Soğuklar ve şiddetli yağışlar, İngiltere'de ve İrlanda'da hasadın yok olmasına neden oldu.Низкие температуры и проливные дожди привели к неурожаю в Соединённом королевстве Великобритании и Ирландии.
Hasat, ayrı önemi olan bir konudur.Вишнёвый сад — различные значения.
Hiçbir can kaybı olmamış, ama maddi hasar oluşmuştur.Жертв нет, но был нанесён большой материальный ущерб.
USS Pennsylvania - Hasar gördü.Уфимский научный центр РАН.
Sol kolu kırıldı ve böbreklerinde hasar oluşmuştu.У него была повреждена левая ключица и раздроблена кисть левой руки.
Babasının isminin Ahmed-i Bîzebân ve dedesinin Hasan Efendi olduğu bilinmektedir.Известен под прозвищами Дед Хасан и Дедушка.
Hasar görmüş daha sonra yeniden restore edilmiştir.Был реконструирован, но позднее снова повреждён.
Oldukça seri ateş edebiliyor ve en yüksek hasarı veriyor.Могут нанести значительный урон, и лучше расстреливать их издалека.
Sonuçta kalıcı beyin hasarı meydana gelebilir.Изредка могут возникать разрывы спинного мозга.
USS Nevada - Hasar gördü , karaya oturdu.CSS «Генерал Самтер» — выведен из строя, выбросился на берег.
DNA'da meydana gelen hasarın tipi mutagenin tipine bağlıdır.Тип повреждения ДНК зависит от типа мутагена.
Çifte Hasar rünü, belli bir süre saldırı hasarınızı iki katına çıkarır.Двойной урон — вдвое увеличивает наносимый оружием урон.
Servis aracı ise büyük hasar gördü.Сам вертолет получил серьезные повреждения.
Şehir merkezi bu saldırı sonucu neredeyse % 90 oranında hasar gördü.Деревня была разрушена во время этих сражений примерно на 90 %.
Gözlem balonuyla desteklenen gemi önemli hasarlar verdi.В составе звена ведущим Балебиным бомбовым ударом потоплен сторожевой корабль.
Bölgedeki altı şehirde 4300'den fazla bina hasar gördü.В результате, были повреждены свыше 260 зданий города.
Çakırcıbaşı Hasan Efendi'nin eşidir.Совершенно секретно Дед Хасан.
Kinto-un asla hasar görmez.Впрочем, Крот никогда на них за это не обижается.