hızlı hızlı ile cümle

hızlı hızlı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
İki hızlı örnek yükleme olduğunu ve Seviyelendirme yardım vardır. ve alan seçenekleri YardımıTwo quick examples are installation and leveling help and field installed options help
Bu elimizdeki kemiğin genç olduğu anlamına geliyor, bunlar gerçekten hızlı büyürler.I mean, it is a juvenile and it's growing really fast.
Çok hızlı bir şekilde şişiyor.It's inflating very fast.
Ve ben daha sıkı ve daha hızlı çalıştım.And I started working harder, faster.
Tabi ki, kartları sayabilirim, ama bu daha da hızlı.Of course, I can count the cards, but this is much quicker.
Sıradaki terim -- hızlıca yapıyorum.Next is a term -- I do it quick. I call this stealing.
Ayıkken bunu daha hızlı yapıyorum, ama bakacağız şimdi.When I'm sober, I do this much quicker, but we will check.
Şimdi, hızlıca desteye bakacağım ve bir yol bulmaya çalışacağım.Now I go very quick through the deck and try to find some pattern.
Daha hızlı yapacağım şimdi, daha iyi.Now, I do it quicker, better.
Hızlıca yapacağım -- çok hızlı. Ama takip edin diye yavaş çekimde.So I will do it quick, very quick, but in slow motion, so you can follow.
İki elinle yap ve hızlı.Do with both hands, and quick.
Hızlıca yapıyorum.I'll do it quick now.
Bu hızlı trenler için tasarlanan yeni Guangzhou istasyonu.This is the new [Wuhan] railway station for the high-speed trains.
Elimizden kaçırmakta olduğumuz, çok hızlı gelişen bu Dünya'ya karşı tavrımız ne olmalı?Well, what should our attitude be towards this world that we see very rapidly developing before us?
Çünkü borsa fiyatı hızlı bir şekilde yükseliyor. -Because one, your stock price has been tanking.
Biraz hızlı görünüyor.And it looks kind of fast. That's a mouse driver, where it's XY.
Şimdi size hızlı bir tasarım dersi vererek bir deney yapmak istiyorum.And I have a small experiment to give you a quick design lesson.
Şimdi hızlıca toparlayalım ki herkes takip edebilsin.OK, so, a quick review then, to see that you're following.
Çünkü o son altın parçasını çıkarınca -- ki bunu da bayağı hızlı yaptılar.Because when you take out that last piece of gold -- and they did incredibly quickly.
Size deneme yaptığımız görüntülerin olduğu bir video izleteceğim -- çok daha hızlı.So I'm going to show you a very quick video where we are doing a test scenario -- it's much faster.
Normal çekimde ise çok hızlı.So in full motion very fast.
Bu hızlı hareket eden konteynır gemisi tarafından ve çarpmaktan kıl payı kurtulmuş bir balina.This is a whale that just squeaked by a rapidly moving container ship and avoided collision.
Limanlarına ulaşmak için gidebildikleri kadar hızlı koşuyorlardı.They rush as fast as they can to get to their port.
İlk olarak Uganda ve Zimbabwe'de hızlı artış var.First, we have the fast rise in Uganda and Zimbabwe.
Şimdi Botswana için hızlıca yendiden göstereyim.Now, let me make a fast replay of Botswana.
Biz hızlı hareket ederiz.We fast-track.
Hiçbir anlamı yok" derdim. Daha fazla parayı daha hızlı kazanmanın bir yolunu bulun.That doesn't make any sense." You just figure out a way to make more money faster.
Şimdi ,bu iyi bir fikirdi. Hızlıca ilk örneğini yapmak için harekete geçtik.Now that was a nice idea, so we moved into the rapid prototyping phase.
İleri doğru hızlıca -- 11 yıl sonra, 25 yaşında bir çocuğum.Fast forward -- 11 years later, I'm a 25-year-old kid.
Bu makarayı döndürürsem, küçük olan çok daha hızlı döner.If I spin this pulley, the small one's going to spin much faster.
Sadece bir seyler aciga cikarir, cok hizli bir sekilde ivmelendirir.It just expels a bunch of things, it accelerates a bunch of things at a super fast rate.
Bu ayrıca herhangi bir acil tıbbi vakaya en hızlı müdahale yöntemi.This is the fastest way to reach any medical emergency.
Bu, bu kadar hızlı müdahale edebilmemizin anahtar koşulu.That's why we get there so fast.
Biz kayıktayız ve çok çok hızlı gidiyoruz.And so we're in a skull, and we're moving really, really quickly.
Hızlı bir program...Really quick syilabus.
Hızlıca 12 noktaya değineceğim.I'm going to try to go through 12, really quickly.
Ön sevişmeyle ilgili bir şeyler söyleyin; benim...bizim 12'yi de öğrenmemiz gerekiyor, ama hızlıca.Talk about foreplay, I -- we need to get to 12, but really quickly.
Çok kibarlar ve o kadar hızlı hareket etmezler.They're very polite and they don't get so forward so quickly.
Bu, sokaklarde gezdirebileceğiniz dünyadaki en hızlı araba. ve en pahalı üretilen araba.This is the fastest street-legal car in the world and the most expensive production car.
Fakat burada bana bu müzik parçasının oldukça hızlı olduğu söyleniyor.But here I'm being told that the piece of music is very quick.
Ve sonra bir az daha hızlanıyoruz, biraz daha ve bir az daha hızlı.And then we get a little faster and a little faster and a little faster.
Art brülörü kullanarak daha hızlı tırmanabilirsin.You can climb faster by using the afterburner.
Fakat bunun işe yarayabilmesi için uçağının, rakibin uçağından daha hızlı pike yapabilmesi gerekir.However this only works if your plane can dive faster than that of the opponent's.
Flaplar, uçağın hızını düşürüp burnunu daha hızlı çevirebilmek için kullanılır.They are used to lower the plane's speed and for pulling the nose around faster.
Ne kadar hızlı mil gerçek bir parçası işleme sırasında dönen özel dikkat edinTake special note of how fast the spindle will be rotating during actual part machining
Bakalım tüm bunları hızlıca silebilecek miyim?Let me see if I can competently erase all of this.
Ve tam bu noktada yatay biçimde çok hızlı ilerliyor olacak.And then at this point it's going to be going really fast in the horizontal direction.
Ona çok hızlı gittiğini söylemiştim!I told him he was moving too fast!
Eğer ödünç alma kısmını hızlı yapıyorsam, bu konuda birçok videom bulunmakta. -I have multiple of videos on how to borrow if I'm doing that part too fast
Çıkarmayı biraz hızlı yapıyorum. Ama sanıyorum anladınız.I'm doing the subtraction a little fast just so we can get the general idea
Hızlıca harekete geçmen sayesinde ameliyatın daha kolay yapılabildiğini söyledi.He said your quick actions made the surgery easier.
Çok hızlı ilerleyeceğiz.We'll go real fast, you know?
Ve bunu yapmak için 13 dakikam kaldığından, bu biraz hızlıca olacak.And given that I have 13 minutes to do this, this is going to go kind of quick.
Şey, hızlı bir şekilde, gelişmekte olan ülkeler için bir Parlak Yeşil gelecek elde edersiniz.Well, very quickly, you get a Bright Green future for the developing world.
Şimdi hızlı hızlı sallayın.Six, okay hard now.
24. bölümü izlemeye başlamadan önce, size hızlıca Where The Bears Are 1.Before you watch episode 24.
Şimdiye kadar yaptıklarımız üzerinden hızlıca geçmeme izin verin.Let me just rush very quickly through things that we've done.
Fakat teknoloji çok hızlı ilerliyor.But there's a lot of technology going.
Hızlı birkaç örnekle başlamak istiyorum.I'd like to start with a couple of quick examples.
Sizle bunun hızlıca üzerinden geçmeme izin verin.So let me just walk through this quickly.

İlgili Sayfalar