hız ile cümle
hız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Ben hızlı koşmak için gayret ettim.I tried to run fast.
Onlara yetişmek için mümkün olduğu kadar hızlı koştum.I ran as fast as possible to catch up with them.
Ona çok hızlı sürmemesini rica ettim.I asked him not to drive so fast.
Onlara yetişmek için yeterince hızlı koşamadım.I couldn't run fast enough to keep up with them.
Onu hizmetçim yaptım.I made him my servant.
Onu yakalamak için mümkün olduğu kadar hızlı koştum.I ran as fast as possible to catch up with her.
Ona yetişmek için koşabildiğim kadar hızlı koştum.I ran as fast as I could to catch up with her.
Ben son derece hızlı yürüdüğüm için son treni yakaladım.I caught the last train because I walked extremely quickly.
Treni yakalamak için koşabildiğim kadar hızlı koştum.I ran as fast as I could to catch the train.
Kağıt hızlı yanar.Paper burns quickly.
Ofis çalışanları problemi çözmek için hızlı ve etkili çalıştılar.The office staff worked quickly and efficiently to resolve the problem.
Zaman çok hızlı geçiyor.Time is going by very quickly.
Zaman hızla geçti ve iş hiç ilerlemedi.Time passed rapidly and the work didn't advance at all.
Zaman çok hızlı geçer.Time goes very swiftly.
Zaman hızla geçti.Time went quickly.
Bir araba müthiş bir hızda gitti.A car went by at terrific speed.
Gençken daha hızlı yüzebiliyordum.I could swim faster when I was young.
Gençken daha hızlı koşabilirdim.I could run much faster when I was young.
O, genç olduğu için, hasta büyük annesine özveriyle hizmet etti.Young as she was, she devotedly attended on her sick grandmother.
Su sıcak havada daha hızlı buharlaşır.In hot weather, water evaporates more quickly.
Kamu hizmetleri için ödeme yapmak zorundasın.You have to pay for utilities.
Kızlar erkeklerden daha hızlı olgunlaşırlar.Girls mature faster than boys.
Hizmetçi ev rutininden tamamen bıkmıştı.The maid was totally tired of her household routine.
Hizmetçi yeri sildi.The servant swept the floor.
Kalbim çok hızlı atıyor!My heart's beating so fast!
Kalbimin hızla çarptığını hissettim.I felt my heart beating rapidly.
Benim kalbim hızlı atıyor.My heart is beating fast.
Kalbim hızlandı.My heart quickened.
Endişeler onu hızla yaşlandırdı.Worries aged him rapidly.
Yeni bilgisayar, eskisinden on kat daha hızlı.The new computer is ten times as fast as the old one.
Yeni Şinkansen ne kadar da hızlı gidiyor!How fast the new Shinkansen goes!
Yeni uçak sesin iki katı hızlı uçuyor.The new airplane flies at twice the speed of sound.
Bayan Kanda çok hızlı bir koşucudur.Miss Kanda is a very fast runner.
Miss Kanda çok hızlı koşar.Miss Kanda runs very fast.
Hiçbir insan iki efendiye hizmet edemez.No man can serve two masters.
Hayat kısa ve zaman hızlıdır.Life is short and time is swift.
Dünya nüfusunda hızlı bir artış var.There is a rapid increase in world population.
Dünya gitgide artan bir hızla değişiyor.The world is changing more and more quickly.
Sen hız limitini aşıyordun, değil mi?You were exceeding the speed limit, weren't you?
Hızlı kararlar tehlikelidir.Quick judgements are dangerous.
Kar hızlı düşüyor.The snow is falling fast.
Öğretmen anlayabileceğimizden hızlı konuştu.The teacher spoke too fast for us to understand.
Yelkenli gemi tam hızda yol alıyordu.The ship was sailing at full speed.
Hızlı koşmalıyım yoksa geç kalacağım.I must dash or I'll be late.
Büyükannem benden daha hızlı yürür, ve benim oynadığımdan daha iyi tenis oynar.My grandmother walks faster than me, and plays tennis better than I do.
Hızlı bir karar için endişeli olduğundan, başkan bir oy için çağrıda bulundu.Anxious for a quick decision, the chairman called for a vote.
Hızlı bir çocuk yarışı kazanabilir fakat yavaş bir çocuk bile yarışabilir.A fast child may win the race, but even a slow child can compete.
Hızlı yürüyemem, ama uzun süre yürüyebilirim.I can't walk fast, but I can walk for a long time.
Hızlı bir yürüyücü bir saat içinde altı kilometre yürüyebilir.A fast walker can walk six kilometers in an hour.
İster yavaş ister hızlı sür, dikkatli sür.Whether you drive fast or slow, drive carefully.
Hızlı koşmaktan yoruldum.I am tired from running fast.
Hızlı koş, yoksa otobüsü kaçırırsın.Run fast, otherwise you will miss the bus.
Hızlı koş, yoksa okula geç kalacaksın.Run fast, or you will be late for school.
Hızlı koşarsan, treni yakalarsın.Run fast, and you will catch the train.
Hızlı bir top at.Pitch a fast ball.
Hız yapma kazalara neden olur.Speeding causes accidents.
Hız ölçmenin birkaç yolu vardır.There are several ways to measure speed.
Taro ne kadar hızlı koşabiliyor!How fast Taro can run!
Typhoon No.11 saatte yirmi kilometre hızla kuzeye doğru ilerliyor.Typhoon No.11 is moving up north at twenty kilometers per hour.
Senin sınıfında en hızlı kim koşabilir?Who can run fastest in your class?
İlgili Sayfalar