hız ile cümle
hız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Biraz daha hızlı gidebilir miyiz?Can we go a little bit faster?
Raporda ayrıca deniz seviyelerinin eskisinden daha hızlı yükseldiği tespit edildi.The report also found sea levels were rising faster than before.
Dünyadaki en hızlı araba nedir?What is the fastest car in the world?
Dünyadaki en hızlı araba hangisidir?What is the fastest car in the world?
Kedilerin sahibi olmaz, hizmetçisi olur.Cats don't have owners, they have staff.
Köpeklerin sahibi, kedilerin ise hizmet edeni vardır.Dogs have owners, but cats have staff.
Keşke daha hızlı koşabilseydim.I wish I could run faster.
Keşke daha hızlı koşabilsem.I wish I could run faster.
Senin kadar hızlı yüzebilir.He can swim as fast as you.
Onun yüzüğü çaldığını itiraf etmesi hizmetçiyi akladı.His acknowledgement that he stole the ring cleared the maid of suspicion.
Tren hızla geçerken makinisti hayal meyal gördü.He caught a glimpse of the driver as the train raced past.
Bir leopar kadar hızlı.He is as fast as a leopard.
Olağanüstü hızlı bir sporcu.He is an athlete with extraordinary speed.
Olağanüstü hızlı bir atlet.He is an athlete with extraordinary speed.
Cezası 25 saat kamu hizmetinde bulunmaktı.His sentence was 25 hours of community service.
Kalbi birden daha hızlı atmaya başlamıştı.His heart suddenly began to beat faster.
Kaldığı otelin hizmetinden memnun kalmadı.He was dissatisfied with the service at the hotel where he stayed.
Kaldığı oteldeki hizmetten tatmin olmamıştı.She was dissatisfied with the service at the hotel where she stayed.
İnsanın yapacak bir şeyi olunca zaman daha hızlı geçiyor.Having something to do makes the time pass more quickly.
Hizmetçilerine karanlıkta yemek yedirdi.He made his servants eat in the dark.
Her şey hızla değişiyor.Everything is changing rapidly.
Devlet hızlı karar almaz, devlet doğru karar alır.The government don't make fast decisions, they make the right decisions.
Abim çok hızlı konuşur.My older brother speaks very fast.
"Valar dohaeris" Yüksek Valyria dilinde "Her insan hizmet edecektir" demektir."Valar dohaeris" means "All men must serve" in High Valyrian.
Hız kasislerine dikkat edin.Beware of speed bumps.
Hız tümseklerine dikkat et.Beware of speed bumps.
Mümkün olduğunca hızlı koştum, ama son trene yetişemedim.I ran as fast as possible, but I was not in time for the last train.
Koşabildiğim kadar hızlı koştum, ama son trene zamanında yetişemedim.I ran as fast as possible, but I was not in time for the last train.
Son zamanlarda koronavirüs Amerika'da hızla yayılıyor.COVID-19 has been spreading rapidly in America recently.
Tom hızla arabaya geçti.Tom quickly got into the car.
Tom senin hizmetkarın değil.Tom isn't your servant.
Cenaze hizmetlerini mi arayayım, yoksa 112'yi mi?Should I call a gravedigger or an ambulance?
Hızlı okuma kursuna gitmeyi düşünüyorum.I'm considering taking a speed reading course.
Kazananlar suçluluk hissetmeden sıkça ve hızla bir şeyleri bırakmayı bilir.Winners quit fast, quit often, and quit without guilt.
Suçluluk duygusuna kapılmadan sık sık ve hızla bir şeylerden vazgeçmesini bilen kazanır.Winners quit fast, quit often, and quit without guilt.
Tom hızla uzaklaştı.Tom sped off.
Kaç tane hizmetçiniz var?How many servants do you have?
Yataktan hızlı kalkınca genelde başınız dönüyor mu?Do you often become dizzy if you get up from bed quickly?
Tren saatte 80 km hızla ilerliyor.The train is travelling at a speed of 50 miles an hour.
Tom kapıyı hızla açtı.Tom flung open the door.
Hızını artırman biraz zaman aldı, ama şu an tutabilene aşk olsun.It took you a while to pick up speed, but now you're really hitting your stride.
Tom, takımımızdaki en hızlı yüzücüdür.Tom is the fastest swimmer on our team.
Dün hız yaparken yakalandım.I was caught speeding yesterday.
Şehir başkent ilan edilmesinin ardından hızlı bir kentleşmeye sahne oldu.The city experienced a rapid urbanization after being declared as the capital.
Adımlarımı hızlandırdım.I started to walk faster.
Daha hızlı yürümeye başladım.I started to walk faster.
Arkamdan ayak sesleri geldiğini duyunca adımlarımı hızlandırdım.I started to walk faster when I heard footsteps behind me.
Tom'a yetişecek kadar hızlı koşamadım.I couldn't run fast enough to catch up with Tom.
Bu hizmet ücretsiz.This service is free.
Tom hızla merdivenlerden aşağıya koştu.Tom ran quickly down the stairs.
Tom koşarak hızlıca merdivenlerden indi.Tom ran quickly down the stairs.
İşler hızla yoluna girdi.Things quickly got back on track.
Eğer çevrimiçi başvuru yaparsanız daha hızlı olabilir.If you apply online, it might be faster.
William çok hızlı bir şekilde buradaydı.William was here extremely quickly.
William ivmesini hızla kaybediyordu.William was quickly losing his momentum.
Hayatın tadını çıkar! Çılgın bir hızda geçiyor.Enjoy life! It goes by at a crazy speed.
Hızlı cevabın için teşekkürler.Thank you for your quick reply.
Gunter olabildiğince hızlı bir şekilde uzaklaştı.Gunter drove away as fast as he could.
"Tarkan Fransa ve Belçika'da pop listelerinde hızla yükseliyor"."Tarkan Fransa ve Belçika'da pop listelerinde hızla yükseliyor".
"Türk bankaları Apple Watch uygulama maratonuna hızlı başladı"."Türk bankaları Apple Watch uygulama maratonuna hızlı başladı".
İlgili Sayfalar