hız ile cümle
hız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Polis tarafından hız sebebiyle kenara çekildim.I got pulled over by the police for speeding.
Tom ve ben senden daha hızlıyız.Tom and I are quicker than you are.
Tom bir hizmetçi tuttu.Tom has hired a maid.
Tom çok hızlı üne kavuştu.Tom got famous very quickly.
Tom çok hızlı ünlü oldu.Tom got famous very quickly.
Tom'a çok hızlı sürmemesini söyledim.I told Tom not to drive too fast.
Tom'dan çok hızlı araç sürmemesini söyledim.I told Tom not to drive too fast.
Tom benim kadar hızlı değildir.Tom isn't as quick as I am.
Tom, Mary'den daha hızlı bir yüzücüdür.Tom is a faster swimmer than Mary is.
Yardımınız sayesinde Tom ve ben onu planladığımızdan daha hızlı yapabildik.Thanks to your help, Tom and I were able to get that done faster than we'd planned.
Hız nedeniyle ceza aldım.I got a ticket for speeding.
Ben Tom kadar hızlı değilim.I'm not as fast as Tom is.
Hız yapmaktan yakalandım.I got caught speeding.
Tom yüksek hızlı bir trene bindi.Tom took a high-speed train.
Sadece hızlı bir Google araması yapayım.Let me just do a quick Google search.
Tom'un şirketi hızlı biçimde büyüdü.Tom's company grew rapidly.
Tom'un işi hızla büyüdü.Tom's business grew rapidly.
Çok hızlı yeme.Don't eat so fast.
Bana yardım etseydin, daha hızlı yapabilirdim.If you'd helped me, I could've done that much faster.
Kalp atış hızın neydi?What was your heart rate?
Mary kalp atış hızının arttığını hissetti.Mary felt her heart rate increase.
Sami, Wall Street evlerinden birisiyle hızlı bir şekilde iş buldu.Sami quickly got a job with one of Wall Street houses.
Sami parayı olabildiğince hızla harcadı.Sami spent the money as fast as possible.
Keşke senin kadar hızlı koşabilseydim.I wish I could run as fast as you.
Tom fazla hızlı konuştu.Tom spoke too fast.
Tom anlayamayacağım kadar hızlı Fransızca konuşuyor.Tom speaks French too fast for me to understand.
Sami, Leyla'nın kalbini daha hızlı attırdı.Sami made Layla's heart beat faster.
Uçak o kadar hızlıydı ki onu göremedim bile.The aircraft was so fast that I couldn't even see it.
Hangimiz daha hızlı koşuyor?Which of us runs faster?
Sami hizmeti için yüksek bir fiyat ödedi.Sami has paid a stiff price for his service.
Sami hızla serbest bırakıldı.Sami was quickly released.
Sami hızla tepki verdi.Sami reacted quickly.
Sami her zaman hızlı sürerdi.Sami would drive fast all the time.
Sami bir parçacık hızlandırıcı üzerinde çalışıyordu.Sami was working on a particle accelerator.
Sami saatte 60 mil hız yapıyordu.Sami sped at sixty miles an hour.
Tom'un mobil mezbahası yerel yetkililer tarafından hızla kapatıldı.Tom's mobile slaughterhouse was quickly shut down by the local authorities.
Sami, Tanrı'ya hizmet etmeye karar vermeden önce birçok yol denedi.Sami tried many paths before he decided to serve God.
Sami hız yapıyordu.Sami was speeding.
Sami başka bir hizmetçi tuttu.Sami hired another maid.
Sami başka bir hizmetçi işe aldı.Sami hired another maid.
Sami hizmetçisini kovdu.Sami fired his maid.
Sami hızlı yaşam sürüyordu.Sami was living the fast life.
Sami çevrimiçi bir buluşma hizmeti aracılığıyla Leyla ile tanıştı.Sami met Layla through an online dating service.
Sami hız yapmak nedeniyle durduruldu.Sami was stopped for speeding.
Sami hizmet anlaşmasının şartlarını ihlal etti.Sami violated the terms of the service agreement.
Sami konuyu hızla değiştirdi.Sami quickly switched the subject.
Tom bunu yapmada Mary'den çok daha hızlıydı.Tom was a lot faster at doing that than Mary.
Bunu elimden geldiği kadar hızlı yaptım.I did that as fast as I was able to.
Tom, biz çocukken benden daha hızlı koşabilirdi.Tom was able to run faster than me when we were children.
Tom, Mary'den daha küçüktür ama Mary'den daha hızlı koşar.Tom is smaller than Mary, but he runs faster than she does.
Tom bazen fazla hızlı konuşur.Tom sometimes speaks too fast.
Konuşmacı hızlı bir şekilde konuşabilir.The speaker can talk quickly.
Biz hızlı giyindik.We got dressed quickly.
Sami'nin kalbi çok hızlı çarpıyordu.Sami's heart was beating super-fast.
Çok hızlı yemek yemiyorsun, değil mi?You don't eat very fast, do you?
Inge'den daha hızlı koşuyorum.I run faster than Inge.
Araban hızlı değil.Your car isn't fast.
Tom hızlı öğreniyor.Tom learns fast.
Gıda zehirlenmesinden hızlı bir şekilde kurtulduk.We recovered quickly from the food poisoning.
Tom hızlı kavrıyordu.Tom was quick to catch on.
İlgili Sayfalar