hız ile cümle

hız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom hızla kapıyı açtı.Tom quickly opened the door.
Tom kapıyı hızla kapattı.Tom quickly closed the door.
Tom kadar hızlı koşamam.I can't run as fast as Tom.
Oldukça hızlı bir yüzücüyüm.I'm a fairly fast swimmer.
Benden daha hızlısın.You're quicker than me.
Siz hızlısınız.You guys are fast.
Bir erkek çocuğunun iştahı çok hızlı büyür.A boy's appetite grows very fast.
Pinokyo yataktaydı, hızla uykuya daldı ve rüya görmeye başladı.As soon as Pinocchio was in bed, he fell fast asleep and began to dream.
Güvercin yeryüzüne hızla uçtu. O bir hindiden çok daha büyüktü.The pigeon flew swiftly down to the earth. He was much larger than a turkey.
Misyon başkalarına hizmet vermeye devam etmektedir.The mission remains to serve others.
Tom Mary'den daha hızlı araba sürer.Tom drives faster than Mary.
Hız sınırını aşmayın.Don't exceed the speed limit.
Hiçbir şey vakum içindeki ışık hızından daha hızlı seyahat edemez.Nothing can travel faster than the speed of light in a vacuum.
Hız limiti saatte 60 mildi.The speed limit was 60 mph.
Hız limiti saatte 55 mil olmasına rağmen Tom çok daha hızlı sürüyordu.Even though the speed limit was 55 miles per hour, Tom was driving much faster.
Tom genellikle hız limitinin yaklaşık saatte 10 kilometre üzerinde sürer.Tom usually drives about 10 kph over the speed limit.
Ona yardımcı olmak zorundasın, ama hızlı bir şekilde.You have to help her, but quickly.
Neden evet, Sayın Fluff bir hizmet hayvanıdır.Why yes, Mr. Fluff is a service animal.
Buradan havaalanına gitmek için en hızlı yol nedir?What's the fastest way to get to the airport from here?
Bu ay hızla geçip gitti.This month went by very quickly.
Çok hızlı hüküm vermeyin.Don't pass judgment too quickly.
O çok hızlı araç kullanır.She drives very fast.
Erkek kardeşi kadar hızlı yüzmeyi bilir.He knows how to swim as fast as his brother.
Onun çok hızlı bir zihni vardır.He has a very quick mind.
Almanya'da sağlık hizmeti ücretsiz mi?Is health care free in Germany?
Tom iyi bir çalışandır. O işleri hızlı ve verimli bir şekilde yaptırır.Tom is a good employee. He gets things done quickly and efficiently.
Bizim sadık hizmetçimiz hastanede öldü.Our faithful servant died in the hospital.
Biz acemiyiz ama hızlı öğreniyoruz.We're beginners, but we learn quickly.
Tom hızla baktı.Tom looked up quickly.
Tom otobanda çok hızlı araba kullanarak Mary'yi etkilemeye çalıştı ama işe yaramadı.Tom tried to impress Mary by driving very fast on the Autobahn, but it didn't work.
Tom çok hızlı araba kullanarak Mary'yi etkilemeye çalıştı.Tom tried to impress Mary by driving very fast.
Bu otelde sadece üç tane hizmetçi vardır.There are only three maids in this hotel.
Nereden bir hizmetçi tutabilirim?Where can I hire a maid?
Tom gerçekten hızlı sürdü.Tom drove really fast.
Tom çok hızlı sürdü.Tom drove very fast.
O, hızlı koşar.He runs fast.
Hızlı düşünme hasarın daha kötü olmasını önledi.Quick thinking prevented the damage from being even worse.
O kadar hızlı değil, genç adam!Not so fast, young man!
Bu hızlı bir çeviriydi.This was a hasty translation.
O araba çok hızlı.That car is very fast.
Karanlık olmaya başladığında, ben adımlarımı hızlandırdım.When it started to get dark, I quickened my pace.
Evin içinden hızla odasına fırladı ve arkasından kapıyı kapattı.She darted across the house to her room and closed the door behind her.
O hızlı biçimde konuşuyor.He is speaking quickly.
Aslanlar hızlı koşarlar.Lions run fast.
Aslanlar hızlı koşuculardır.Lions are fast runners.
O, hızla geri alındı.He was quickly recaptured.
O, hızla yeniden yakalandı.He was quickly recaptured.
Hızlı ödeme takdir edilecektir.Prompt payment will be appreciated.
Tom yeterince hızlı değildi.Tom wasn't quick enough.
Bilmiyorum. Her şey çok hızlı gerçekleşti.I don't know. It all happened so fast.
Buna hızla alışacaksın.You'll get used to it rapidly.
Daha hızlı gidemez misin?Can't you go faster?
O bir hizmetçiyi kovdu.She fired a maid.
O, arabasını hızlandırdı.She accelerated her car.
Araba hızla seyahat etti.The car traveled quickly.
Arılar kovandan hızlıca çıkıyorlar.The bees are zooming out of the hive.
Sanırım bu masa yeni bir tane alana kadar amacına hizmet edecek.I guess this desk will serve the purpose until we can get a new one.
Onu yakalamak için elimden geldiğince hızlı koşuyorum.I'm running as fast as I can to run him down.
Bu daha hızlı bir yol.That's a faster way.
Çita, avını yakalamak için gizlilik ve patlayıcı hızlandırma kombinasyonunu kullanır.The cheetah uses a combination of stealth and explosive acceleration to catch its prey.
İlgili Sayfalar