hız ile cümle
hız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom Mary kadar hızlı koşamaz.Tom can't run as fast as Mary.
Tom Mary kadar hızlı yüzebilir.Tom can swim as fast as Mary.
Tom neredeyse Mary kadar hızlı yüzebilir.Tom can swim almost as fast as Mary.
Tom neredeyse Mary'nin yüzebildiği kadar hızlı yüzebilir.Tom can swim almost as fast as Mary can.
Tom Mary kadar hızlı koşabilir.Tom can run as fast as Mary.
Tom Mary'den çok hızlı sürmemesini rica etti.Tom asked Mary not to drive so fast.
Tom Mary'ye bir okul bölgesinde çok hızlı sürmemesini tavsiye etti.Tom advised Mary not to drive too fast in a school zone.
Onlar hızla evlerini terk ettiler.They left their house quickly.
Tom yatağına yığıldı ve kısa sürede hızlıca uyudu.Tom flopped onto his bed and was soon fast asleep.
Bay Smith çok hızlı konuştu, bu nedenle ne dediğini anlayamadım.Mr. Smith spoke so quickly that I couldn't understand what he was saying.
Hızlı kahverengi tilki tembel köpeğin üstünden atlamadı.The quick brown fox didn't jump over the lazy dog.
Daha hızlı hareket edemez misin?Can't you move faster?
Davetiye patlamış mısır ve meşrubat hizmeti verileceğini söylüyordu.The invitation said that popcorn and soft drinks would be served.
Biz bir kafede hızlı bir öğle yemeği yedik.We had a quick lunch at a cafe.
Gençken daha hızlı yüzebilirdim.I was able to swim faster when I was younger.
Tom Mary'nin merdivene ne kadar hızlı tırmanabileceğini merak etti.Tom wondered how fast Mary could climb a ladder.
Polis onu yolun kenarına çektiği zaman hız limitinin üzerinde 50 ile gidiyordu.Tom was going 50 over the speed limit when the police pulled him over.
Tom Mary'ye bir hizmetçi gibi davrandı.Tom treated Mary like a maid.
Tom birazcık hız limitinin üzerinde sürerse vaktinde havaalanına yetişebileceğini düşündü.Tom thought he could reach the airport on time if he drove a little over the speed limit.
Tom çok hızlı konuşur.Tom talks a mile a minute.
Tom tanıdığım başka herhangi birinden daha hızlı koşar.Tom runs faster than anyone else I know.
Tom elinden geldiği kadar hızlı koştu.Tom ran as fast as he could.
Tom elinden geldiğince hızlı bir şekilde bisikletini sürdü.Tom pedaled his bicycle as fast as he could.
Tom hızlı kararlar vermeye alışkındır.Tom is used to making quick decisions.
Tom hız yapmaktan yakalandı.Tom got caught speeding.
Tom hız yapmaktan ceza aldı.Tom got a ticket for speeding.
Tom'un bir hız yapma cezası var.Tom got a speeding ticket.
Tom bütün hayatını kamu hizmetine adadı.Tom devoted his whole life to public service.
Tom şu anda 100 yarda hızlı koşmada okul rekorunu elinde tutuyor.Tom currently holds the school record for the 100 yard dash.
Tom Mary'den daha hızlı koşabileceğini iddia etti.Tom claimed that he could run faster than Mary.
Tom Mary kadar hızlı hareket edemez.Tom can't move as quickly as Mary can.
Benim köpeğim hızlıdır.My dog is fast.
Elimizden geldiğince hızlı çalışıyoruz.We're working as fast as we can.
Bu köpek hızlı koşar.This dog runs fast.
Eğer çekerseniz çim hızlı büyümez.Grass doesn't grow faster if you pull it.
Uygulama, vücut kütle indeks oranını hızlı bir şekilde hesaplamanı sağlıyor.The application allows you to quickly calculate the ratio of body mass index - BMI.
Hırsız hızla koştu.The thief ran quickly.
Tom bir hizmetçisinin olmasını diliyor.Tom wishes he had a maid.
Tom hızlı bir duş aldı.Tom took a quick shower.
Geniş bant hızında ve kalitesinde ülkeden ülkeye büyük farklılıklar vardır.There are big differences in broadband speed and quality from country to country.
Hızlı bir yüzücüyüm.I am a fast swimmer.
Kaza olduğunda o, saatte 120 kilometrenin üzerinde bir hızla gidiyordu.He was driving at over 120 kph when the accident happened.
Hızlı cevabınız için teşekkürler.Thanks for your quick answer.
Genellikle,erkekler kadınlardan daha hızlı koşar.Generally, men run faster than women.
Tom lunapark hız trenine bindi.Tom rode the roller coaster.
Tom'un hız değişikliğine ihtiyacı var.Tom needs a change of pace.
Daha hızlı git!Go quicker!
Dünya gitgide daha hızlı değişiyor.The world changes faster and faster.
Senin araban hızlıdır.Your car is fast.
Hızlı bir öğle yemeği yedim.I ate a quick lunch.
Tren çok hızlı.The train is very fast.
Saçları omuz hizasında.She has shoulder-length hair.
Ben köpeği parkta hızla koşarken gördüm.I saw the dog running quickly in the park.
O, öğrenciler için fazla hızlı konuştu.He spoke too quickly for the students.
Bütün genç köpekler hızlı koşar.All the young dogs run quickly.
Kentsel alanlarda toplu taşıma sadece özel ulaşımdan daha hızlıdır.Public transportation is only faster than private transportation in urban areas.
O, hızlı koşamayacak kadar şişman.He is too fat to run quickly.
Efendim, bağajınızı hızlı bir şekilde kontrol edebilir miyiz lütfen?Sir, can we quickly inspect your luggage please?
Hızlandırılmış teslim ilave on dolara mal olacak.Expedited delivery will cost an additional ten dollars.
Ken hızlı koşmak zorundadır.Ken has to run fast.
İlgili Sayfalar