hırs ile cümle
hırs kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Erkekler ve kadınlarda 2015 şampiyonları, her ikisi de Avusturyalı olan Marcel Hirscher ve Anna Fenninger'dir.Campionii mondiali en-titre în 2015 sunt Marcel Hirscher și Anna Fenninger, ambii din Austria.
Mişima ilk romanı Tōzoku'ya (Hırsızlar) 1946 yılında başlamış ve 1948'de yayınlamıştı.Mishima și-a început primul său roman, Tōzoku (盗賊 Hoții), în 1946 și l-a publicat în 1948.
Gece bir hırsızlık olursa ve hırsız suçu işlerken yakalanırsa, öldürülebilir.Dacă un hoț este descoperit în timp ce fură, va fi omorât.
Hirschsprung's disease – sektör hipokromi şeklindeki heterokromi ile ilişkili bir bağırsak rahatsızlığıdır.Boala lui Hirschsprung – o tulburare intestinală asociată cu heterocromia în forma heterocromiei sectoriale.
Hirscher ilk kez Mart 2007'de Dünya Kupası'nda yarışmıştır.Hirscher și-a făcut debutul la Cupa Mondială în martie 2007.
Bir o kadar da hırslıdır.Altfel e ambițioasă.
1946 yılında (20 yaşındayken), hırsızlık ve hâneye tecavüz suçlarından hapishaneye girdi.În 1946, la 20 de ani, a mers la închisoare pentru intrare prin efracție.
Ayrıca hırslı bir sanat koleksiyoncusudur.De asemenea, a fost un pasionat colecționar de artă.
Beşiktaş rövanş maçına hırslı bir şekilde çıktı.S-a pregătit intens la masa de joc.
Sizi hırsızlar!Bandiți!
Önem hırslanınca, hırsını onu döverek ondan çıkarır.Făcându-i-se milă de acesta, Hera-l trase aproape.
Daha sonra "Ateş Hırsızı" ve "Çökertme" albümlerini piyasaya sürdü.El a ascuns pe undeva titlurile de valoare "furate".
Avcılar, ve Hırsızlar...Bande, bandiți și eroi.
Cinayet ve hırsızlık olayına rastlanmamıştır.Nu se dau în lături nici de la crime și jafuri.
Motorlu taşıt hırsızlığını büyük oranda azaltmaktadır. ^ Cam, Ersin.Transportul feroviar permite reducerea substanțială a costurilor legate de transport. ^ Greene, Scott.
Tam oradan uzaklaşmak üzereyken hırsızlar onu fark eder.Când se confruntă cu acesta, este surprins când hoțul dispare instantaneu.
O bencil ve hırslıdır.El este egoist și lacom.
Hırsızlar mücevherleri çaldılar.Hoții au furat bijuteriile.
Ben işim hakkında hırslıyım.Sunt pasionat de munca mea.
Çocuklar, hırslı olun.Copii, fiți ambițioși.
Hırsızın eli ve ayağı bağlandı.Hoțul a fost legat de mâini și de picioare.
Tom hırslı ve iyimserdir.Tom este ambițios și optimist.
Tom'un hırsız olmadığını nasıl bildin?Cum ai știut că Tom nu a fost hoțul?
Kızlar akademik alanda oğlanlardan daha hırslıdır.În domeniul academic, fetele sunt mai ambițioase decât băieții.
Tıpkı senin gibi, genç ve hırslıydım.Am fost exact ca tine, tânăr și ambițios.
Tom hırslı bir sanat kolleksiyoncusu.Tom este un colecționar de artă avid.
Tom son derece hırslı.Tom este extrem de ambițios.
Bir başka deneyde katılımcılara bir hırsızlıkla ilgili öykü anlatılmıştır.Egy másik kísérletben az alanyoknak egy tolvajról szóló történetet mondtak el.
Turing bu hırsızlığı polise bildirdi.Turing ezért feljelentést tett a rendőrségen.
Joe olay yerine gelerek hırsızları teslim olmaya ikna eder.Joe meggyőzi a bankrablókat, hogy adják fel magukat.
Ancak okul müdüründen hırsızlık yapmakla suçlanarak okuldan atıldı.Az iskolából azután rúgták ki, hogy az igazgatótól való lopással vádolták.
Bu arada çeşitli küçük hırsızlıklar yapmıştır.Közben kisebb betöréseket követett el.
Deşirici, hırsız.Thief: tolvaj.
Bir hırsızdır.A tolvaj.
Bunun yanı sıra teknoloji hırsızlarıdır.Ez utóbbiak közé tartoznak a műszaki textíliák is.
Ford bir hırsızdır.A tolvaj; ford.
İngilizlerin Kabil'den bu aşağılayıcı çekilmesinin ardından Afganistan'da hırslarını frenlemek zorunda kaldı.A megalázó kabuli kivonulás után a britek Afganisztán iránti érdeklődése megcsappant.
Hırsızın yakalanması konusunda tartışırlar.Végül elkapják a tolvajokat.
Hakkındaki küçük hırsızlık şikayetlerine rağmen kendini geliştirdi.Az okkupálás kisebb ellenállásoktól eltekintve sikeresen zajlott le.
Cinayet ve hırsızlık olayına rastlanmamıştır.Elfogadhatatlan, hogy naponta történjenek rablások és gyilkosságok.”
Hırsızlık, zina ve birbirlerini kandırma."Szemérmetlenül loptak, hazudtak, csaltak, hamisítottak mérleget, gyilkolták egymást…”.
Stewie orada akşam yemeği yerken evin hizmetçisini hırsızlıkla suçlayarak kendisini eğlendirmektedir.Stewie közben lopás gyanújába keveri a házban szolgáló alkalmazottat.
Bu sırada Phileas Fogg, bankayı soyan hırsıza benzetilir.Ekkor a túlbuzgó Fix felügyelő letartóztatja Phileas Foggot, akit bankrablónak tart.
Hırslı oyun anlayışı ve takım aşkı nedeniyle Lambert, taraftarların en sevdiği futbolculardan biri olmuştur.A klub iránti szeretete és a kiemelkedő tehetsége miatt a Flamengo szurkolóinak egyik kedvence lett.
Hırsızlık yapar kavgalar ederdi.A rongálást fosztogatás kísérte.
Swift hırslı ve ayaklanmacı bir kişiliğe sahiptir.Henrik szenvedélyes alkatú és lázadó természetű volt.
Bir hırsızı durdurabileceği halde durdurmaz ve o hırsız Peter'ın amcası Benjamin'i öldürür.Peter után jön egy bankrabló, aki kirabolja az embert, aki nem adta oda Peternek a pénzt.
Onun yanına giden hırsız maskesini çıkarır.Ezután leveszi az arcát eltakaró maszkot.
Belediye Başkanı Ninetta'nın gümüs kaşık hırsızlığı ile yargılanması için tutuklanmasına emir verir.A polgármester lopással vádolja Ninettát és bebörtönözteti.
Ama intikam almak için iyice hırslanmıştır.Elhatározta, hogy bosszút áll.
Yalan söylemek ya da hırsızlık etmek yasaktır, devlet güçlerine başkadırmak yoktur.Exklávét létrehozni, elszakadni az államtól, vagy a szövetségtől nem megengedett.
Georg Heym (30 Aralık 1887 Hirschberg - 16 Ocak 1912 Berlin) Alman edebiyatçıdır.Georg Heym (Hirschberg, 1887. október 30. – Berlin, 1912. január 16.). német költő.
En çok tanınan sözü "Mülkiyet Hırsızlıktır"'dır.A kifejezés jelentése a „tolvajok hatalma”.
Sizi hırsızlar!Reszkessetek, betörők!
Hırsız ise orada da hırsızlık faaliyetlerine devam eder.Közben a rablóbanda újabb rablógyilkosságokat követ el.
Cohen gençlik yıllarında edebi hırslarına çok ciddi bir iş ahlakı ile yaklaştı.Cohen szigorú munkafegyelem szerint dolgozott korai szenvedélyes korszakában.
Hırsızlık yapmamak.Tartózkodni a lopástól.
Eoraptor (anlamı: şafak hırsızı), 228 milyon yıl önce yaşadığı tahmin edilen bir dinozor türüdür.A Prionosuchus a kétéltűek egy kihalt neme, amely a középső perm korszakban, 270 millió évvel ezelőtt élt.
Yazarlığını ve yapımcılığını Michael Hirst'in yaptığı dizi History kanalında yayınlanmaktadır.A Tudorok egy televíziós sorozat, melyet Michael Hirst készített.
Genelde hırsızlık yapar.Yleensä kyseessä olivat ryöstöretket.
İlgili Sayfalar