hırs ile cümle
hırs kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Cinayet ve hırsızlık olayına rastlanmamıştır.Жодного вбивства чи розграбування не відбулося.
Bruce, hırsızı öldürmek yerine orayı yakar.Проте Кластер замість цього атакує Алмазів.
1946 yılında (20 yaşındayken), hırsızlık ve hâneye tecavüz suçlarından hapishaneye girdi.У 1946, у віці 20 років, він був ув'язнений за злом і проникнення.
(Türkçe çeviri: Hırsızlar nerede?)(Угорсько-руські пісні) (угор.)Tót népdalok.
Herkes mi Hırsız adlı oyunu yönetti.Грав в ансамблі бандуристів ім.
Hırsızlık yapar kavgalar ederdi.Зав'язується тривала боротьба з бандитами.
İkinci yarıya hırsla başlayan Macarlar, Almanları bunaltmaya başladı.Першого сина Гордія, який закінчив Рівненську гімназію, розстріляли німці.
Bunun yanı sıra teknoloji hırsızlarıdır.Разом з тим, це була трудомістка технологія.
Bu yüzden bisiklet sahiplerinin büyük kilitlerle bisikletlerini hırsızlara karşı koruma eğilimi vardır.Так, наприклад, у грі присутні дорожні бійки з байкерами інших банд.
Hırsızın yakalanması konusunda tartışırlar.І впіймали викрадачів.
Oğru, hırsız.Злодій і грабіжник.
Hırsız Wu Bai ....Хмельницького Б. вул..
Güzel giyinir ve oldukça hırslıdır.Він був одягнений і при здоровому глузді.
Kırmızı renk, oyuncuların ateşli hırsını, siyah renk ise rakiplerin korkusunu göstermek için seçilmiştir.Червоний колір символізує полум'яний запал його гравців, а чорний — страх суперників перед рішучістю міланців.
O hırsız değildi.Але він не простий грабіжник.
Hırsızlar, hızlı bir şekilde kum üzerinde kaçarken ileride bir aslan belirmiş.Одного разу на шляху слоненяти з'явився дуже страшний лев...
Eoraptor (anlamı: şafak hırsızı), 228 milyon yıl önce yaşadığı tahmin edilen bir dinozor türüdür.Nundasuchus songeaensis — давня рептилія, предок динозаврів, яка жила на Землі приблизно 247 млн років тому.
Deşirici, hırsız.Яків, ямщик.
Senin hırsın ve hezeyanını birlikte Uçumuna göndereceğim!"Мандрівником та заволокою будеш ти на землі.
Çocuklar, hırslı olun.Хлопці, будьте амбіційними.
Tom son derece hırslı.Том надзвичайно амбіційний.
Tom oldukça hırslı, değil mi?Том досить амбіційний, так?
O, hırsızı yakaladı.Вона заарештувала злодія.
O, hırsızı yakaladı.Він заарештував злодія.
Mülkiyet hırsızlıktır.Власність є крадіжка.
Satacak bir şeyleri kalmayınca başvurdukları ufak tefek hırsızlıklar da onların karınlarını doyurmaya yetmez.Дрібних крадіжок, до яких вони вдаються, коли не мають що продати, не вистачає, щоб набити шлунок.
Bir hırsızdır.Je to zlodějka.
Hırsız, hırsızlık suçunu yapan kişi.Kdo lže, ten krade.
1997'de Katz, Alman Sosyobilimsel Cinsellik Araştırma Cemiyeti'nin Magnus Hirschfeld Madalyası'nı kazandı.V roce 2002 obdržel od „Německé společnosti pro sociálněvědní výzkum sexuality“ medaili Magnuse Hirschfelda.
SolidWorks Corporation 1993 yılında Jon Hirschtick tarafından Concord, Massachusetts`te kuruldu.SolidWorks Corporation byla založena v roce 1993 Jonem Hirschtickem, se sídlem v Concord, Massachusetts.
Sizi hırsızlar!Kurvy a zloději!
İki hırsız, 15 aylık hapis cezasına çarptırıldı.Dva viníci byli odsouzeni na 15 měsíců vězení.
Bir o kadar da hırslıdır.Je velmi ambiciózní.
Çıtçıt: Ailenin hamarat ve hırslı annesi!Po obvodu mater je stupnice v úhlech a (nebo) hodinách.
Hırsızlık yapmamak.To je proč kradu.
Ancak okul müdüründen hırsızlık yapmakla suçlanarak okuldan atıldı.Ze školy byl vyloučen kvůli obvinění z krádeže.
Bruce, hırsızı öldürmek yerine orayı yakar.Rušné místo spíše odradí zloděje.
Çığlık, birkaç yüksek profilli sanat hırsızlığının hedefi olmuştur.Obraz se stal několikrát terčem profesionálních zlodějů umění.
Hırsızlık yapar kavgalar ederdi.Tak se my hlupáci okrádáme.
Hırslı, hep daha fazlasını istiyor.Pořád si ale přeje být něčím víc.
İçinde büyük bir hırs birikimi vardı.Ještě je čekal jeden velký cíl.
Edward Theodore Gein (27 Ağustos 1906 – 26 Temmuz 1984), Amerikalı katil ve mezar hırsızı.Edward Gein (27. srpna 1906 – 26. července 1984) byl americký sériový vrah.
Melodia hırsızlıktan tutuklanınca, Viola babasının isteği üzerine nişanı bozdu.Ale po Melodiově zatčení za krádež Violiin otec trval na tom, aby zrušila svoje zasnoubení, což udělala.
Ay Hırsızı.Zloděj času.
Bir hırsızı durdurabileceği halde durdurmaz ve o hırsız Peter'ın amcası Ben'i öldürür.Podaří se mi taky chytit lupiče, který zabil strýčka Bena.
Birlikte hırsızlık yapmışlardır.Vy mě okrádáte.
Bir kişi hırsızlık yapsa eli kesilir , tecavüz etse ölüm cezası ya da erkeklikten men edilir.Pokud někdo něco ukradne, bude potrestán jak na majetku, tak na hrdle.
Tam da bu esnada hapishaneden tanıdığı bir hırsız onu bir evi soymaya ikna eder.Když ji bláznivá majitelka domu, v němž bydlí, obviní z krádeže brože, ve vzteku odchází z jejího domu.
Dom Cobb (Leonardo DiCaprio) çok yetenekli bir hırsızdır.Dom Cobb (Leonardo DiCaprio) a Arthur (Joseph Gordon-Levitt) jsou profesionální zloději informací.
Çocuk Hırsızları adlı filmin çekimler yaz tatiline denk gelmiştir.Existuje hypotéza, že název vsi Letňany pochází od migrantů z Letné.
İlk önce arabaların yer tespiti yapılır ve ardından hırsızlık başlar.V počátcích je často řeší půjčkami od známých, později už se dopouští i podvodů a krádeží.
Goethe, işini büyük bir hırsla yapmıştır.Alvin má za sebou velmi pestrou službu.
Ancak artık hırsızlığı bırakmışlardır.Poté jim nezbylo než se živit loupežemi.
Bu arada çeşitli küçük hırsızlıklar yapmıştır.Podobně se trestaly i drobnější krádeže.
Nisan (Şafak Pekdemir) — Hırsız ve dolandırıcı.Ilja Hurník: Dáma a lupiči.
Mahallenin tarihteki adı Hırsızpınar'dır.Tento čas je zlodějem pokoje.
Böylesi bir girişim, çağdaş bir devletin bile zor göze alacağı, olağanüstü bir hırsın azmidir.Z dnešního pohledu by se mohlo zdát kontraproduktivní už tak těžko ovladatelný stát dále rozšiřovat.
Beraber ekibin diğer üyesi olan Hirsch ile buluşurlar.Na druhém místě se držel jeho týmový kolega Mikko Hirvonen.
Ancak kurşunu bitince hırsızlardan biri tarafından vurulur.Po přestřelce jeden z nich umírá.
Ele geçiremedikleri, karşılayamadıkları her arzu için daha da hırslanırlar.Vezmou si všechno co budou chtít a ani nepípnete.
İlgili Sayfalar