hırs ile cümle

hırs kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bunun yanında aynı zamanda hırslı bir müzisyendi.Ele foi, em qualquer caso, um músico formidável.
Hırsızlığa karşı ise en yüksek ceza sağ el kesimiydi.Porém, para os demais golpes, era estritamente destro.
Bu arada çeşitli küçük hırsızlıklar yapmıştır.Depois disso, fez ainda algumas minisséries.
Bilgisayar hırsızlık yapmak için kullanılamaz.Não faz o uso de computador.
Tabi bu sırada eşleşen her hırsız hayatlarıyla ilgili ders alacaktır.Talvez aprendas com o tempo as lições que todos aprendemos com a vida.
Hırsızlık ve yağmacılık yapar.Fazia negócios e roubos.
1960'larda kamyon hırsızlığı işine girdi.Na década de 1960 iniciou-se o afluxo de iatistas.
Mülkiyet hırsızlık gibi bir şey.Exemplo: crime de furto.
Bir o kadar da hırslıdır.Hij is erg ambitieus.
Maude Hirst - Helga, Floki'nin sevgilisi.Maude Hirst als Helga, Floki's vrouw.
Bir hırsızdır.Een dief?
Hırsızlık yapmamak.Gij zult niet stelen.
Hırslı, hep daha fazlasını istiyor.Gierig als hij is wil hij altijd meer.
Onun için, hırsızların piri denilebilinir.Dit komen de dieven echter rap te weten.
Bunun üzerine hırsızlar atı geri getirmişlerdir.De rusthuisbewoners vinden daarop hun kracht terug.
Michael Hirst (21 Eylül 1952, Bradford), İngiliz senarist ve yapımcı.Michael Hirst (Bradford, 21 september 1952) is een Brits scenarioschrijver en producent.
Kendisi de hırsızlığa teşebbüs eder.Ze vergeeft hem ook zijn diefstal.
Hırsızın yakalanması konusunda tartışırlar.Ze worden aangeroepen voor de opsporing van dieven.
Buffy, hırsızlık yapmak üzere olan üçlüyü durdurur.Harlen wil stoppen met stelen.
For the Love of God, İngiliz sanatçı Damien Hirst'in bir eseri.For the Love of God is een kunstwerk uit 2007 van de hand van de Britse kunstenaar Damien Hirst.
Yazarlığını ve yapımcılığını Michael Hirst'in yaptığı dizi History kanalında yayınlanmaktadır.De reeks werd geschreven en gemaakt door Michael Hirst voor de Amerikaanse zender History.
Baskılı ve hırslı bir orta saha oyuncusuydu.Hij was een rechtsvoetig aanvallend middenvelder en spelmaker.
Oorun oorun, gizli gizli,hırsız(oğrun) gibi.Onder andere door (gouden) tanden te trekken, of als verhuizers te werken.
Hırsız ise orada da hırsızlık faaliyetlerine devam eder.Zelfs zijn vrouw doet mee aan de diefstal.
Çoğu zaman hırsız veya polis rollerinde yer aldı.Hij speelt dan vaak de rol van arts of politie inspecteur.
Kısacası onlar çok kötüdürler ve hırsızdırlar.Wel waren ze kwetsbaar voor rovers en plunderaars.
Kuzgunlar aynı zamanda hırsız kuş olarak da bilinirler.Ze staan bekend als uitdagende vogels en zelfs als dieven.
Hitler'in stratejik planı aşırı derecede hırslıydı.Hitlers economische politiek was zeer succesvol geweest.
SolidWorks Corporation 1993 yılında Jon Hirschtick tarafından Concord, Massachusetts`te kuruldu.SolidWorks Corporation werd opgericht in 1993 door Jon Hirschtick, aanvankelijk als Winchester Design Systems.
Demiryolcuların açgözlülüğüne ve hırsına kızan Zeb ordudan istifa ederek Arizona'ya doğru yola çıkar.Vol walging over het gedrag van de spoorwegmedewerkers neemt Zeb ontslag en vertrekt naar Arizona.
Cody ise bir hırsızlık olayını çözer.Bas probeert de diefstal tot een oplossing te brengen.
Tam oradan uzaklaşmak üzereyken hırsızlar onu fark eder.Wanneer hij uit de lever stapt, komen er net twee dieven langs.
Üçü birlikte, genç ve hırslı yönetmen Cecil B. DeMille ile ilk filmlerini yaptılar.Samen werden ze producers van hun eerste film, die geregisseerd werd door Cecil B. DeMille.
Dom Cobb (Leonardo DiCaprio) çok yetenekli bir hırsızdır.Daphne Vasquez (Katie Leclerc) is een dove tiener.
Bunlar; Hırs (Lobha), öfke ve nefret (Dosa), cahillik (Moha) olarak sıralanır.Dit waren slankheid (shou), openheid (tou), perforaties (lou) en plooiing (zhou).
Erdal Bakkal'ın ticari hırsı zamanla artmıştır.Van Buurens passie voor mixen bleef groeien.
Ay Hırsızı.De inbreker.
Ele geçiremedikleri, karşılayamadıkları her arzu için daha da hırslanırlar.Zozeer dat zij bekennen wat zij onmogelijk konden doen.
Gebe olduğu anlaşılınca Artemis tarafından kovulur, Hera tarafından intikam hırsıyla bir ayıya dönüştürülür.Als ze aangevallen worden door een haai worden ze net op tijd gered door een harpoen.
(2. sezon) Georgia Hirst - Torvi, Jarl Borg'un karısı.Georgia Hirst als Torvi, Bjorns vrouw.
3. sezonda Bela adlı hırsız tarafından çalınmıştır.Ze werd in seizoen 3 gedood door een handlanger van de Bron.
Örneğin, hırsızlık yapan bir kişiye, hırsızlık yağtığı için hapis cezasının verilmesi.Om er een te bemachtigen moet je een dief vangen.
O bir hırsızdır.Hij is een dief.
Dünya ihtiyaçlarımızı tatmin edebilir ancak hırsımızı değil.De aarde kan voorzien in onze behoeften, maar niet in onze hebzucht.
Hırsız kaçtı.De dief is ontsnapt.
Hırs insanlara tuhaf şeyler yaptırır.Hebzucht zorgt ervoor dat mensen vreemde dingen doen.
Hırsız suçunu itiraf etti.De dief heeft bekend.
Benim bir hırsız olduğumu mu düşünüyorsun?Denk je dat ik een dief ben?
Tom'u hırsızlıkla itham ettim.Ik heb Tom van diefstal beticht.
Tom'u hırsızlıkla suçladım.Ik heb Tom van diefstal beticht.
Hırsızın yakalanması konusunda tartışırlar.Postanowiono złapać złodzieja.
Bir hırsızdır.Jest złodziejem.
Hırslı, hep daha fazlasını istiyor.Zawsze żąda, wymaga i wciąż chce więcej.
Bir başka deneyde katılımcılara bir hırsızlıkla ilgili öykü anlatılmıştır.W innym eksperymencie badanym przedstawiono historię o kradzieży.
Kendisi de hırsızlığa teşebbüs eder.Nie, on po prostu oskarży o kradzież.
Hırsızlık yapmamak.Nie będziesz kradł.
Bir o kadar da hırslıdır.Jest bardzo ambitna.
Hırsız, hırsızlık suçunu yapan kişi.Zbrodniarz, który ukradł zbrodnię.
Buffy, hırsızlık yapmak üzere olan üçlüyü durdurur.We trójkę postanawiają oduczyć ich kradzieży.
Riley, 2000 sezonuna hırslı bir şekilde başladı.Mäkinen dobrze rozpoczął sezon 2000.
İlgili Sayfalar